Ana içeriğe geç
Sözlük

acı ile cümle

acı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ne kadar acı!How I suffered!
Tabi, tabi, bütün acılardan sonra, bu kabul edilebilir bir istek.Sure, sure, it's understandable, after all the suffering...
Böyle acı için Böyle bir açıklama.That's one explanation for such suffering.
Benim hastalığımdan dolayı, onlar çok acı çektiler.They were suffering so much with my illness.
Ben, o çok acı olanları, bir yana bıraktığını biliyorum.I know she's been suffering a lot, since I left.
Jonas, annen, artık acı hissetmeyecek. Onun için her şeyin daha iyi olacağını biliyorum. PAEDAGOGJonas, your mother won't suffer anymore, knowing you're fine...
Benim hareket etmeye başlamamla, kötü şeyler bana çok acı veriyor.The poor things are suffering so much with my departure.
Acı dolu 6 yıl.It's been six painful years.
Sen çok acı çektin.You've suffered a lot.
- Bana kimsenin acımasını istemiyorum.-I don't want anyone's pity.
Neden hala böyle acı hissediyorsun?Why do I still feel such pain?
Ölümünden sonra bile Ben acınızı kesemeyeceğim.Won't I stop suffering, even after death.
Burası acıyor mu?Does it hurt here?
Ya burası acıyor mu?And here?
Duvarlar arkasında, acıların vadilerinde, onlar da benim ailem.Behind the walls, in the valleys of suffering, they are my family too.
Sonsuzluk düşüncesiyle acı çekmeye gitmiyorum.But I'm not going to suffer with the idea of eternity.
Tabi ki acıma belirir o küçük kızın çizdiklerinde gördüğünüzden.Pathos appears obviously as part of what you just saw in that little girl's drawing.
Çünkü duyularımız çalışıyor, duygularımız, hislerimiz var, acıyı duyuyor, mutluluk hissediyoruz...Because we have sensations, we have feelings, we have emotions, we fell pain, we fell happiness...
(Kahkaha) 15. dakikada kalbimin O2 yoksunluğundan dolayı artık acı çekiyordum.(Laughter) (Laughter ends) At 15 minutes I was suffering major O2 deprivation to the heart.
Çok acı çekiyor olmalı.He probably is suffering a lot.
Acınacak halde...It is so pitiful.
Charlie,bu gerçekten acıttıCharlie, that really hurt.
Charlie beni ısırdı ve bu gerçekten acıttı,Charlie.hala acıyo.-Charlie bit me. And that really hurt, Charlie.
Genel Sekreter eşkıyaya karşı çok acımasızdır.The Grand Secretary fears those bandits
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.And I still suffer, because my son is like he's buried alive.
Acını altından bir hazineye çevirTurn my sorrow into treasured gold (Whoa)
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Early explorers rubbed cocaine in their eyes to kill the pain of it.
Acımasız olmaya çalışmıyorsunuz.And just understand, you're not trying to be mean.
Hepsi benim hatam, lütfen bunun acısını Shinhwa Grup'tan çıkarma.Because this is all my fault, please don't take it out on Shinhwa Group.
Ailemize ne yaptığına bak! arkama yaslanıp daha fazla acı çekmeyeceğim.Look at what you have done to our household! I'm not going to just sit back and suffer anymore.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...All the pains and the sorrows, all the evil, the selfishness.
Chuneen anıları ve acısı olmayan göksel bir varlıktır.A Chuneen is a heavenly being free from their agonies and memories
Acı mı çekiyorsun?Are you in pain?
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.While powerless people suffer. those with power grow fat
Benzer acıları yaşadığımız için, onu anlıyorum.I understand him since we have experienced similar suffering
Aşkın geçiciliğini anlayınca, dünyanın ona çektirdiği acıyı görecek.Once he realizes that love is transient he'll see the suffering the world has given him
Bir yerin acıyor mu?Are you hurt anywhere?
Bir yerin mi acıyor?Are you hurt anywhere?
Yaşayanlar için ölüm acı bir şey, değil mi?Death is a sad thing to the living. isn't it?
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.But they only suffer pain by living in their memories
Acıdan başka bir şey değiller ki.It's nothing but pain
Acı değil.It's not pain
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.You also must have felt love pain.joy. and sadness
Bunu yaparsan, milyarlarca yıl acı çekeceksin, ve insanların dünyasına geri döneceksin.lf you do. you will experience billions of years of suffering and return to the human world
Yl Gwak. Beni anladığına inandım, ama sen de acınılası, zavallı bir insansın.I believed that you would understand me but you 're also a pathetic human
İnsanlar dünyayı çok daha acı veren bir yer yapıyor.Humans make the world more and more painful
Sadece acı daha şiddetlenecek.Only the pain will get worse
O Madame Mandira'nın ev yapımı acı sosu mu?Is that Madame Mandira's Homemade Bombay Hot Sauce?
Sen kebapların üstünde acı sos seviyor musun?You like hot sauce on your kebabs, cookie?
Oh, Bu acı.Oh, that's hot.
Oh, Bu gerçekten acı...Oh, that's actually... (SCREAMlNG) (<i>BOYS WlLL BE BOYS</i> PLAYlNG)
O havaya fırlatılacak kraliyet acı sosu onun korosu tarafından.It's being tossed by that royal chutney ferret and his chorus of nancy boys.
Bu yüzden ona düşünebildikleri en mütevazı, en yavan, en acınası ünvanı vermek istiyorlardı.So they wanted to give him the humblest, meagerest, most pathetic title that they could think of.
Birçok acının sebebidirler.They are the cause of much distress.
Acımasız planları açıkça ortadaydı.Their grim plans were evident.
Nasıl başka birinin acısına gülebilirsin?How can you make fun of someone who's suffering?
Güzel olmak istiyorsanız, acı çekmek zorundasınız.Underneath all that beauty suffering's required.
Acıları sıralamada yaptığımız gibi kazanımlar hakkında düşünmenizi istiyorum.Much like ranking ranking pain, I want you to think about ranking gains.
"Gidereceğim acılar ve sağlayacağım kazanımlar şunlardır."Here is what I'm going to solve for pain and here is what I'm going to create for gain.
Yaz sonunda, anneannemden daha da acımasız olmuştum.And by the end of that summer I was more ruthless than my grandmother.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod