abla ile cümle

abla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer anlamları için lütfen Abla (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.För andra betydelser, se Morens (olika betydelser).
Ablaları 1995 Dünya Şampiyonası'nda Amerikan yüzme takımında yer almaktaydı.Han var medlem i det amerikanska VM-laget vid världsmästerskapen i segelflyg 1956.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Hon emigrerade till USA med sin familj.
Ablan eve geldi mi?Дівчина поверталася додому.
Susan (ablaları) o sırada okumak için Amerika'daydı.Її батьки в той час навчалися в Америці.
Üç yıl sonra, ablası ile beraber Padang'a geldi.Через три роки він із батьком повернувся на Донбас.
Rusya'nın iki kız kardeşi vardır; ablası Ukrayna ve küçük kız kardeşi Beyaz Rusya.В нього є дві сестри — старша, Україна, та молодша, Білорусь.
Audre doğuştan miyoptu ve üç kız kardeşten en küçüğüydü (ablalarının adları Phyllis ve Helen).Одрі мала короткозорість і зростала як молодша з трьох дочок (дві її старші сестри звалися Філліс і Хелен).
Laura Anderson, Carol Anderson, Charlie Anderson, Julie Anderson - Louie'nin ablaları.Лора, Керол, Чарлі, Джулі Андерсони - старші сестри Луї.
İki tane ablası vardır; Ari ve Timēna.У нього є дві старші сестри — Ариета і Тимена.
Nico di Angelo Bianca'nın erkek kardeşi ablasının ölümünden Percy'i sorumlu tutsada hatası olmadığını anladı.Він розповідає Ніко ді Анджело про смерть сестри.
Ablası Nesrin tarafından öldürülür.Його жаліє лише сестра.
Aşa/Aça kızkardeş abla anlamlarına gelir.お姉ちゃん) — звернення до старшої сестри із ніжністю.
Ablası See-Hee onu kurtarmak zorundadır.Хіп-хоп рятує його душу.
Ablası Molly Sanden 2006 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışmasında ülkesi İsveçi temsil etmiş ve 3. olmuştur.Молі Санден представляла Швецію на Дитячому пісенному конкурсі Євробачення 2006, тоді вона посіла 3 місце.
Schuldiner 3 kardeşin en küçüğüydü, Frank adında bir ağabeyi ve Bethann adında bir ablası vardı.Чак був молодшим у родині дитиною, у нього були старші брат Френк та сестра Бетан.
Megan adında bir ablası ve Kevin adında kemancı bir abisi vardır.У нього є сестра Меган, і брат на ім'я Кевін, який є скрипалем.
Perihan Abla dizisinde canlandırdığı "Meraklı Melahat" karakteriyle tanınmıştır.«Мене здивувала фраза, яку Леонід Кучма виніс у заголовок.
Ablası Cassandra Tollbring de profesyonel olarak hentbol oynamaktadır.Сестра Агнешки Уршуля теж грає в теніс на професійному рівні.
Benim ablam nişanlandı.Моя старша сестра заручилася.
Mary benim ablam.Мері — моя старша сестра.
Ömer ise ablası, abisi ve babası tarafından istemediği bir evliliğe zorlanır.Починаючи життя матері-одиначки, вона знаходить несподівану втіху в любові Омера.
İki tane ablası vardır; Ari ve Timēna.Má dvě starší sestry Ari a Timenu.
Skylar Brooke Erna adında bir kızı ve Maria adında bir ablası vardır.Má dceru s jménem Skylar Brooke Erna a starší sestru Mariu.
Ablası Valeria Bruni Tedeschi .Její sestrou je herečka Valeria Bruni Tedeschi (nar. 1964).
Salinger'ın tek kardeşi ablası Dorris'ti (1911–2001).Měl sestru Doris (1911–2001).
Ablası Diana, Britanya Faşistler Birliği başkanı Oswald Mosley'le birlikteydi.Její sestra Diana se provdala za vůdce britských fašistů Oswalda Mosleyho.
Kendisi de şarkıcı olan David adında küçük bir erkek kardeşi ve Angela adında bir ablası vardır.Má mladšího bratra Davida, který je zpěvák a starší sestru Angelu.
Ablası telefonla arayarak polisin peşinde olduğunu söyler.Ona ho prosí, aby zavolal policii.
