Ana içeriğe geç
Sözlük

acı ile cümle

acı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Boynum hâlâ acıyor.My neck still hurts.
Dirseğim hâlâ acıyor.My elbow still hurts.
Kolum gerçekten acıyor.My arm really hurts.
Tom epey acı içinde.Tom is in a great deal of pain.
Onlar ölümün kısa bir acı anı olduğunu söylüyor.They say that death is a brief moment of suffering.
Sana verdiğim tüm acı için üzgünüm.I'm sorry for all the pain I caused you.
Tom acı çekiyormuş gibi görünüyor.Tom looks as if he's in pain.
Aşk acı ister.Love demands pain.
Aniden, Tom acı içinde bağırdı.Suddenly, Tom cried out in pain.
Şimdi, bu acıtabilir.Now, this may hurt.
Çok büyük bir acı çektik.We suffered a devastating loss.
O acıyor gibi görünüyordu.That looked like it hurt.
O acıyor gibi görünüyor.That looks like it hurts.
Ya nefret ettiğin şeye ya da çektiğin acıya dönüşürsün.You become what you hate, or what you suffer.
Bunu mümkün olduğu kadar acısız yapmaya çalışacağım.I'll try to make this as painless as possible.
Çok acıklı bir durumla karşı karşıyayız.We are faced with a very sad situation.
Bu tamamen acısız.It's quite painless.
Yapılabilen her şey uğrunda çekilen acıya değmez.Not everything that can be done is worth the pain of doing it.
Acı ve baharatlı olmayan bir şey yemek istiyorum.I want to eat something that's not hot and spicy.
Ağrı kaçınılmazdır. Acı isteğe bağlıdır.Pain is inevitable. Suffering is optional.
Onun sürüşü acıklıydı.His driving was pathetic.
Bu acıklı bir mazeret.That's a pathetic excuse.
Mary öldüğü zaman Tom çok acı çekmişti.Tom was heartbroken when Mary passed away.
Köpeği öldüğü zaman, Tom çok acı çekmişti.Tom was heartbroken when his dog died.
Yutulacak acı bir haptı.It was a bitter pill to swallow.
Onun bu kadar acı çekmesine dayanamıyorum.I can't stand him suffering so much.
Başkalarının acı çekmelerini izlemek, neden bu kadar hoşumuza gidiyor?Why do we feel schadenfreude over others' suffering?
Bacağım acıyor.My leg hurts.
Engelli insanlar acınmaya katlanamaz.Disabled people can't stand being pitied.
İnsanlar onlara acıdığında engelli insanlar buna katlanamaz.Disabled people can't stand it when people pity them.
Ben acı çektiğini söyleyebilirim.I can tell that you've suffered.
Acına son verebilirim.I can end your suffering.
Yeterince acı çektim.I've suffered enough.
Ben gerçekten böyle acı içinde sizi görmekten nefret ediyorum.I really hate to see you in such pain.
Tom yere çömelmiş, acı içinde kıvranıyordu.Tom is crouched on the floor, writhing in pain.
Aniden Tom acı içinde göğsünü tuttu.Suddenly, Tom grabbed his chest in pain.
Tom onların acı çekmesini ister.Tom wants them to suffer.
Tom'un sana acı çektirdiğini biliyorum.I know Tom made you suffer.
Tom acı içinde kıvranıyordu.Tom was writhing in agony.
Tom Mary'ye acıdı.Tom pitied Mary.
Tom gittikçe acıktığını hissetti.Tom felt himself getting hungry.
Tom aniden çok acıkmıştı.Tom was suddenly very hungry.
Bana acı çektirme.Don't make me suffer.
Dizim çok acıyor.My knee hurts a lot.
Acı çektiğimi görmüyor musun?Can't you see I'm suffering?
Yeterince acı çekmedim mi?Haven't I suffered enough?
Bu şehrin yolları içler acısı durumda.The roads of this city are in deplorable condition.
O, acımasızdır.He is ruthless.
Biraz baharatsız ve acısız Kore yemeği yemek istiyorum.I want to eat some Korean food that isn't hot and spicy.
O acımasız bir adamdı.He was a cruel man.
Acı çekmediğini umuyorum.I hope you didn't suffer.
Ne acıklı bir hikaye!What a touching story!
Tom acısını gizleyemedi.Tom couldn't hide his pain.
Tom bir şey söylemedi ama onun çok acı çektiğini söyleyebilirsin.Tom didn't say anything, but you could tell he was in a lot of pain.
Gerçekten acıyor.It really hurts.
Sol bacağın hâlâ acıyor mu?Is your left leg still hurting?
Gerçekten acıyor mu?Does it really hurt?
Bacaklarım acıyor.My legs hurt.
Acıkmadınız mı?Didn't you get hungry?
Bu tür iş beni acıktırır.This kind of work makes me hungry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod