Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Итак, перечислю вам некоторые возмутительные высказывания на тему сознания.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Обіцяв вам розповісти кілька неймовірних речей про свідомість.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.טוב, כעת אני הבטחתי לספר לכם חלק מהדברים השערורייתיים שנאמרו על תודעה.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.حسناً، لقد وعدت بأن أخبركم بعض الأشياء الفظيعة التي تُقال عن الوعي
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.いくつか紹介しましょう 1「意識は存在しない」
Tam da acımasızca dövülürken,Brutális verés volt. És a brutalitás közepén András,
Tam da acımasızca dövülürken,Đó là một cuộc tra tấn rất dã man.
Tam da acımasızca dövülürken,Es waren brutale Prügel. Und während dieser Brutalität schaute einer von
Tam da acımasızca dövülürken,Foi um espancamento brutal.
Tam da acımasızca dövülürken,Fue una golpiza brutal. Y en medio de ese brutalidad,
Tam da acımasızca dövülürken,Fu un pestaggio orribile.
Tam da acımasızca dövülürken,Het was een brutale ranseling . En midden in deze brutaliteit keek één van Mr.
Tam da acımasızca dövülürken,그것은 정말 야만적인 폭력이었습니다. 이러한 폭력 속에서
Tam da acımasızca dövülürken,Les coups étaient sans pitié. Et au milieu de cette brutalité,
Tam da acımasızca dövülürken,Mlátili ich kruto.
Tam da acımasızca dövülürken, Tezsler'in oğullarından biri kafasını kaldırıp,Жестокостта била непоносима и по средата на боя един от синовете на Теслер, Андрю, го погледнал и казал:
Tam da acımasızca dövülürken,To było brutalne pobicie.
Tam da acımasızca dövülürken,Ο ξυλοδαρμός ήταν κτηνώδης.
Tam da acımasızca dövülürken,Это было жесточайшее избиение.
Tam da acımasızca dövülürken,זו היתה הכאה ברוטלית. ובאמצע הברוטליות הזו,
Tam da acımasızca dövülürken,كان ضربا وحشيا .وفي منتصف طريق تلك الوحشيه ,
Tam da acımasızca dövülürken,テスラ氏の息子の一人 アンドリューが 父を見上げて言いました
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela(76:10) неужели Бог забыл миловать? Неужели во гневе затворил щедроты Свои?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela(77:10) Dieu a-t-il oublié d`avoir compassion? A-t-il, dans sa colère, retiré sa miséricorde? -Pause.
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaAli je pozabil Bog mogočni deliti milost, ali je pa v jezi zaprl usmiljenje svoje? (Sela.)
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaÄr det då ute med hans godhet för beständigt, har hans ord blivit till intet för alla tider?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaA uitat Dumnezeu să aibă milă? Şi -a tras El, în mînia Lui, înapoi îndurarea?`` -
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaAvagy végképen elfogyott-é az õ kegyelme? vagy megszûnik-é igérete nemzedékrõl nemzedékre?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaČi je už navždy koniec jeho milosti? Či prestalo slovo na pokolenie a pokolenie?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaÐức Chúa Trời há quên làm ơn sao? Trong cơn giận Ngài há có khép lòng thương xót ư?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaÐức_Chúa_Trời há quên làm_ơn sao ? Trong cơn giận Ngài há có khép lòng thương_xót ư ?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaE' forse cessato per sempre il suo amore, è finita la sua promessa per sempre
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaEr det for all tid ute med hans miskunnhet? er hans løfte blitt til intet slekt efter slekt?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaEsqueceu-se Deus de ser compassivo? Ou na sua ira encerrou ele as suas ternas misericórdias?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelahar Gud da glemt at ynkes, lukket sit Hjerte i Vrede? - Sela.
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaHat Gott vergessen, gnädig zu sein, und seine Barmherzigkeit vor Zorn verschlossen? (Sela.)
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela"하나님이 은혜 베푸심을 잊으셨는가, 노하심으로 그 긍휼을 막으셨는가 하였나이다(셀라)"
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaOnko hänen armonsa mennyt ainiaaksi, onko hänen lupauksensa lopussa polvesta polveen?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela¿Se ha olvidado de ser clemente? ¿En su ira ha cerrado su compasión? (Selah
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaSudah lupakah Allah untuk mengasihani? Marahkah Ia, sehingga tidak berbelaskasihan lagi?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaZdali do konce přestane milosrdenství jeho? A konec vezme slovo od pokolení až do pokolení?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaZijn Zijn goedheid en trouw voor altijd opgehouden? Geldt Zijn belofte niet meer voor de komende generaties?
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaΜηποτε ελησμονησε να ελεη ο Θεος; μηποτε εν τη οργη αυτου θελει κλεισει τους οικτιρμους αυτου; Διαψαλμα.
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaЗабрави ли Бог да бъде благодатен? Или в гнева Си е затворил Своите благи милости? (Села).
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaהשכח חנות אל אם קפץ באף רחמיו סלה׃
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSelaهل نسي الله رأفة او قفص برجزه مراحمه. سلاه
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela難 道 神 忘 記 開 恩 . 因 發 怒 就 止 住 他 的 慈 悲 麼 。 〔 細 拉
Tanrı unuttu mu acımayı? Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?›› _iSela難道 神 忘記開恩.因發怒 就 止住 他 的 慈悲麼 。 〔 細拉
"Teşhis acımasızdı.""Die Prognose ist düster."
"Teşhis acımasızdı.""El pronóstico es grave".
"Teşhis acımasızdı.""예후가 암울함" 이였습니다.
"Teşhis acımasızdı.""La prognosi è nera."
"Teşhis acımasızdı.""Le pronostic est mauvais."
"Teşhis acımasızdı.""O prognóstico é grave."
"Teşhis acımasızdı.""Prognose is grimmig."
"Teşhis acımasızdı.""Prognosen är bister."
"Teşhis acımasızdı.""Prognosisnya suram."
"Teşhis acımasızdı.""Prognosticul este nemilos."
"Teşhis acımasızdı.""Rokowania są przygnębiające."
"Teşhis acımasızdı." Ve şunu düşündüm, "Kahretsin?"A já si říkal, "K čertu proč?", vůbec se necítím nemocně.