Senin sessizce acı çekmene gerek yok.You needn't suffer in silence.
Gözlerim acıyor.My eyes smart.
Kör bir insanla alay etmek acımasızcadır.It is cruel to mock a blind man.
Ertesi gün bacaklarım acıyordu.I had sore legs the next day.
Aşkın tadı acıdır.The taste of love is bitter.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Ooo! Yukiko! O acıtıyor! Bana yumruklarınla vurmaktan vazgeç!Ow! Yukiko! That hurts! Quit hitting me with your fists!
Çocuk düşürme içler acısı bir deneyim.Miscarriage is a heart-breaking experience.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
İyi ilaç acıdır.Good medicine is bitter.
O kimsesiz çocuğa acıdı ve ona biraz para verdi.She felt sympathy for the orphan and gave him some money.
O acı acı ağladıShe cried bitterly.
Aşk pek çok kişinin acılarından yapılmış bir haptır.Love is a pill made from a great many people's sufferings.
Eğer çok uyursan, acıkacaksın.If you oversleep, you'll end up hungry.
Karnım acıktı!I'm hungry!
Hangi dişin acıyor?Which tooth hurts?
Hangi diş acıyor?Which tooth hurts?
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.I am hungry because I did not eat breakfast.
Acımasızlık, Tanrı'nın ilk özelliğidir.Cruelty, it's the first attribute of God.
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.Stuff today and starve tomorrow.
Limonlar acıdır.Lemons are sour.
Çok acıkmıştım eve geldiğimde.I was pretty hungry when I got home.
Çay gerçekten acı ve tadı iyi değil.The tea is really bitter and doesn't taste good.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Burası acıyor.It hurts here.
Dişim acıyor.My tooth hurts.
O acıtıyor.That hurts.
O diş acıyor.That tooth hurts.
Ayaklarım acıyor.My feet hurt.
Japon yeşil kantaron çayı çok acıdır.Japanese green gentian tea is very bitter.
Kelimeler acısını ifade etmede yetersiz kalır.No words can express her deep sorrow.
Acı gerçekle yüzleşmemek için konuyu fazla deşmeye cesaret edemiyorum!I dare not probe too deeply, lest I uncover the awful truth!
Yalnızca gerçek acı verir.Only the truth hurts.
Bir buz paketi acıyı uyuşturacaktır.An ice pack will numb the pain.
Tetanoz aşısı köpek ısırmasından daha çok acıttı.The tetanus shot hurt more than the dog bite.
Diğer çocuklar seni görmezden geldiğinde, acıtıyor.It hurts when the other kids ignore you.
Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.The injury caused the athlete great pain.
Hayvanların acı çektiğini görmekten nefret ederim.I hate to see animals suffer.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.The wounded soldier writhed in pain.
Acı çekmek insanın kaderidir.It is man's destiny to suffer.
İnsanoğlu acı çekmeye mahkûmdur.Man is destined to suffer.
Acı çekmek insanoğlunun alnına yazılmıştır.Man is destined to suffer.
Başın sık sık acır mı?Does your head hurt often?
Bir sadist acı vermekten; bir mazoşist onu almaktan hoşlanır.A sadist likes inflicting pain; a masochist, receiving it.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
Kalbim acılıdır.My heart is in pain.
Ayağım acıyor.My foot hurts.
Onlar Rachel'i büyük acı içinde buldular.They found Rachel in great pain.
Bu son derece acımasız bir savaştı.It was an extremely cruel war.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanese and American forces were still fighting bitterly.
Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.Black Americans continued to suffer from racism.
Onların birçoğu acıydı.Many of them were bitter.
Tartışmalar uzun ve bazen acıydı.The discussions were long and sometimes bitter.
Roka ve diğer acı şeylere katlanamam.I can't stand arugula or any bitter greens.
Roka veya herhangi bir acı yeşilliğe dayanamam.I can't stand arugula or any bitter greens.
O ona acıdı.She took pity on him.
Bacaklarım acıyor çünkü bugün çok yürüdüm.My legs hurt because I walked a lot today.
Bitkilerin acı hissetmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that plants feel pain.
Keşke bacağım bu kadar çok acımasa.I wish my leg didn't hurt so much.