Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.El malo sólo busca la rebelión; un mensajero cruel será enviado contra él
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.En ond manns hu står bare til gjenstridighet, og en ubarmhjertig engel sendes imot ham.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Il malvagio non cerca altro che la ribellione, ma gli sarà mandato contro un messaggero senza pietà
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Kẻ gian ác chỉ tìm điều phản nghịch; Vì vậy sẽ sai một sứ giả dữ tợn đi hãm đánh nó.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Kẻ_gian ác chỉ tìm điều phản_nghịch ; Vì_vậy sẽ sai một sứ_giả dữ_tợn đi hãm đánh nó .
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.악한 자는 반역만 힘쓰나니 그러므로 그에게 잔인한 사자가 보냄을 입으리라
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Le méchant ne cherche que révolte, Mais un messager cruel sera envoyé contre lui.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Orang jahat selalu menimbulkan keonaran, tapi maut datang kepadanya sebagai utusan yang kejam
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.O rebelde não busca senão o mal; portanto um mensageiro cruel será enviado contra ele.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Pelkkää onnettomuutta hankkii kapinoitsija, mutta häntä vastaan lähetetään armoton sanansaattaja.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Samo upora išče človek hudoben, zato bo poslan grozoviten poročnik zoper njega.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Uporny tylko złego szuka, dla tego poseł okrutny będzie nań zesłany.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Upprorsmakaren vill allenast vad ont är, men en budbärare utan förbarmande skall sändas mot honom.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Zlý človek hľadá iba spúru; ale ukrutný posol býva poslaný na neho.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Zpurný toliko zlého hledá, pročež přísný posel na něj poslán bývá.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Ο κακος ζητει μονον στασεις δια τουτο αγγελος σκληρος θελει πεμφθη κατ' αυτου.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Возмутитель ищет только зла; поэтому жестокий ангел будет посланпротив него.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Злият човек търси само бунтове, Затова жесток пратеник е изпратен против него.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.אך מרי יבקש רע ומלאך אכזרי ישלח בו׃
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.الشرير انما يطلب التمرد فيطلق عليه رسول قاس.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.惡 人 只 尋 背 叛 、 所 以 必 有 嚴 厲 的 使 者 、 奉 差 攻 擊 他
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.惡人 只 尋 背叛 、 所以 必有 嚴厲 的 使者 、 奉差 攻 擊他
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.A alma do ímpio deseja o mal; o seu próximo não agrada aos seus olhos.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Brezbožnega srce želi hudega: bližnji njegov ne najde usmiljenja v očeh njegovih.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.De goddeloze is helemaal gericht op zondigen; zelfs zijn naaste of vriend ontziet hij daarbij niet.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Den gudløses Sjæl har Lyst til ondt, hans Øjne ynker ikke hans Næste.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Den ogudaktiges själ har lust till det onda; hans nästa finner ingen barmhärtighet hos honom.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Den ugudeliges sjel har lyst til det onde; hans næste finner ikke barmhjertighet hos ham.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Die Seele des Gottlosen wünscht Arges und gönnt seinem Nächsten nichts.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Duša bezbožného žiada zlé; jeho blížny nemá zľutovania v jeho očiach.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Duše bezbožného žádá zlého, ani přítel jeho jemu příjemný nebývá.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Dusza niezbożnego pragnie złego, a przyjaciel jego nie bywa wdzięczny w oczach jego.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.El alma del impío desea el mal; su prójimo no halla gracia ante sus ojos
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.istentelennek lelke kiván gonoszt; [és] az õ szeme elõtt nem talál könyörületre az õ felebarátja.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Jumalattoman sielu himoitsee pahaa, lähimmäinen ei saa armoa hänen silmiensä edessä.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.악인의 마음은 남의 재앙을 원하나니 그 이웃도 그 앞에서 은혜를 입지 못하느니라
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.L`âme du méchant désire le mal; Son ami ne trouve pas grâce à ses yeux.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.L'anima del malvagio desidera far il male e ai suoi occhi il prossimo non trova pietà
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Lòng kẻ dữ ao ước điều ác; Kẻ lân cận nó không được ơn trước mặt nó.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Lòng kẻ dữ ao_ước điều ác ; Kẻ lân_cận nó không được ơn trước mặt nó .
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Orang jahat selalu ingin melakukan kejahatan; terhadap siapa pun ia tidak punya belas kasihan
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Sufletul celui rău doreşte răul, semenul lui n'are nici o trecere înaintea lui. -
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Η ψυχη του ασεβους επιθυμει κακον ο πλησιον αυτου δεν ευρισκει χαριν εις τους οφθαλμους αυτου.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Душа нечестивого желает зла: не найдет милости в глазах его и друг его.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.Душата на нечестивия желае зло, Ближният му не намира благоволение пред очите му.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.נפש רשע אותה רע לא יחן בעיניו רעהו׃
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.نفس الشرير تشتهي الشر. قريبه لا يجد نعمة في عينيه.
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.惡 人 的 心 、 樂 人 受 禍 . 他 眼 並 不 憐 恤 鄰 舍
Kötünün can attığı kötülüktür, Hiç kimseye acımaz.惡人 的 心 、 樂人 受禍 . 他 眼並不憐恤鄰舍
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;(36:35) Видел я нечестивца грозного, расширявшегося, подобно укоренившемуся многоветвистому дереву;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Aku pernah melihat seorang jahat yang suka membual; ia seperti pohon yang segar dan berakar dalam
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Am văzut pe cel rău în toată puterea lui; se întindea ca un copac verde.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ho visto l'empio trionfante ergersi come cedro rigoglioso
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ich habe gesehen einen Gottlosen, der war trotzig und breitete sich aus und grünte wie ein Lorbeerbaum.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ik zag eens een goddeloos mens. Het leek heel wat en hij breidde zich uit als een grote woekerplant,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jag såg en ogudaktig som trotsade på sin makt; han utbredde sig såsom ett grönskande träd, väl rotat.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;J`ai vu le méchant dans toute sa puissance; Il s`étendait comme un arbre verdoyant.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg har set en gudløs trodse, bryste sig som en Libanons Ceder
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg så en ugudelig som var veldig og utbredte sig som et grønt tre som ikke er flyttet;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;내가 악인의 큰 세력을 본즉 그 본토에 선 푸른 나무의 무성함 같으나