Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.Dabartinė čempionė - Serena Williams.
Ashley Tisdale'in ablası Jennifer Tisdale de oyuncudur.Turi seserį Dženifer Tisdale, kuri taip pat yra aktorė.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Su šeima išsikėlė į Jungtines Valstijas.
Gerardo, 10 yaşına kadar Lina'yı ablası olarak bilmiştir.Gerardas užaugo manydamas, kad Lina Medina yra jo sesuo, bet būdamas 10 metų sužinojo tiesą.
Julia, üç kardeşin en küçüğü; abisi Eric Roberts ve ablası Lisa Roberts vardır.Džiulija turi vyresnį brolį Eric Roberts ir seserį Lisa Roberts Gillan, taip pat dukterėčią Emma Roberts.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Jo sesuo smarkiai susižaloja avarijoje.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Ji turi vienintelę seserį Daną, kuri yra aktorė.
Ablası Valeria Bruni Tedeschi .Tema õde on Valeria Bruni Tedeschi.
Ruth ve Nicola adında iki ablası var.Tal on kaks vanemat õde, Ruth ja Nicola.
Ablası Diana, Britanya Faşistler Birliği başkanı Oswald Mosley'le birlikteydi.Unity noorem õde Diana oli abielus Briti fašistide liidri Oswald Mosleyga.
Aynı yılın sonbaharında Anne Frank ve ablası Margot Bergen-Belsen kampına gönderilirler.Seitse kuud pärast arreteerimist surid Anne ja tema õde Margot Frank Bergen-Belseni koonduslaagris tüüfusse.
Ablasına karşı nefret etse bile aslında onu içten seven bir karakterdir.Kui tüdruk tõesti armastab Billi, siis ta on talle ühel või teisel moel ligitõmbav.
Travis adında bir ağabeyi, Carrie adında bir ablası ve Tanner adında bir küçük kardeşi vardır.Tema väes oli tema vennapoeg, noormees nimega Tancrède.
Çok güzel bir sese sahip olan Paula'nın en büyük ablası şan dersleri de aldı.Tuntuima Brontë õe lapsepõlve kuulus ka suur hulk lugemist.
Babası 1952'de öldü, ve ablası kraliçe oldu.1952 suri ta isa ja Margareti õest sai kuninganna Elizabeth II.
Ablam mı?Η ούννι το έκανε;
Ablam mı?اوني؟
Abla! Abla! Abla!Noona, noona, noona.
Abla, Abla, Abla.Noona, noona, noona.
Abla, Abla, Abla.Αδερφούλα! Αδερφούλα! Αδερφούλα!
Abla, Abla, Abla.نونا
Abla! Abla! Abla!نونا....نونا
Abla, abla! Kapıyı açın, ha?Ουνί, Ουνί! "νοιξε την πόρτα, ε;
Abla! Abla!Noona, noona.
Abla, abla!Unni ! Unni !
Abla, abla!Unni! Unni!
Abla, abla!اوني, اوني
Abla! Abla!اوني اوني
Abla! Abla!نونا نونا
Abla! Abla!نونا نونا نونا
Abla... Aslında... Çok korkuyorum.Unni, en réalité... j'ai peur.
Abla... Aslında... Çok korkuyorum.Unni, igazából... félek.
Abla, ayağa kalkabilir misin?Hermana, ¿te puedes levantar?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Irmã, consegues levantar-te?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Jaksatko nousta?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Kan du stå op, søs?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Kan du stå upp, syrran?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Możesz wstać, siostro?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Sorella, riesci ad alzarti?
Abla, ayağa kalkabilir misin?Αδελφή, μπορείς να σηκωθείς;
Abla, ayağa kalkabilir misin?Сестра, ты можешь встать?
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Einige von Papas Leibwächtern begleiten die Sänfte, die sie heimbringt.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Kiệu sẽ đưa chị về nhà, dưới sự hộ tống của các vệ sĩ.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.가장 나이 많은 언니와 작별하기 위해 아트리움으로 건너왔습니다.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Ze gaat naar huis in een draagstoel, geëscorteerd door pa's bodyguards.
Ablandan daha iyiymiş.Elle est mieux que ta soeur.
Ablandan daha iyiymiş.Hon är bättre än din syster.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Она отправится домой в паланкине, в сопровождении телохранителей отца.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.שנישאת לביתה באפיריון, מלווה על ידי כמה משומרי הראש של אביה.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.お父さんの護衛に付き添われています 家に戻って
Abla... Basın toplantısı hakkında...Unni, la conférence de presse...
Abla... Basın toplantısı hakkında...Ουνί... σχετικά με τη συνέντευξη τύπου...
Abla... Basın toplantısı hakkında.....اوني, اللقاء الصحفي
- Abla, be careful with your neck.Πες μου την αλήθεια, μήπως κάτι συμβεί; Σας είπα τι συνέβη.
- Abla, be careful with your neck.אתה לא נשמע טוב. תגיד לי את האמת, עשה משהו יקרה?
Abla bunu alacađým ama param yok ya.Παρήγγειλε ό,τι θέλεις, εντάξει;!
Abla bunu alacađým ama param yok ya.Поръчай си каквото искаш.
- Abla... - Caným..Good morning, dear .I did menemen, you want
Abla, çeri domates mi yemek istedin?Azért mert enni akarsz egy koktélparadicsomot?
Abla, çeri domates mi yemek istedin?C'est parce que vous vouliez manger une tomate ?