Ana içeriğe geç
Sözlük

acı ile cümle

acı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Acınacak görme! Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorPitiful sight! here lies the county slain;-- And Juliet bleeding; warm, and newly dead,
Biz bu sıkıntılardan yalan zemin üstünde görüyoruz; Ancak tüm bu acıklı sıkıntılardan gerçek zeminWe see the ground whereon these woes do lie; But the true ground of all these piteous woes
Böyle acı çekmen hiç doğru değil.Well, you shouldn't grieve so much.
Ve tek başına olmak bazı zamanlarda çok acı verici olabiliyor, özellikle Satsang'da.And the time when sometimes being single can feel really painful is in satsang.
Ah. Ve acıyan yer de orası.And that's the part that hurts.
"Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Don't hurt Tom's nose. (Laughter)
Tom'un burnunu acıtma.Don't hurt Tom's nose.
Kendi canını acıtmazdı.He wouldn't hurt himself.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.She reaches into her purse and hands him a 20.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.The first shock hurts like hell.
Eğer birinin bu işi amaçlı olarak yaptığını bilirseniz daha fazla canınız acır.It hurts more if you believe somebody is doing it to you on purpose.
Balıklar acıyı hissedebiliyorlar mı?Do fish feel pain?
Masum insanlar ve hayvanlar neden acı çekmek zorundalar?Why do so may innocent people and animals suffer terrible things?
Acıyor... Karım olmak ister miydin?I am in pain... do you wish to be my wife? of course, I do!
Hayat acı çekmekle ilgilidir. Bunu bilmiyor muydun?Let's see the money first.
Bununla birlikte... ...ben de bir insanım... ...mantıklı geliyor... ...ama kalbim acıyor.But, Mom. - I'm a person too.
Ama diğer yetişkinler inanılmaz acı verici şeyler söylerler.But other adults say incredibly painful things.
Şu an bu, ne kadar zor geliyor... ...sana ne kadar acı veriyor bilmiyorum.Right now, how hard it is, how much you are suffering, I don't know.
Çarpıtılmış ve karmaşık geçmişim yüzünden... ...çok acı çekiyorum.I am suffering so much... my warped and twisted past...
Şu an... ...bütün bu acılara katlanmak için birinden nefret etmeliyim.Right now, I need someone to hate to endure all this pain.
Ama... ...babamın nasıl acı çektiğini düşünmek... ...bana daha çok acı veriyor.But, when I think about how much my dad suffered, it gives me so much pain.
Fazla yaralanmasına izin verme ve bu acıdan çabuk kurtulsun.Let her not get too scarred and get over this agony quickly.
Tek acı çeken sen değilsin.You are not the only one who suffered and was in pain.
Neden bu kadar acı?Why's this so bitter.
En çok acıtan da ne biliyor musun?You know what hurts most?
Bu şekilde daha çok acıtacaktır.It'II probably hurt more that way.
Bunu biraz yapın ve yakın zamanda tam burada hissedeceksiniz. Ertesi gün acıyacaktırYou do that a little bit, soon enough you'll feel it right here and you'll be sore next day.
Seni görmek bile bana acı veriyor.The very sight of you is painful.
Bana karşı acımasızsın.You're mean to me
Neden bana acımasız olmak zorundasın?Why must you be mean to me?
Senin için, bana karşı acımasız olmak çok eğlenceli olmalı, ama böyle yapmamalısın.It must be great fun to be mean to me, you shouldn't
Neden bana karşı acımasız olduğunu görmüyorsun?Oh can't you see what you mean to me?
Bana karşı acımasızsın, neden bana karşı acımasız olmak zorundasın?You're mean to me, why must you be mean to me
Lütfen bana karşı neden böyle acımasız olduğunu söyle bana.Please tell me why you're so mean to me!
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Happiness comes double after a little pain
Canın bile acıyor da olsa, sen gül, geçEven though it hurts you, laugh through it all
Çok kötü hissediyorum, hasta ve acılar içindeyim.I feel too bad, I'm feelin' mighty sick and sore
Sessizce acı çekiyorum, tatlı erkeğim gidecek ve o gidince vay halime!Moanin' low, my sweet man is gonna go, when he goes, Lordy!
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımI must have committed a terrible sin in a previous life to deserve such suffering.
Ben yalnızca bir kadınım, acınması gereken.I'm just a woman, that's only human, one you should be sorry for.
Kullanımı çok daha kolay, çok daha acısız.It's much easier to use, much less painful.
Bebekler tatlı tatları severler ve acı tatlardan nefret ederler.Babies love the taste of sweet and hate the taste of bitter.
Birader ! Haberler hemen yayılmış Hepsini acımadan öldürmüşsün Her zaman ki gibiBroher ! news spread quickly ! you killed them all without mercy, as usual ! not all of them !
Ondan sonra, bütün o suçluluk ve acı ve korku geliyor.Afterwards, all this guilt and pain and fear is coming.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Once a life of happiness and joy and suddenly, pain and sorrow.
Bu resim: bu kadın, ah, acısını hissediyorum.This photo: this woman, man, I feel her.
Acısını hissediyorum.I feel her.
Fotoğraftaki acıyı duyuyorum.I feel this photo, man.
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Are they brutal killers or patriotic defenders?
Aynı acı, ama başka bir yerde.Just like back then, but the part that hurts has changed.
Bacağım yerine şimdi buram acıyor.What hurts now is not my leg but here...
Acıyor, sızlıyor... ...ve başına buyruk davranıyor.It hurts, it's numb, and it's out of my control.
Kendini endişeli ve acıklı göster.Make yourself look anxious, tragic.
Yeterince acıklı görünmüyor muyum zaten?Don't I look tragic enough already?
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.See if you can actually throw your attention in and find out the place of suffering.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.And if that person is in need, if that person is suffering, we're automatically prepared to help.
"Kurbanlarına hiç acımadın mı?"Didn't you feel any pity for your victims?
O biraz acımasız olabir ama sanıyorum hepsinin senin kendi iyiliğin için olduğunu söylediHe might have been a little harsh, but I think he said all that for your own good.
Amerika'daki önceki insan haklarında... ...sadece acı çeken tek insan değildi.He wasn't the only man in America who suffered in a pre-civil rights America.
Acıtan bir tür.It sort of hurts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod