Ana içeriğe geç
Sözlük

acıma ile cümle

acıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gemide acımasız kuralları vardır.До корабля доносятся дикие вопли.
Oakland'da iki büyük aile amansız-acımasız bir savaşın içindedir.В Бишкуле находится 2 памятника погибшим в Великой Отечественной войне.
Acımasızdır ve düşmanlarını ateşle yakmasıyla bilinir.Он утверждал, что сжигал своих врагов адским огнём.
Tarihçiye göre onların infaz yöntemleri çok acımasızcaydı.Судебные доказательства установили, что убийства были очень жестокими.
Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır.Мы получили своё наказание в самой кровопролитной и дорогостоящей войне современности.
Hayat bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır.Один слышит мир насыщенным и ассоциативно перегруженным, а для меня это очень тяжко.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.Эвергет же, напротив, был деятелен, жесток и своенравен.
Erdemli Justine'e tanrı bile acımamışken, Juliette on yıl daha zenginlik ve mutluluk içinde yaşamını sürdürür.У нас никогда нет сомнений в том, что Джулия Робертс будет жить долго и счастливо.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Очень враждебны по отношению к чужеземцам.
Hiçbir acıması yoktur.У меня нет сожалений.
Seni sevenlere karşı acımasızsın... sözleriyle açıklar.Застенчива, боится незнакомцев, пытающихся с ней поговорить.
Tanrının insanlardan uzak ve acımasız tasviri de bu kaynağa atfedilir.Всезнающий и всемогущий Господь стоит за этим движением.
Cad Bane'in en iyi adamıdır.Acımasız ve merhametsiz biridir.Дэвид Лейтон — правая рука Бэббита, жестокий и безжалостный человек.
Kendi belirsizliğini itiraf eden Joker, şehre şiddeti getiren acımasız bir komedyendir.إن الجوكر الذى اعترف بغموضه هو مُهرج قاسي يشيع العنف في المدينة.
En genç ve acımasız cadı budur.إنها العلامة الأكثر شبابية وعنفوانية.
Stella Aciman, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak 1953 yılında İstanbul'da dünyaya geldi.ولدت ستيلا أكيمان لعائلة يهودية عام 1953 في إسطنبول.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.كانت دولته رحمه الله ثلاثة أعوام.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.كان هناك 245 امرأة و 207 طفلا من بينهم.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.تصرف كوزيمو طيلة حياته بوحشية ضد أولئك الذين حاولوا معارضة خططه.
Son derece acımasız ve kibirli birisidir.و هو رجل مغرور وحاد الطباع.
Okçular acımadan saldırdı ona.أذنابها مستطيلة أخاذة.
Kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.تجنب اساليب العقاب والاساءة .
Kamp yöneticileri burada propagandayı, acımasızlığı ve kitlesel imhayı örtbas etmek için kullandı.هنا استخدمت سلطات المخيم الدعاية لتغطية الأعمال الوحشية والقتل الجماعي.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.O abandono de um animal é um ato cruel e degradante.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ele fica cada vez mais invejoso e cruel sobre a relação de Rose com Jack.
Acımasız ve tehlikeli bir Moğol savaşçısıdır.Possui monstros assustadores e perigosos.
Asla acımaz.Ela nunca chorou.
Sonunda serbest kalan adam, acımasız bir yüz ifadesi ile kadını boğarak öldürür.Finalmente livre, ele mostra uma face cruel, e estrangula-la à morte.
Erişim tarihi: 18 Ağustos 2009. ^ "André Aciman".Consultado em 18 de agosto de 2009 «André Aciman profile».
O da aynı şekilde acımasızdır.Ele também é muito pálido.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Peço-Vos perdão para os que não crêem, não adoram, não esperam e não Vos amam.
Hiçbir acıması yoktur.Não tenho arrependimentos.
Okçular acımadan saldırdı ona.Os cruzados a saquearam sem misericórdia.
Patronu gibi acımasız olmak istemiyordur.São tão cruéis quanto seu chefe.
Cao Cao, tarihe acımasızlığı ve bilgeliği ile geçmiştir.Do Douro para o mundo passou a lenda da sua tenacidade e bondade.
Ey Allah, bir tanesine bile acıma.Seja, Senhor, a tua misericórdia sobre todos os que te amam.
Ama sonra ona acımaya başlar.Logo, porém, ela começou a afetá-lo.
Bulgarlar yavaşça geri çekilmeye başlamadan önce Bizans saldırısı acımasız ve uzun değildi.O ataque bizantino foi feroz e não demorou para os búlgaros começarem a recuar vagarosamente.
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.Pedófilos são tratados cruelmente na prisão.
Merhamet, acıma duygusudur.Eleos is het medelijden.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”Wie echter niet offert, staan vreselijke straffen te wachten.'
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Hij ging met zijn vrienden om als een despoot en was meedogenloos richting zijn vijanden.
Bu arada, kendine bağlı birimi acımasız mücadelelere devam etti.Ondertussen ging hij ook door met zijn solo gevechten tegen uiteenlopende criminelen.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.Zeker 185 vrouwen en kinderen worden ontvoerd.
Çok zalim ve acımasızdır.Hij is gehard en wreed.
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.De Mongolen waren gevreesd om hun wreedheid.
Acıma, sevgi ve şefkat erdemi anlatılmaktadır.Salems vrede in liefde, trouw en waerheyd behartigt. o.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Hij is onvriendelijk tegenover vreemden.
Gemide acımasız kuralları vardır.Op het schip bevindt zich een dakruiter.
Hogan, her üç serseriyi de de büyük bir soğukkanlılıkla ve acımasızca öldürerek kadını kurtarır.Chon geeft hun alle drie een injectie zodat ze snel en pijnloos sterven.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Hij had zoveel pret kunnen hebben als een heer zonder schaduw, zonder zorgen, zonder narigheid, zonder iets.
Protestanlar acımasızca katledildiler.De protestanten werden intussen wel hevig vervolgd.
Gemide acımasız kuralları vardır.Na okrętach panowały trudne warunki.
Toros'dan daha acımasız.Jest grubszy od Beerusa.
Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.Stop Przemocy Wobec Kobiet.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.Zimny, bez litości, chce być panem wszechświata.
Başlarda sert ve acımasızdır, ama zamanla Buffy'nin yöntemlerine saygı duymaya başlar.Jest początkowo dość nieśmiała, ale przy Buffy nabiera śmiałości i wiary we własne możliwości.
Ayrıca insanlık tarihinin en acımasız kadınları arasında yer alır.Ukazują ponadto najciemniejsze strony ludzkiej natury.
Çok zalim ve acımasızdır.Postać bardzo zła i okrutna.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Na szczęście dla naszych bohaterów jego okrucieństwo idzie w parze z jego głupotą.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod