Acısız aşk olamaz.Love without sorrow cannot be.
Tom ona yaptığından dolayı Mary'nin acı çekmesini istiyor.Tom wants Mary to suffer for what she did to him.
Yapmak istediğim son şey size daha fazla acıya neden olmamdır.The last thing I want to do is cause you any more pain.
Tom haftalar süren acıdan sonra öldü.Tom finally succumbed after weeks of suffering.
Ben onların acılarını hissediyorum.I feel their pain.
Onların acısını hissediyorum.I feel their pain.
Onun acısını hissediyorum.I feel his pain.
Dişim bana inanılmaz acı veriyor.My tooth is giving me unbelievable pain.
Tom acı çekiyor.Tom's suffering.
O içler acısı.That's pathetic.
Aşk acı verir.Love hurts.
Çok acıklı!How pathetic!
Acımasız olun.Be ruthless.
Bana acı.Have some pity on me.
Kocası öldüğünden beri Christina çok acı çekiyor.Since her husband died, Cristina has suffered a lot.
Kocasının ölümünden beri Cristina çok acı çekti.Since the death of her husband, Cristina has suffered a lot.
Ufacık bir acı kimseyi incitmez.A little pain never hurt anyone.
Arı sokması çok acı verici olabilir.A bee sting can be very painful.
O bizim için acıma hissetti.He felt pity for us.
Kurt gibi acıktım.I'm hungry like the wolf.
Sen acımasızsın.You're cruel.
Biz acımasızız.We're ruthless.
Tom acımasız.Tom is ruthless.
Ben acımasızım.I'm ruthless.
Tom acı çekecek.Tom will suffer.
Kalbimi öldür ve acımı serbest bırak!Kill my heart and release my pain!
Nerenin acıdığını bana göster.Show me where it hurts.
Tom acıklı.Tom is pathetic.
Tom acı çekmiyor.Tom isn't suffering.
Acı içindeyiz.We're in pain.
Onlar acınacak durumdalar.They're pathetic.
Onlar acımasızlar.They're relentless.
Onlar yeterince acı çekti.They've suffered enough.
Acı içindeyim.I'm in pain.
Acıklı değil mi?Isn't it pathetic?
Acı vericiydi.It was painful.
Gerçekten acı verici.It's really painful.
Bu çok acı verici.It's too painful.
Bu çok acı.It's very bitter.
O acı verici görünüyor.That looks painful.
O gerçekten acıyor.That really hurts.
O acıklıydı.That was pathetic.
O gerçekten içler acısı.That's really pathetic.
Güneşin ışıltısı gözlerimi acıtıyor.The glitter of the sun hurts my eyes.
Sen yeterince acı çektin.You've suffered enough.
İyi ilacın tadı acı olur.Good medicine tastes bitter.
O çok acıklı.That's so pathetic.
O, kahvenin acılığına dayanamadı.He couldn't stand the bitterness of the coffee.
Bu haplar acıyı hafifletecek.These pills will ease the pain.
İyi ilacın tadı acıdır, iyi bir tavsiyeyi dinlemek zordur.Good medicine tastes bitter, good advice is hard to listen to.
Acınmayı hak etmiyorum.I don't deserve sympathy.
Tom acı içinde.Tom is in pain.
Tom acımasızca öldürüldü.Tom was brutally murdered.
Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin?How can you be so cruel?
Tom'un acı çektiğini sanmıyorum.I don't think Tom suffered.
Tom hiç acı hissetmedi.Tom didn't feel any pain.
Tom kanserden dolayı acı çekiyor.Tom is suffering from cancer.
Hiç acıtmayacak.This won't hurt at all.
Tom acı çekmedi, değil mi?Tom didn't suffer, did he?
Ben artık neredeyse acı hissetmiyorum.I barely feel the pain anymore.