Üstelik en acı anıları.Even the most painful memories.
Ona acı çektirmek istiyorum.I want to torture her.
[Iain} "Lütfen!" Acıklı.[Iain} "Please!" Pathetic.
Sefalet, acı ve savaş, hayatımın amacı için gerekli teşviği sağladı.Misery, suffering and war provided the incentive for my life's work.
Acılı ezmeli krem peynir yok.There's no cream cheese with the jalapeño jelly.
Protez dişlerim daha az canımı acıtmıştır. tamam, tamam.My dental implants were less painful. Okay, okay.
Tanrım, acımış olmalı.God, it must hurt.
# Ama seni sevmeye engel olamıyorum Acı veriyorBut, I can't stop loving you It hurts me
Onun acı verici olduğunu düşünüyordum.I thought that was painful.
Acımadığını söylemiştin.You said it didn't hurt.
Ama acıyor.But it does.
- Hala acıyor ama.- It still hurts.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.What these pictures demonstrate is that we do feel the pain of others, however distantly.
Kelimeye buraya yazışımı izleyerek sizi acı çekmekten kurtarmak için önceden yazdım.I'm sure many of y'all have already heard of the molecule
Acıyı öğreniyorumIt's pain I'm learning...
Kalbim acıyor damarlarımdaki zehir.My heart is aching, the poison in my veins.
Çok acımadı !It's not a big deal.
Abin zaten acınası bir varlıktı, Bu dünyada yaşamasına değmezdiYour brother looked like a zombie anyway, he's a worthless wretch in this world.
Lütfen, acıyın.Please, dignity. Mercy.
Acımanın zamanı degil, Walsingham.This is no time for mercy, Walsingham.
Ve acı gerçek şu ki, anlıyorsunuz, her ülkede değil.And the bitter truth really is that, you know, not in many countries.
Acıyor dedim!I said it hurts!
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.We have learned to diary our pain onto Facebook, and we speak swiftly in 140 characters or less.
Korku, şaşkınlık ve en acımasız..Fear, surprise, and a most ruthless...
Hiç canınını acıtıyormuş gibi durmuyor, lordum.It doesn't seem to be hurting her, my lord.
Ama MBI'de biz sadece acısız, hafif bir baskı uyguluyoruz.But with MBl, we use just light, pain-free compression.
Acıma çağrıştırmakta, hayır olarak adlandırılan bir şey çağrıştırmaktadır.It appeals to pity. It appeals to something called charity.
Bu sen acınacak haldesin demek. Hı, hı!I hate that kid.
"Insanlar ölüyor," ya da "insan acı çekiyor," da vardı,"People dying" or "People suffering" was also one,
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.The hot chili peppers in them explode in the mouth and the mind.
Şöyle düşünüyorum: "şimdi bağlandı, çözüldü, kadın acımasızca bana ulaştı, şimdi çözüldü, bağlandı."I think that the "now tied up, tied down, mistress cruel approaches me, now tied down, it's up."
Acı dolu bir melodi çalıyorsunuz.And you're playing a painful sound.
Ve Lenny'ye bakıyorsunuz ve o da acı çekiyor.And you look at Lenny and he's suffering.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.It's suffering, like, enjoying himself in a Jewish way, as they say.
Acınla kahroluyorum.I am in pain because of your pain.
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıMay god forgive the sniper that has pity for her
Acıyla dolu hayatında, özgürlük nedir hiç bilmedi.Never has she known freedom, her story is bitter.
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmaya Yüküm ağırlaşır O'nu acılar içinde görünceI can't describe her beauty with my tongue it adds to my burden when I see her suffer
Gerçekten acıklı bir sahne.And it is a really tragic moment.
Eger biraz acı hissediyorsaniz, biraz buz koyabilirsiniz.If you're feeling a little pain, if it's hot, I always put a little cold ice on the area.
Cleveland'a gidip uygun bir verici bekleyeceğim acı verici an gelmişti.It was time for me to go to Cleveland and to start the agonizing wait for a match.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Those that have undergone a lot of injustice and suffering.
Yani bize acı çektiren insanlar için geçerlidir.So that applies to the people who have made us suffer.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.We can see their suffering ... ...and understanding the suffering, we have compassion.
Acıyor, acıyor!Ah my tummy hurts!
Yani gelecekteki acı için halihazırdaki zevk.It's current pleasure in exchange for future pain.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Perhaps we still suffer from a psychic pain, a wound.
Savaşın acılarını azaltığını sandığı bir şey tasarladığını sanıyordu.He thought he had designed something that would reduce the toll of suffering in war.
Ben acıktım.I'm hungry...
Acıktın değil mi?You're hungry, right?
Bunu 10 defa yapın omzunuzdaki acıyı farkedeceksiniz.Just do it 10 times; you will realize the pain in this shoulder.
Ben de Fide'nin ailesi için çok acıyordum.So I felt enormous pity for Fide's family.
Asıl beni şaşkına çeviren ise, beni daha görmeden önce bana acıma duygusu beslemeseydi.She had felt sorry for me even before she saw me.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Gets up, walks to the corner, it's quivering, and it lies down and it's in obvious distress.
Bu yarın acı verecek.This is going to hurt tomorrow.
Çocuklar bazen acımasız olabilir.And kids can be cruel.
Hayatının bu döneminde AIDS'den acı çekiyordu ve zatüree idi.At this point in her life, she's suffering with full-blown AlDS and had pneumonia.
Bana acı veren bir hikayeyi anlatacağım.I've been telling a story that has been so painful for me.
Bu acı geride kaldı.So that pain has gone out.
Bu acı veren bir yolculuğun içindeydim.I've been in a painful journey.