Ana içeriğe geç
Sözlük

acı ile cümle

acı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar acı çekti mi?Did they suffer?
Tom acı içinde mi?Is Tom in pain?
Göğsünde keskin bir acı hissetti.She felt a sharp pain in the chest.
Acısız kazanç olmaz.There's no gain without pain.
Birisinin evladını kaybetmesinden daha acı bir şey yoktur.There's nothing more painful than losing one's child.
O acı gerçek.That's painfully true.
Fransızcam acınacak hâlde.My French is pathetic.
Sol dirseğimdeki eklem acıyor.The joint in my left elbow hurts.
Büyük acı içindeydim.I was in great pain.
Acı sana aptalca şeyler yaptıracaktır.Pain will make you do stupid things.
Artık acıya katlanamıyorum.I can't bear the pain anymore.
Tom biraz acı çekiyor gibi görünüyor.Tom seems to be in some pain.
Tom acı çekiyor gibi görünüyor.Tom seems to be in agony.
Beni ısırdığında o kadar çok acı vericiydi ki bayıldım.When he bit me, it was so painful that I fainted.
Dizim acıyor.My knee hurts.
O, normal doğumu seçti ve tüm acıya direndi.She chose normal delivery and resisted all the pain.
Hangisinin sokması daha acılıdır: Bir arının mı yoksa bir yaban arısının mı?Whose sting is more painful: a bee's or a wasp's?
Tom acı içindeydi ama saklamaya çalıştı.Tom was in pain, but tried to hide it.
Gerçek, acı veriyor, değil mi?The truth hurts, doesn't it?
Acısız zevk yoktur.There is no pleasure without pain.
Sanırım ağladın. Nedenini bana söyleyebilir misin? Bir şey acı veriyor mu?I think you cried. Could you tell me why? Does something hurt?
Tom başka herhangi birinden daha fazla acı çekiyor gibi görünüyor.Tom seems to be in more pain than anyone else.
Tom çok acı içinde.Tom is in a lot of pain.
Sen kolumu acıtıyorsun.You're hurting my arm.
Tom gerçekliğin değişmiş algısından acı çekmiyor. O onun tadını çıkarıyor.Tom isn't suffering from an altered perception of reality. He's enjoying it.
O kalkmaya çalıştı ama acısı çok büyüktü.She tried to get up, but the pain was too great.
Bileğim acıyor.My wrist hurts.
Zevkten sonra acı gelir.After pleasure comes pain.
Gerçekten acı hissediyorum.I really feel hurt.
Boldo çayı benim için çok acıdır.The boldo tea is very bitter to me.
Benim ensem acıyor.My nape hurts.
Sen kendini acıttın mı?Did you hurt yourself?
Başkalarının acı ve mutluluğu, bizim kendi acı ve mutluluğumuzdur.The happiness and sorrow of others is happiness and sorrow of our own.
Sen acı biberi seversin, değil mi?You love chili, don't you?
Tom acıktığını söylüyor.Tom says he's getting hungry.
Ben acı değilim.I'm not bitter.
Böylesine bir aptal için hiç acımam yok.I don't have any pity for such a fool.
Bu acımasız olacak.It's going to be brutal.
Bu bir acıma olur.That would be a pity.
Bu çok acıklı.This is so pathetic.
İnsanlar neden böyle acımasız?Why are people so cruel?
Orada acımasız bir dünya var.It's a cruel world out there.
Daha ne kadar acı çekmek zorundayız?How much more must we suffer?
Nedensiz acı çekmek istemiyorum.I don't want to suffer for no reason.
Acı çekmek istemiyorum.I don't want to suffer.
Günaydın, arkadaşlar, bu "Hayat acıdır!" programı.Good morning, friends, this is the programme "Life is pain!".
Boğazın acıyor mu?Does your throat hurt?
Tom acıya göğüs germek zorunda kaldı.Tom had to bite the bullet.
Tom acıyı görmezden gelmeye çalıştı.Tom tried to ignore the pain.
Tom kayda değer acı içindeydi.Tom was in considerable pain.
Tom çok acı içindeydi.Tom was in a lot of pain.
Tom bana karşı acımasızdı.Tom was mean to me.
Acıttı mı?Did that hurt?
Umarım bizim çektiğimiz kadar çok acı çekersiniz.I hope you suffer as much as we did.
Sanırım Tom şimdiye kadar acıkmış olmalı.I think Tom must be hungry by now.
Tom acı içinde bağırmaya başladı.Tom began screaming in pain.
Tom acıkmaya başladı.Tom began to feel hungry.
Tom gözlerini sık biçimde kapattı ve acıya dayandı.Tom closed his eyes tightly and endured the pain.
Tom çok büyük acı içinde.Tom is in enormous pain.
Tom bariz acı içinde değil.Tom is in no apparent pain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod