Ana içeriğe geç
Sözlük

acı ile cümle

acı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.To settle the dispute, a fight to the death is ordered between Uhtred and Steapa.
Janković, sakatlığının verdiği acıdan dolayı finalde Anna Chakvetadze'ye karşı kaybetti.Janković, suffering from a hamstring injury, lost the final to Anna Chakvetadze.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Some are bad... and some are worse.
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.In religious matters, the Mongols were extremely tolerant.
O diğerlerinin acılarını hisseder.El dolor de los demás.
Maar gölü olarak sınıflandırılan gölün çevresi tepeler ile çevrilidir, suları acıdır.However, wildlife populations surrounding the lake remain strong.
Acınmaktan nefret ederim.Ik heb een hekel aan wachten.
Buna rağmen onunla dövüşürken acımasız olabilir.At the same time, he could be ruthless when crossed.
Bu sırada annesini kaybetmenin acısı içindedir.During this time his mother passed away.
Acılı şarkılarda teselliyi buldu insanlar.People found solace in painful songs.
Kasabanın acımasızca ve yavaş yavaş çöküşünün bir sembolü de kasabanın sinemasıdır.It is also a quiet and peaceful nature walk in the midst of the city.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.They pass silently over his imprudent romances.
Onların ilişkisinin en acı, muğlak anlarını kapsamaktadır.The evil of their course appears pleasing to them.
Soğuk ve acı bir rüzgar bu Watson ve bir çoğumuz karşısında çürüyüp gideceğiz.It will be cold and bitter, Watson, and a good many of us may wither before its blast.
Julian, döndüğünde acı gerçeklerle yüzleşmek zorundadır.When Bobby returns, he too must face this difficult fact.
Bálor'ın acı çekmesiyle eğlenirken, ona kendisinin en büyük kâbusu olduğunu söyledi.He said that he enjoyed Bálor's pain and that he was Bálor's worst nightmare.
İnsanlar, böylelikle, bütün acılarından kurtulacaklardır.The time when all will be forgiven their sins.
Perişan köyün acı çekmesini izlemekten hoşlanır.She enjoys watching Leslie hurt people.
O acısı daha dinmemişti ki, iki yıl sonra yani 2003 yılında babasını da kaybetti.Here was a man who had also lost two brothers in the past six months.
Bu durumda ilişkide ağrı ve acı olmaz.Here and there, there is only suffering and pain.
Kore’de çayın tatları beşe ayrılır: tatlı, ekşi, tuzlu, acı ve sert.Five tastes of tea are distinguished in Korea: sweet, sour, salty, bitter, and pungent.
19:13 Hakim, kişi fakir diye ona acımamalı Lev.19:13 A judge must not have mercy on the poor man at the trial — Lev.
Orijinal märzen biralar "koyu kahverengi, güçlü gövdeli ve acımtırak" olarak tanımlanmıştır.The original Märzen was described as "dark brown, full-bodied, and bitter".
Ludwig von Mises ise diyor ki , "Emek, acı verici görülür.Ludwig von Mises writes, "The expenditure of labor is deemed painful.
Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir.The tactics themselves are psychologically and sometimes physically abusive.
Gemide acımasız kuralları vardır.There is a barrel vault in the nave.
Sevginin nasıl acıma duygusuna dönüşebileceğini görüyoruz bu ilişkide.It’s about how pride can lose you love.
Bu ani acı, oftalmoparezi ve bazen de körlüğe sebep olur.This results in immediate pain, ophthalmoparesis, and sometimes blindness.
Tanrı fikrini değiştirmemektedir; acımaktadır.And God Changed His Mind.
Asya kaçınılmaz olarak Avrupa ve ABD ile aynı acıyı çekti.Asia was not spared, and suffered the same pain as Europe and the United States.
Nam phrik Endonezya ve Malezya'nın samba 'larına benzeyen acı biber ezmelerine denir.Nam phrik are Thai chili pastes, similar to the Indonesian and Malaysian sambals.
Senin lütuf yolun cahillerin acılarını inayetle hafifletsin ve onları Işığın krallığına yükseltsin."Come, Holy Spirit, fill the hearts of Thy faithful and enkindle in them the fire of Thy love.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Suffering the same way.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.He becomes increasingly embarrassed by, jealous of, and cruel about Rose's relationship with Jack.
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.He tried to be an example for his friends and fought against the enemy forces.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.The exhibit then traveled the United States for three years.
Doktor kısa süre sonra acının geçeceğini söyler.The doctor soon finds out the reason.
Acımız çok büyük."Acımız Büyük".
Daha sonra acı hissetmeme gücüde ortaya çıkar.Sometimes I think I can still feel the pain.
Bu üzüntünün acısı o kadar işkenceli olabilir ki kişi ölebilir.The pain of this remorse can be so excruciating that the process may kill the creator.
Urfa kebap (haşhaş kebap) acısız, zırhta çekilmiş sade kebaba verilen isimdir.Məlikəhmədli is Azeri village in Qubadli Məlikəhmədli at GEOnet Names Server
Gazze mutfağı cömert bir biçimde kullanılan baharat ve acılarıyla bilinir.Gaza's cuisine is characterized by its generous use of spices and chillies.
Bulgarlar yavaşça geri çekilmeye başlamadan önce Bizans saldırısı acımasız ve uzun değildi.The Byzantine attack was fierce and it was not long before the Bulgarians began slowly to retreat.
Ayrıca insanların faaliyetleri de acı su üretimine neden olabilir.Human activities can also cause flash floods to occur.
Acınası estetik terimi, Klose'nin çalışmalarına atfedildi.The term "aesthetic of the pathetic" has been attributed to Klose's work.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.He is able to physically feel the emotional pain that other people feel.
1993 yılında Acıbadem Hastanesi'ni kurdu.It became Heartlands Hospital in 1993.
Çoğu Kore filmi Kore halkının birleşme özlemlerini ve ayrılıktan doğan acıyı yansıtmaktadır.Many Korean films also reflect the unique circumstances of the division and reunification of Korea.
Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.All his life he was troubled by nightmares.
Suyu acıdır, içilmez.Its water is not drinkable.
Tamimi durumunu "çok acı verici bir sahneydi" diye tarif etmiştir.Harmon adds, "It was a very sick scene."
Cenaze evi yalnız bırakılmaz böylece acıları unutturulmaya çalışılır.Funerals must be kept simple, and no ostentation is allowed.
Daenerys kocasının daha fazla acı çekmesini istemez ve Drogo'yu boğarak öldürür.Daenerys does not want her husband to suffer any longer and euthanizes him with a pillow.
Capitol yönetimi şiddetli ve acımasızdır.This empire remains harsh and barbaric.
Hasta çok acı çeker.Patient is seriously ill.
O da aynı şekilde acımasızdır.That's Fearless too.
Halkın özlemi, arzuları, acıları, dertleri ve şikâyetleri Erman’ın şiirlerinde ifadesini bulur.""Svartsjuka, hat och längtan i de åtalades sms" .
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.After a serious battle, Robot dad wins and is pleased; he looks at misae.
"Kendini varoluşun acımasızlığından korumak için klişe sözleri" kullanır.She uses "clichés to insulate from the harshness of existence".
Hissettiğim acı bu sorumsuz eylemin için seni lanetleyecek."You will be disciplined for your irresponsible behavior.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod