Ana içeriğe geç
Sözlük

acıma ile cümle

acıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Cela fait appel à la pitié, cela fait appel à quelque chose qui se nomme charité.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Do litości. Przemawia do czegoś co nazywa się miłosierdziem.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Het doet een beroep op medelijden. Het roept liefdadigheid op.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Irgalomért folyamodik, valami olyasmiért folyamodik amit jótékonyságnak hívnak.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.그것은 연민을 호소했고 자선을 호소했습니다.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.llama a la pena, llama a algo llamado caridad.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Penggambaran tersebut menarik belas kasihan; menarik sesuatu yang disebut amal
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Sie appelliert an das Mitleid, sie appelliert an die so genannte Wohltätigkeit.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Απευθύνεται στη λύπηση και σε κάτι που ονομάζεται φιλανθρωπία.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Она взывает к жалости, она взывает к чему-то именуемому благотворительностью.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.Това буди съжаление; като зове към нещо, което наричаме благотворителност.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.הוא מושך רחמים, הוא מושך אל משהו שנקרא צדקה.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.يناشد الشفقة؛ يناشد لشئ يُدعى الصدقة.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.その結果、西洋から見る
Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.Azt mondtad, hogy nem fájt, de bizony fájt.
Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.قلت أنه لن يؤلم لكنه حصل
Acımadığını söylemiştin.Dijiste que no dolia.
Acımadığını söylemiştin.Dijiste que no dolia. Pero si duele.
Acımadığını söylemiştin.Em đã nói là nó không đau. Nhưng nó làm anh đau quá
Acımadığını söylemiştin.Hai detto che non faceva male.
Acımadığını söylemiştin.Kau mengatakan itu itu tidak menyakitkan.
Acımadığını söylemiştin.Tu disais que ça ne faisait pas mal. Pourtant ça le fait.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Busca en su bolso y le da un 20.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Ela puxa pela carteira e dá-lhe uma nota de 20.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Elle sort son porte-monnaie et lui tend un billet de 20 dollars.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Hänen käy miestä sääliksi, ja hän antaa Bellille kaksikymppisen.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Hon gräver i väskan och ger honom en tjuga.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.S-a căutat în geantă și i-a intins o hartie de 20 de dolari.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Sáhla do kabelky a dala mu 20 dolarů.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Ze graait in haar portemonnee en geeft hem een briefje van 20.
Acıma hissiyle sarsılır.Presunilo jo je usmiljenje.
Acımak yok! Sürekli ateş! Ateşe devam!Osłaniajcie!
Acımak yok! Sürekli ateş! Ateşe devam!Streljajte!
Acımak yok!Žádné slitování!
Acımak yok!Όχι έλεος!
Acımak yok!И никаква милост!
Acıman için bir neden yok.Jag behöver inget medlidande.
Acıman için bir neden yok.Jeg behøver ingen medlidenhed.
Acıman için bir neden yok.Não há motivo para ter pena.
Acıman için bir neden yok.Nie ma powodu do litości.
Acıman için bir neden yok.¡No hay razón para compadecerse de mí!
Acıman için bir neden yok.Non hai motivo di compatirmi.
Acıman için bir neden yok.Sääliin ei ole aihetta.
Acıman için bir neden yok.Δεν χρειάζεται να με λυπάσαι.
Acıman için bir neden yok.Для жалости нет причин.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Ăsta nu e timpul pentru îndurare, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Der er ikke tid til nåde, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Dit is geen tijd voor genade, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Ein schlechter Zeitpunkt für Mitleid, Walsingham!
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Il n'est pas l'heure du pardon, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Ini bukan waktunya untuk kasihan, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Não é altura para misericórdia, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.No es tiempo de compostura, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.To nie jest czas na litość, Walsingham.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Walsingham, đây không phải là lúc khoan hồng.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Δεν είναι ώρα για έλεος, Γουόλσινχαμ.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Нет времени для милосердия, Уолсингем.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Не час для милосердя, Волсинґем.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.Сега не е време за милост, Уолсингам.
-Acımanıza ihtiyacım yok!-En kaipaa sääliänne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod