Aşkın verdiği acı herhangi bir zevkten daha tatlıdır.The pain caused by love is much sweeter than any pleasure.
O nedenle acı çekeceksin.You will suffer because of that.
Eğer hastaysan, bal acı tat verir.If you're sick, honey tastes bitter.
Çok acı vericiydi.It was excruciating.
O acıtmış olmalı!That must have hurt!
Daha şimdiden acıktım.I'm already hungry.
Acını hissediyorum, arkadaş.I feel your pain, buddy.
Tom acımadı.Tom would not relent.
Acını hissediyorum.I feel your pain.
Ailesini kaybetme acısı onu intihara götürdü.The pain of having lost his family drove him to suicide.
Acıtıcı gözüküyor.It looks painful.
Çok fazla acıyor.It hurts so much.
Dün acı biçimde ağlayan bir adam gördüm.Yesterday I saw a man crying bitterly.
Zafer acıdır.Victory is bitter.
İntikam bir acı itirafı.Revenge is a confession of pain.
Acıyor mu?Does it hurt?
Kakao çok acı olabilir.Cocoa can be very bitter.
Artık acı çekmiyor musun?Are you no longer in pain?
Babasının kaybı onun için çok acı oldu.The loss of her father was very painful for her.
Onun kalbi acıyla doludur.His heart is filled with sorrow.
O acı içinde.He's in pain.
Bu acıklı.This is pathetic.
Baldır kaslarındaki gece krampları özellikle acı vericidir.Night cramps in the calf muscles are particularly painful.
Kader bana acımasız bir ders verdi.Fate taught me a hard lesson.
Derin bir acı hissettim.I felt a deep pain.
Acını paylaşman önemlidir.It's important that you share your pain.
Nisan ayı en acımasız aydır.April is the cruellest month.
Acı çekiyorum.I am in pain.
O acı hissediyor.He feels hurt.
Nefes aldığında acıyor mu?Does it hurt when you breathe?
Tom'un acısını dindirmek istiyorum.I'd like to ease Tom's pain.
O, açgözlü ve acımasız.He's greedy and ruthless.
Hiç acıkır mısın?Are you hungry at all?
Herhangi bir acı hissetmek istemiyorum.I don't want to feel any pain.
Bence bir kediyi evde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat indoors.
Bence bir kediyi kapalı yerde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat inside.
Çocuklar acımasızdır.Kids are cruel.
O acımasız.He's cruel.
Acımasız olmaktan vazgeç.Stop being cruel.
Bu acımasız bir mahalle.This is a violent neighborhood.
Bu mahalle acımasız.This neighborhood is violent.
O belli ki acı çekiyordu.She was obviously in pain.
Onun acı çektiği belliydi.He was obviously in pain.
Ağrı acı verendi.The pain was agonizing.
Tom bizi daha fazla acıtamaz.Tom can't hurt us anymore.
Kalan acı bir tattı.What remained was a bitter aftertaste.
Tom'un acı çekmesine izin veremezsin.You can't let Tom suffer.
O acımasız bir sürtük.She's a cold-hearted bitch.
O acımasız bir pislik.He's a cold-hearted jerk.
İşkence edilirken onun çektiği acı akıl almazdı.The pain she suffered while being tortured was unimaginable.
Tom acısını gizlemeyi iyi beceriyor.Tom does a pretty good job concealing his pain.
Tom'un acı çekmesini istiyordum.I wanted Tom to suffer.
Ben acı içinde olmak istemiyorum.I don't want to be in pain.
Kimse acı çekmek istemez.Nobody wants to be in pain.
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I want to hurt Tom?
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsunuz?Do you think I want to hurt Tom?
Gerçekten Tom'un acı çekmesini istiyor musun?Do you really want Tom to suffer?
Ben Tom'un acı çekmesini görmeyi istemezdim.I wouldn't want to see Tom get hurt.
Gerçekten acı çektiğini görmek istemiyorum.I don't really want to see you suffer.
Sana daha fazla acı çektirmek istemiyorum.I don't want to torment you any longer.