Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.De bevæger sig allerede skånselsløst frem mod de mest nordlige Dunedain beboelser.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.I právě nyní se vytrvale přibližují k nejseverenějším vesnicím Dúnadanů
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Könyörtelenül haladnak a legészakabban fekvő dúnadán faluk felé.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Nawet teraz bezustannie prą naprzód, ku wysuniętym na północ osadom Dúnedainów.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Sie bewegen sich unaufhaltsam in Richtung der nördlichsten Ansiedlungen der Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Zelfs nu trekken zij meedogenloos op tegen de meest noordelijke dorpen van de Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Ακόμη και τώρα κινούνται ασταμάτητα προς τα βορειότερα χωριά των Ντούνενταϊν.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Уже сейчас они неумолимо приближаются к крайним северным деревням дунаданов.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlarMentre stiamo parlando, si avvicinano sempre più
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar軍を進めています
"Sınırlama", "Korku", "Acıma", "Kısıtılanma"."pena" e "restrição".
"Sınırlama", "Korku", "Acıma", "Kısıtılanma"."жал" и "ограничение".
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Aangebonden, vastgesnoerd... ...wrede meesteres komt nader... ...vastgebonden staat iets op.
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Creo que el "ahora atada arriba y abajo, amante cruel se me acerca, atada, arriba"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Eu acho espantosa aquela forma "Agora amarrado, desamarrado, "a Amante Cruel aproxima-se de mim
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Imi place "Acum legat sus, legat jos, amanta rece se apropie, acum legat jos, e sus".
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."J'aime le : "A l'attache, fil à la patte Maitresse cruelle s'approche ; fil à la patte, mis en route. "
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Jeg synes at, "nu bundet op, bundet ned, "elskerinde grusom kommer til mig, nu bundet ned, den er oppe"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."저는 "조여졌다 느슨해졌다 '잔인한 주인님'이 내게 다가 오셨다. 이제 느슨해졌다 끝났다"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Mislim, da "zdaj zavezan, zdaj privezan, kruta ljubica se mi približa, zdaj privezan, je pokonci."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Secondo me, "ora legata, legata, la crudele padrona si avvicina, ora legata."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı.""Teraz związany sznurem, uwiązany, dominatryksa okrutna podchodzi, teraz przywiązany do dołu, jest w górze."
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Думаю, строфа "Сейчас загружен и привязан,
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."Мисля че "сега вързани нагоре и надолу, жестока любовница се доближава надолу нагоре"
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı.""קשור וכבול / "גבירת אכזר התקרבה, / כבול, אין קשר."
Su toplamış. Acımasına şaşmamalı.Azt hiszem, kipukkant.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.A pátosz nyilvánvaló része annak, amit annak a kislánynak a rajzán láttunk az előbb.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Cảm xúc xuất hiện như khi chúng ta vừa nhìn thấy bức tranh của cô bé.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.El patetismo parece obvio en lo que se vio en el dibujo de esa pequeña niña.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.분명 파토스는 방금 보신 어린 소녀의 그림의 일부분에서 드러납니다
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Oczywiście pojawia się patos, jako część tego, co ujrzeliście w rysunku małej dziewczynki.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.O pathos aparece obviamente, como parte do que acabaram de ver naquele desenho da menina.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Ovviamente appare la commozione come parte di quel che avete appena visto nel disegno della bambina.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Pathos tritt offenbar auf als ein Teil von dem, was Sie gerade in der Zeichnung des kleinen Mädchens sahen.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Pathos verschijnt vanzelfsprekend als deel van wat je zojuist zag in de tekening.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Patos er en åbenlys faktor i opfattelsen af den lille piges tegning, som I lige så.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Patos se zjevně objeví jako část toho, co jsme viděli v tom obrázku malé dívenky.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Patosul apare, desigur, ca parte a ceea ce aţi văzut în desenul fetiţei.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Προφανώς εμφανίζεται το πάθος σαν μέρος του τι είδατε στη ζωγραφιά του μικρού κοριτσιού.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Пафос вочевидь виявляється частиною того, що ви щойно побачили в тому малюнку маленької дівчинки.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.רגש של חמלה הוא ללא ספק חלק ממה שקלטנו כשהבטנו בציור של אותה ילדה קטנה.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.المآساة تبدو جلية فيما رأيتموه في رسمة الفتاة الصغيرة
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.少女の絵に見出したでしょう 達成感 気付き
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Am promis că voi reda câteva dintre afirmațiile revoltătoare despre conștiință.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Bien, ahora les prometo que les contaré algunas de las barbaridades que se dicen de la conciencia.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Được rồi, bây giờ tôi hứa sẽ nói cho các bạn một vài điều thái quá mà người ta nói về ý thức.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.그럼 지금부터 의식에 대해 언급된 터무니 없는 이야기들을 말씀드리겠습니다.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Lupasin kertoa joistakin tietoisuudesta sanotuista raivostuttavista seikoista.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Nos, szóval azt ígértem hogy felsorolok néhány felháborító állítást a tudatról.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Obiecałem opowiedzieć o niedorzecznościach mówionych o świadomości.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Okay, jeg lovede at fortælle nogle af de voldsomme ting, der har været sagt om bevidsthed
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Oké, ik beloofde jullie het te hebben over enkele van die schandalige dingen gezegd over bewustzijn.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Okej, jag lovade berätta om några av de skandalösa sakerna som sagts om medvetandet.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Prometi-vos descrever algumas das coisas assustadoras que se dizem sobre a consciência.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Slíbil jsem vám, že vám povím některé z těch ošklivých věcí, co se o vědomí řekly.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Teraz si povieme niektoré z poburujúcich vecí, ktoré sa povedali o vedomí.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Vi ho promesso di raccontarvi alcune delle cose oltraggiose che sono state dette sulla coscienza.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Wie versprochen erzähle ich Ihnen etwas über die unfassbaren Dinge, die über das Bewusstsein gesagt wurden.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Υποσχέθηκα ότι θα σας πω ορισμένα από τα πιο εξωφρενικά πράγματα που έχουν ειπωθεί για τη συνείδηση.
Tamam, size bilinçle ilgili söylenmiş bazı acımasız şeyleri anlatacağıma söz veriyorum.Добре, обещах да ви разкажа някои от най-крайните неща, казани за съзнанието.