Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.А мы не оставили его тело на потеху оркам.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.ご子息は安住の地を得るだろう
O rüya görüntülerinde, aklıma acımasızca giren... ezici bir şey vardı.Era ceva apãsãtor în aceste imagini din vis, care îmi sfredelea necontenit mintea.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Él y sus amigos, que eran mayores, y muy antipáticos,
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Hij en zijn vrienden waren ouder en nogal hardhandig.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.형과 친구들은 우리보다 나이가 많았기에, 좀 짓궂였죠.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Lui e i suoi amici, erano più grandi di noi, ed erano abbastanza cattivi.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Lui et son copain, ils étaient plus vieux, et c'étaient des beaux garçons.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Ő és a haverjai, idősebbek voltak, és elég bunkók.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.On i jego kumple, byli starsi i byli dosyć wredni.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Он был постарше, и его приятели были довольно неприятными.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.Той и приятелчетата му, бяха по-големи и бяха доста лоши.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.הוא והחברים שלו, הם היו קצת יותר גדולים, והם היו די מרושעים.
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.وقد كان هو ورفاقه أكبر منا عمرا وقد كانو اشد لؤماً
O ve kankaları, bizden büyüklerdi, ve oldukça acımasızlardı.火薬を作らなかったら
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.Če ne kupiš takrat, ni več druge priložnosti. In jaz dobro vem kako mučno je obžalovanje...
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.Jos et osta, sitä juuri silloin, et saa toista mahdollisuutta, Tiedän hyvin, kuinka vaikea valinta on.
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.Om du inte köper saken i den stunden, finns det ingen annan chans. Jag vet väl hur smärtsam den ångern är.
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.Pokud si jí nekoupíš v tu chvíli, už nedostaneš druhou šanci. Vím velmi dobře, jak bolestná,ta lítost je.
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.Если не купишь сразу, второго шанса уже не будет. Я слишком хорошо знаю цену этому сожалению.
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.אם את לא תקני עוד באותו רגע , אז לא תיהיה לך אפשרות שניה
Pişmanlık hissinin ne kadar acımasız olduğunu çok iyi biliyorum.إذا لم تشريه في تلك اللحظه، فليس هناك فرصه ثانيه!
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!Det gå den Mand som Byerne, HERREN omstyrted uden Medynk; han høre Skrig ved Gry, Kampråb ved Middagstide.
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!"그 사람은 여호와께서 훼파하시고 후회치 아니하신 성읍 같이 되었더면, 그로 아침에는 부르짖는 소리, 낮에는 떠드는 소리를 듣게하였더면, "
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!והיה האיש ההוא כערים אשר הפך יהוה ולא נחם ושמע זעקה בבקר ותרועה בעת צהרים׃
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!وليكن ذلك الانسان كالمدن التي قلبها الرب ولم يندم فيسمع صياحا في الصباح وجلبة في وقت الظهيرة.
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!願 那 人 像 耶 和 華 所 傾 覆 而 不 後 悔 的 城 邑 . 願 他 早 晨 聽 見 哀 聲 、 晌 午 聽 見 吶 喊
RABbin acımadan yerle bir ettiği Kentler gibi olsun o adam! Sabah feryatlar, Öğlen savaş naraları duysun!願 那 人像 耶和華 所 傾覆 而 不 後悔 的 城邑 . 願他 早晨 聽見 哀聲 、 晌午 聽見 吶喊
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.HERREN spredte dem selv, han så dem ej mer, Præster regned man ej eller ynked Profeter.
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.여호와께서 노하여 흩으시고 다시 권고치 아니하시리니 저희가 제사장들을 높이지 아니하였으며 장로들을 대접지 아니하였음이로다
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.פני יהוה חלקם לא יוסיף להביטם פני כהנים לא נשאו זקנים לא חננו׃
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.وجه الرب قسمهم. لا يعود ينظر اليهم. لم يرفعوا وجوه الكهنة ولم يترأفوا على الشيوخ.
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.耶 和 華 發 怒 、 將 他 們 分 散 、 不 再 眷 顧 他 們 . 人 不 重 看 祭 司 、 也 不 厚 待 長 老
RAB kendisi dağıttı onları, Artık yüzlerine bakmayacak. Kâhinleri saymadılar, yaşlılara acımadılar.耶和華 發怒 、 將 他 們 分散 、 不再 眷顧 他們.人不重 看 祭司 、 也不 厚待 長老
San Francisco'ya akın ettiler. Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Para dizer que prejudicaria o movimento e que era desumano.
Sanki, acımasız tecavüzcüler ve katiller her gün aramızda dolaşıyormuş gibi hissediyorum.C'est comme si de potentiels violeurs et meurtriers circulaient autour de nous, tout le temps.
Sanki, acımasız tecavüzcüler ve katiller her gün aramızda dolaşıyormuş gibi hissediyorum.Parece que estamos constantemente rodeados de atroces violadores y asesinos en potencia.
Sanki, acımasız tecavüzcüler ve katiller her gün aramızda dolaşıyormuş gibi hissediyorum.Μοιάζει λες κι όλοι οι δυνητικά στυγνοί βιαστές και δολοφόνοι μας περιτριγυρίζουν κάθε λεπτό.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Aku akan melepaskan engkau dari kekuasaan orang-orang jahat yang kejam. Aku, TUHAN, telah berbicara.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››A vytrhnem ťa z ruky zlostníkov a vyslobodím ťa z hrsti násilníkov.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››E arrebatar-te-ei da mão dos iníquos, e livrar-te-ei da mão dos cruéis.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››És megszabadítlak téged a gonoszok kezeibõl, és kimentelek téged a hatalmaskodók markából.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Ik zal u zeker bevrijden van deze slechte mensen en u redden uit hun wrede handen."
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››In otmem te iz roke hudobnih in rešim te iz pesti silovitnežev.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Jag skall hjälpa dig ut ur de ondas våld och skall förlossa dig ur våldsverkarnas hand.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Jeg redder dig af ondes Vold og frier dig af Voldsmænds Hånd.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Jeg vil redde dig av de ondes hånd, og jeg vil løse dig ut av voldsmenns hånd.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Je te délivrerai de la main des méchants, Je te sauverai de la main des violents.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››내가 너를 악한 자의 손에서 건지며 무서운 자의 손에서 구속하리라
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Minä pelastan sinut pahain käsistä ja päästän sinut väkivaltaisten kourista."
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Ta sẽ rút ngươi ra khỏi tay kẻ ác , sẽ chuộc ngươi khỏi tay kẻ bạo_tàn .
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Ta sẽ rút ngươi ra khỏi tay kẻ ác, sẽ chuộc ngươi khỏi tay kẻ bạo tàn.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Te libraré de la mano de los malos, y te rescataré de la mano de los tiranos
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››,,Te voi izbăvi din mîna celor răi, şi te voi scăpa din mîna asupritorilor.``
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Ti libererò dalle mani dei malvagi e ti riscatterò dalle mani dei violenti»
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››und will dich erretten aus der Hand der Bösen und erlösen aus der Hand der Tyrannen.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Vytrhnu tě zajisté z rukou nešlechetníků, a vykoupím tě z ruky násilníků.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Wyrwę cię zaiste z rąk ludzi złych, i odkupię cię z rąk okrutników.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››Και θελω σε ελευθερωσει εκ της χειρος των πονηρων και θελω σε λυτρωσει εκ της χειρος των καταδυναστευοντων.
‹‹Seni kötünün elinden kurtaracak, Acımasızın avucundan kurtaracağım.››И спасу тебя от руки злых и избавлю тебя от руки притеснителей.