Portekizli Dünya'ca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun ablasıdır.Jeho fotbalovým vzorem je portugalský fotbalista Cristiano Ronaldo.
Abla şu anlamlara gelebilir: abla - Büyük kız kardeş.Ovšem ještě jeden protivník zde musí být zmíněn - tzv. Big Sister (Velká Sestra).
Sözlerini ablamın kızı yazdı.Se sestrou si dopisovala.
Oskar ablası Elfriede ile çok yakındı.Jiřího vztahy s jeho manželkou byly velmi chladné.
Ablası See-Hee onu kurtarmak zorundadır.Velký mravenec G.I.Ant ji jde zachránit.
Fakat idam emirleri verilmedi ve bir yıl sonra ablası Kraliçe Mary tarafından affedildiler.Po šesti letech mu prezident republiky udělil milost a rok poté se mu narodila dcera Eva.
Batı Roma İmparatoru III. Valentinianus’ün ablasıdır.Římská říše Valentinianus II.
Bir ablası ve iki ağabeyi vardı, dört çocuktan en küçüğüydü.Měl čtyři starší a jednu mladší sestru, byl nejstarší ze čtyř synů.
İki ablası bir kızkardeşi olan Fırat Çelik ailenin tek erkek çocuğudur.Spolu s jejími dvěma sourozenci je čtvrtá generace hluché rodiny.
Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.Este sora mai mare a jucătoarei de tenis Serena Williams.
Korkaktır ve aynı babası ve ablası onun gibidir yani gözlük takar.Ea mai poartă ochelari, la fel ca fiul și soțul ei, și este o fumătoare înrăită.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Rain și-a petrecut o mare parte din copilărie locuind cu părinții și sora mai mică.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Familia lui constă din mama, tatăl și o soră mai mare.
Kendisinden büyük bir ablası var.Ea are o soră mai mare.
Akira, Lilly'nin ablasıdır.Hector este companionul lui Lilly.
Monika isminde bir ablası, Julia ve Leah adında iki kız kardeşi vardır.Are o soră mai mare, Monika, și două surori mai mici, Julia și Leah.
Kim Yu-Na 7 yaşında iken ablası ile birlikte buz patenine başladı.Kim a început să patineze la vârsta de 7 ani, împreună cu sora ei mai mare.
Temmuz 1942'de Anne'nin ablası Margot'a bir celp gelir ve SS merkezine çağrılır, Yahudi olarak işaretlenir.Pe data de 5 iulie 1942, Margot, sora Annei, a primit o înștiințare că va fi trimisă într-un lagăr de muncă.
Ablası Nesrin tarafından öldürülür.A fost ucisă din greșeală de sora ei Penthesilea.
1939'da ilk öyküsü Fikri Abla'yı yazdı.La 10 februarie scrie ultima scrisoare, mamei.
Ablası Ahsen, (d.Sora afaceristului, Ahsen (n.
Gladys adında bir ablası, Bob adında erkek kardeşi ve Bernice adında bir kız kardeşi vardı.El a avut o soră mai mare, Gladys, un frate mai mic, Bob, și o soră mai mică, Bernice.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Az édesanyja és a nővére súlyosan megsérült.
Gemma Styles adında bir ablası var.Egy nővére van, Gemma Styles.
Ablası Cassandra Tollbring de profesyonel olarak hentbol oynamaktadır.Nővére, Cassandra Tollbring szintén válogatott kézilabdázó.
Gubler'ın ablası Laura Dahl, New York merkezli bir moda tasarımcısıdır.Gubler nővére, Laura Dahl divattervező.
Ablası, o henüz doğmamışken bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir.Volt még egy nővére, aki még az ő születése előtt meghalt autóbalesetben.
Eilis'in yaşlı ablası Rose daha iyi bir gelecek bulması için onu ABD'ye gitmesi üzerine hazırlamaktadır.Nővére, Rose rávette, hogy menjen el az USA-ba egy jobb és szebb jövő reményében.
Üç çocuğun en küçüğü olan Logan'ın bir ağabeyi ve bir ablası vardır.Sagan a legkisebb gyermek a családban, három bátyja és egy nővére van.
Monika isminde bir ablası, Julia ve Leah adında iki kız kardeşi vardır.Van egy nővére, Monika, és két húga, Julia és Leah.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Nővére Lisa Zane szintén színész.

İlgili Sayfalar