Ana içeriğe geç
Sözlük

acıma ile cümle

acıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.A tak potłukł je okrutnie od biódr aż do goleni, a odszedłszy mieszkał na wierzchu opoki Etam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.A zbil ich, lýtko i s bedrom, veľkou porážkou. A potom odišiel dolu a býval v rozpukline skaly Étam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.És megverte õket keményen válluktól tomporukig, és lement és lakott Ethamban, a sziklabarlangban.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Hij richtte een ware slachting onder hen aan en verborg zich daarna in de rotsspleet van Etam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.I -a bătut aspru, pe spate şi pe pîntece; apoi s'a pogorît şi a locuit în crăpătura stîncii Etam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Il les battit rudement, dos et ventre; puis il descendit, et se retira dans la caverne du rocher d`Étam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.In jim razbije pleča in ledja s hudimi udarci. Potem gre dol in prebiva v skalni razpoki v Etamu.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.I zbil je na hnátích i na bedrách porážkou velikou, a odšed, usadil se na vrchu skály Etam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.블레셋 사람을 크게 도륙하고 내려가서 에담 바위 틈에 거하니라
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Li battè l'uno sull'altro, facendone una grande strage. Poi scese e si ritirò nella caverna della rupe di Etam
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Người đánh chúng nó bị thua bệ cả thể. Ðoạn, người đi xuống và ở tại hang đá Ê-tam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Người đánh chúng_nó bị thua bệ cả_thể . Ðoạn , người đi xuống và ở tại hang đá Ê - tam .
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.und schlug sie hart, an Schultern und an Lenden. Und zog hinab und wohnte in der Steinkluft zu Etam.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.Και επαταξεν αυτους κνημην και μηρον εν σφαγη μεγαλη και κατεβη και εκαθισεν εις το χασμα της πετρας Ηταμ.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.И перебил он им голени и бедра, и пошел и засел в ущелье скалы Етама.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.И порази ги с голямо клане на длъж и на шир;* тогава слезе та седна в разцепа на скалата Итам.
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.ויך אותם שוק על ירך מכה גדולה וירד וישב בסעיף סלע עיטם׃
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.وضربهم ساقا على فخذ ضربا عظيما. ثم نزل واقام في شق صخر عيطم
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.參 孫 就 大 大 擊 殺 他 們 、 連 腿 帶 腰 都 砍 斷 了 . 他 便 下 去 住 在 以 坦 磐 的 穴 內
Onlara acımasızca saldırarak çoğunu öldürdü, sonra Etam Kayalığına çekilip bir mağaraya sığındı.參孫 就 大大 擊殺 他 們 、 連腿帶腰 都 砍斷 了 . 他 便 下去 住在 以 坦磐 的 穴內
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Ils n'ont aucune pitié, ils sont honnêtes, mais ils sont pleins d'énergie et ils sont drôles.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Kegyetlenek, őszinték, de tele vannak energiával és jókedvvel.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.아이들은 인정사정없고 정직하죠. 하지만 그들은 에너지와 재미로 가득 차 있습니다.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Mereka kejam, jujur, tapi penuh dengan energi dan kegembiraan.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Są bezwzględne, szczere, ale też pełne energii i zabawne.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Sie sind schonungslos, sie sind ehrlich, aber sie sind voller Energie und Spaß.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Son despiadados, son honestos, pero están llenos de energía y diversión.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Sono spietati, sono onesti, e sono pieni d'energia e gioia.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Sunt nemiloşi, sunt oneşti, dar sunt plini de energie şi veselie.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Ze zijn genadeloos, ze zijn eerlijk, maar ze zitten vol energie en plezier.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Είναι ανελέητα, είναι τίμια, αλλά είναι γεμάτα ενέργεια και ευθυμία.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Они бескомпромиссны, честны, но полны энергии и веселья.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.Те са безмилостни, честни са, но са пълни с енергия и забавление.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.הם חסרי רחמים, הם כנים, אבל הם מלאים באנרגיה וכיף.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.هم صريحون، هم صادقون، ولكنهم مليئون بالطاقة والمرح.
Onlar çok acımasızca dürüstler, ama enerji dolu ve eğlenceliler de.最高なんです ロビンフッド財団が再生支援する図書館を デザインしたこともあります
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.Jedną z cech psychopatów jest brak wyrzutów sumienia, a do tego przebiegłość i manipulatorstwo.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.그가 이러더군요. "그거 아세요? 객관식 문항에서 '반성할 줄 모른다'라는 선지가 있었는데요 그 문항의 다른 선지는 '교활하다' 였어요.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Sabe uma coisa? Um dos itens da lista é a ausência de remorsos, "mas outro é ser-se manhoso e manipulativo.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Ştii, un termen de pe listă era lipsa remuşcării, dar un alt termen pe listă e viclean şi manipulator.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Vieš čo, jedna položka na zozname je nedostatok ľútosti, ale ďalšia je prefíkanosť, manipulatívnosť.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Една от точките в чек - листата е липса на угризения, а друга точка е измамност, манипулативност.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma."Знаєш що? Одна з ознак у списку - відсутність каяття, але інша ознака у списку - хитрість, маніпулятивність.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.הוא אמר, "יודע מה? אחד הסעיפים ברשימה הוא העדר-חרטה, אבל סעיף אחר הוא ערמומיות ומניפולטיביות.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.قال " أتعلم ماذا؟ واحدة من الفقرات في القائمة هي عدم الندم، في حين أن واحدة أخرى في القائمة هي ماكر، متلاعب.
Onların listesindeki maddelerden biri acımasızlık, ama diğeri ise kurnazlık ve manipülasyon yapma.別の項目には "狡猾さ"や"人を操る傾向"もある だから犯した罪を 後悔していると言っても
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Emme jättäneet hänen ruumistaan örkkien julmaksi huviksi.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nem hagyhattuk ott az orkoknak, hogy szórakozzanak rajta.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nenechali bychom jeho tělo skřetům na jejich kruté hry.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nenechali by sme jeho telo ohyzdom na ich kruté hry.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nie mogliśmy zostawić ciała okrutnym na pastwę orków.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.No dejaremos su cuerpo para ser usado por los orcos y sus oscuras diversiones.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Non lasceremo il suo corpo alla crudeltà degli orchi.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nós não podíamos deixar seu corpo para a crueldade dos orcs.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Nous n'allions pas abandonner son corps pour que les Orques en disposent cruellement.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Vi kunde inte lämna hans kropp i orchernas grymma händer.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Vi kunne ikke efterlade hans legeme til ondsindet fornøjelse for orkerne.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.We wilden zijn lichaam niet aan de spotzucht van de orken overlaten.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Wir konnten seinen Körper nicht den Orks für ihre grausamen Scherze überlassen.
Onun cesedini orkların acımasız eğlenceleri için bırakamayız.Δε θα αφήναμε το σώμα του για τη σκληρή διασκέδαση των Ορκ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod