abla ile cümle
abla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hilary altı, ablası Haylie Duff sekiz yaşındayken bu ikili San Antonio'da Fındıkkıran Balesi'nde rol aldı.希拉蕊六歲時,和和姐姐海莉·達夫(Haylie Duff)在聖安東尼奧參加了哥倫布芭蕾舞團的芭蕾舞《胡桃夾子》演出。
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.克里斯蒂娜女王十六歲時獲樞密院邀請參與政事,但她請求像父親一樣,待十八歲才親政。
Renkli maymunları o da ablası kadar çok sever.喜歡小鷹,也很喜歡他的妹妹小鳩。
Elfman ve Lisanna'nın ablasıdır.是艾爾夫曼和莉莎娜的姐姐。
Abla şu anlamlara gelebilir: abla - Büyük kız kardeş.大姊可以指: 排行最長的姊。
Annesi o 5 yaşındayken vefat etmiştir ve ablaları dönemin şartlarından dolayı eğitim alamamışlardır.她的父親在她5歲時離家,兄弟姊妹狀況不得而知。
Ablası Valeria Bruni Tedeschi .布鲁尼原名Carla Gilberta Bruni Tedeschi。
MBC Yayın İstasyonu'nda sunuculuk yapan Park Yoora adında bir ablası vardır.有位同為車輛科的妹妹貴希。
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.家裡除了父母,還有比自己年長4歲的姐姐。
Fıkracılarımız" ve " Nadire Ablanın Saçları" isimli 5 kitabı bulunmaktadır.五符,指書中所載之「五方靈寶符命」。
Ünlü yazar Tarık Buğra'nın ablasının kızıdır.月之使者的頭領是綿月姐妹。
Dört kız kardeşten üçüncüsü, iki ablası ve bir kız kardeşi var.家中排行第四,有兩個哥哥一個姐姐和一個妹妹。
Gerardo, 10 yaşına kadar Lina'yı ablası olarak bilmiştir.海拉尔多年幼時以為琳娜是他的姊姊,但10歲時發現她是他母親。
Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.그녀는 역시 유명한 테니스 선수인 세리나 윌리엄스의 언니이기도 하다.
Ne var ki bir tek ablasına söz geçirememektedir.그리하여 자매(姉妹)의 단절은 결정적인 것으로 된다.
Ablasını kıskanır.연남생의 심복.
Fransız şair ve diplomat Paul Claudel'in ablası.시인이자 외교관인 폴 클로델의 누나이다.
1 Ekim 1765'te Jefferson'ın en büyük ablası olan Jane 25 yaşında öldü.1765년 10월 1일, 토머스 제퍼슨의 큰누나인 제인이 25세의 짧은 생애를 일기로 요절하였다.
Ablalarının yüzmeye gitmesi sayesinde yüzmeye başladı.수영을 하기 위해 가시가 있는 부속지를 가지고 있었다.
Bununla birlikte, Ocak 1937'de ablası öldüğünde ailesinin sorumlulukları daha da arttı.그러나 그의 아버지가 1937년에 죽으면서 가족은 무일푼 신세가 된다.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.피아노는 피아니스트였던 모친으로부터 기초 교육을 받았다.
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.존 스토트 신부는 외교관을 하려고 했지만 열 일곱살에 회심하면서 성직자로 꿈이 바뀌었다.
Şebnem Ferah, albümü ablası Aycan Ferah'a ithaf etmiştir.술자리에서 천조제는 여진의 추장들에게 춤을 추도록 하였다.
Ablan eve geldi mi?אחיו התגורר בבית.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.הוא היגר לארצות הברית עם משפחתו.
Peder Flood, Eilis'e ablasının gizli hastalığından aniden öldüğünü bildirir.האב פלוד מודיע לאייליש שאחותה רוז מתה בפתאומיות, ממחלה שהייתה לה והסתירה אותה.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.היא שוחררה לאחר התערבות שכניה.
Sarah, küçük kız Udo için bunu yapar; fakat ablasını kurtaramaz.מרגרט לומקס (לינדזי קרוס) היא אחותה של עדנה אך אינה יכולה לעזור לה.
Bir ablası ve iki ağabeyi vardı, dört çocuktan en küçüğüydü.היו לו שני אחים וארבע אחיות והוא היה הצעיר ביותר במשפחתו.
Monika isminde bir ablası, Julia ve Leah adında iki kız kardeşi vardır.אחותו הגדולה נקראת מוניקה ויש לו שתי אחיות קטנות בשם ג'וליה ולי.
Ablası ve kendisinden küçük erkek kardeşi müzik bakımından yetenekliydi.גם אחיו ואחיותיו גילו כשרון מוזיקלי.
Cree Lincoln: Numara 5'in ablasıdır.פני שועל (באנגלית: Fox-face) - מיועדת ממחוז 5.
Eilis'in yaşlı ablası Rose daha iyi bir gelecek bulması için onu ABD'ye gitmesi üzerine hazırlamaktadır.אחותה הגדולה של אייליש רוז (פיונה גלסקוט), מסדרת לה נסיעה לארצות הברית כדי למצוא שם עבודה, ועתיד טוב יותר.
Ablam sık sık sütlü çay içer.אחותי הבכירה שותה לעיתים קרובות תה בחלב.
Fransız şair ve diplomat Paul Claudel'in ablası.Тя е по-голяма сестра на френския поет и дипломат, Пол Клодел.
Ablası Angela da yazardı ve kız kardeşi Jeanne ise bir ressamdı.По-голямата ѝ сестра Анджела също е писателка, а Джеан – по-малката ѝ сестра, е художничка.
Abisinin adı José María, ablasının adı María del Mar'dır.Той е най-малкото дете в семейството – има брат на име Хосе Мария и сестра Мария дел Мар.
Çocuklar, babası ve ikiz ablaları Merlin ve Nermin ile birlikte "İkizler" grubunda yer alıyorlar.Момчетата, заедно с баща си и близначките Мерлин и Нермин, участват в група „Икизлер“ (Групата на близнаците).
Gorsko Ablanovo Köyü sâkinleri 681 civârında olup, 3'te 2'si Bulgar 3'te 1'i ise Türk'tür.Жителите на село Горско Абланово наброяват около 681 човека, от които 2/3 българи и 1/3 турци.
Şebnem Ferah, bu şarkıyı o sıralar ağır hasta olan ablası için yazmıştır.Песента е вдъхновена от майка му, която по това време се оказва неизлечимо болна.
Jennifer (Jen) Larkin: Andy'nin ablasıdır.Джен (Дженифър) Ларкин: По-голямата сестра на Анди.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Като малка Мария прекарва лятото при своята баба.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Главата и лицето ѝ са сериозно пострадали.
Kendini sorumlu hisseden ablası Delal de (Makbule Sitare Akbaş) bir süre sonra intihar edecektir.След смъртта му неговия брат изпада в дълбока депресия и след 2 години се самоубива.
İki abla odanın arka tarafındadır.Зад гърба е втория пейзаж.
Onun bir ablası vardır , BBC Radio 4 için çeşitli yapımları yer edinmiştir.Къмбърбач има многобройни участия в пиеси, записани за BBC Radio 4.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Семейството ѝ се състои от дядо ѝ, баба ѝ и баща ѝ.
Deri Yüz'ün ablası.Брат на Теная.
Ayrıca Pattinson'ın Lizzy Pattinson ve Victoria Pattinson adında iki ablası vardır.Robert ima dvije starije sestre, pjevačica Lizzy Pattinson i Victoria Pattinson.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Njegova starija sestra je Lisa Zane, također glumica.
Bir cadılar bayramı gecesi altı yaşındaki Michael Myers ablasını öldürür.Godine 1963. na noć vještica šestogodišnji dječak Michael Myers ubija svoju stariju sestru mesarskim nožem.
Gaara, Dördüncü Kazekage’nin en genç oğlu, böylece Temari ve Kankurō onun büyük ablası ve abisi olmaktadır.Također je najmlađi sin Četvrtog Kazekagea, što ga čini mlađim bratom Kankuroa i Temari.
Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.Teniski su joj uzori sestre Williams.
Natalia Dyer – Nancy Wheeler, Karen ve Ted'in kızı, Mike'ın ablası ve Steve Harrington'ın eski sevgilisi.Natalia Dyer kao Nancy Wheeler - kćerka Karen i Teda i starija sestra Mikea.
Cansu halen tek kelime bile konuşmamaz ve bu durum ablalarını çok üzer.Ne upute si niti jednu riječ, ali njihovi pogledi sve govore.
Yaz mevsiminde geçen Alice Harikalar Diyarında, Alice ile ablasının nehir kıyısında oturmasıyla başlar.Djevojčica Alisa dosađivala se sjedeći na obali rijeke jednog ljetnog dana, dok je njena sestra čitala knjigu.
Mesela Muzaffer - 1987 Baş Belası - 1982 Perihan Abla - 1986"Smogovci" kao postolar Jura (1982.-1986.)
Kendisi de şarkıcı olan David adında küçük bir erkek kardeşi ve Angela adında bir ablası vardır.Má mladšieho brata Davida, ktorý je spevák, a staršiu sestru Angelu.
Fransız şair ve diplomat Paul Claudel'in ablası.Jej mladší brat bol básnik a diplomat Paul Claudel.
Oyuncu Maggie Gyllenhaal'ın da kardeşi olan oyuncu, ablası ile birlikte Donnie Darko filminde oynamıştır.Spolu so svojou staršou sestrou, herečkou Maggie Gyllenhaalovou, sa objavili vo filme Donnie Darko.