abla ile cümle
abla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Todd'un ablası.Testvére Todd.
Laura Anderson, Carol Anderson, Charlie Anderson, Julie Anderson - Louie'nin ablaları.Julie, Laura és Carol Anderson: Louie nővérei.
Annesi, Ruby teyze Henry nin annesinin ablasıdır.Frakk gazdája, Irma néni férje.
Ablan eve geldi mi?Hazatért a bátyám!
Ama ablası Duru ve babası O'na destek oluyor.Időközben otthon anyja és húga is az ő támogatására szorult.
Ruth ve Nicola adında iki ablası var.Liamnek két nővére van, Ruth és Nicola.
Ablalarının yüzmeye gitmesi sayesinde yüzmeye başladı.Egy betegségből lábadozva kezdett úszni.
Portekizli Dünya'ca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun ablasıdır.A férfiaknál sem történt meglepetés, a győztes a portugál Cristiano Ronaldo lett.
Meghann isminde bir ablası vardır.Egy nővére van, Meghann.
Shehnaz Lalarukh adında bir ablası var.Hänellä on isosisko nimeltään Shehnaz Lalarukh.
Ablası Berkeley'de antropoloji okudu.Hänen isosiskonsa opiskeli antropologiaa Berkeleyn yliopistossa.
Hilary altı, ablası Haylie Duff sekiz yaşındayken bu ikili San Antonio'da Fındıkkıran Balesi'nde rol aldı.Kun Hilary oli kuusi- ja Haylie kahdeksanvuotias he saivat roolit Pähkinänsärkijä-baletissa San Antoniossa.
Gemma Styles adında bir ablası var.Hänellä on myös isosisko, Gemma Styles.
Ablası Valeria Bruni Tedeschi .Valeria Bruni Tedeschi on hänen siskonsa.
Ablası Emmy Noether önemli bir matematikçidir.Maineikas matemaatikko Emmy Noether oli hänen vanhempi sisarensa.
Tessa'nın üç tane ablası var; Madisoni, Jeanne ve Adeline.Hänellä on isosiskot Adeline, Jeanne ja Madison.
Daha sonra Schönberg ile Zemlinsky’nin ablası olan Mathilde evlenmiştir.Schoenberg meni myöhemmin naimisiin Zemlinskyn Mathilde-siskon kanssa.
Piyano çalmayı ablasından öğrendi.Joseph oppi pianonsoittoa sisariltaan.
Gaara, Dördüncü Kazekage’nin en genç oğlu, böylece Temari ve Kankurō onun büyük ablası ve abisi olmaktadır.Gaara on Neljännen Kazekagen poika ja Temarin ja Kankuron pikkuveli.
Ruth ve Nicola adında iki ablası var.Hänellä on kaksi siskoa, Nicola ja Ruth.
Bu sırada ablası kardeşi Madi ile ilgilenmektedir.Nykyisin tehtävässä toimii hänen veljensä Ihor.
Şerife Emine isminde, kendisinden iki yaş büyük bir de ablası vardır.Hänellä on veli nimeltä Martyn, joka on häntä kaksi vuotta vanhempi.
Susan (ablaları) o sırada okumak için Amerika'daydı.Samoihin aikoihin Yhdysvalloissa oli alettu esittää Texasin liittämistä Yhdysvaltoihin.
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Hänen perheeseensä kuuluu vanhempien lisäksi hänen nuorempi sisarensa Kyung-min.
Hongbin Jayang-dong, Seul, Güney Kore'de doğdu.Ailesi kendisi,ebeveynleri ve iki ablasından oluşmaktadır.Ahn Jae-Hyo syntyi Busanissa, Etelä-Koreassa, jossa hän asui vanhempiensa ja isoveljensä kanssa.
Bir başka Oscar ödüllü sinema oyuncusu olan Joan Fontaine'nin ablasıdır.Ei naisia enää! on Joan Fontainen elokuvadebyytti.
Ayrıca Ece/Eçe yani kraliçe ve abla sözcükleriyle de yakından ilgilidir.Kuningatar (myös daami) on voimakkain nappula laudalla.
Ukrayna(ウクライナ Ukuraina) Rusya ve Belarus'un ablasıdır.Ukraina (ウクライナ, Ukuraina, Ukraine) Ukraina on Venäjän ja Valko-Venäjän isosisko.
Hayalet avcısı ebeveynleri ve ablasıyla beraber yaşamaktadır.Jurkka asuu Lopella vaimonsa ja lastensa kanssa.
Ablası telefonla arayarak polisin peşinde olduğunu söyler.Sitten hän soitti äidilleen, joka kehotti häntä soittamaan poliisille.
Mauboy'un üç ablası Sandra, Jenny ve Catherine ve bir kız kardeşi Sophia vardır.Η Mauboy έχει τρεις μεγαλύτερες αδελφές Sandra, Jenny και Catherine, και μια νεότερη αδελφή Sophia.
Oyuncu Maggie Gyllenhaal'ın da kardeşi olan oyuncu, ablası ile birlikte Donnie Darko filminde oynamıştır.Η Μάγκι Τζίλενχαλ η αδερφή του, που είναι επίσης ηθοποιός, εμφανίστηκε στην ταινία του Donnie Darko.
Portekizli Dünya'ca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun ablasıdır.Ποδόσφαιρο: Με τη Χρυσή Μπάλα βραβεύεται ο Πορτογάλος Κριστιάνο Ρονάλντο .
Kat Von D'nin Karoline adında bir ablası ve Michael adında bir erkek kardeşi vardır.Η Von D έχει μια αδελφή, την Karoline και έναν αδελφό, τον Michael.
Polly Cooper (Tiera Skovbye): Hal ve Alice Cooper'ın kızı ve Betty'nin ablası.Tiera Skovbye ως Polly Cooper: Η μεγαλύτερη αδελφή της Betty και κόρη της Alice και του Hal Cooper .
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.Επιθυμία της ήταν, οι κόρες της να μεγαλώσουν στην αδερφή της.
Ablası Poppy Delevingne de modeldir.Delevingnes søster Poppy er også model.
O iki ablası (Lee Eun-kyu, Lee Jin-kyu) ile bir doğum günü paylaşır.Hun deler den samme fødselsdag med sine to ældre søstre (Lee Eun-kyu og Lee Jin-kyu).
Kendisinden üç yaş büyük Veronica adında bir ablası vardır.Han har en søster der er 3 år ældre end ham, Veronica.
Oskar ablası Elfriede ile çok yakındı.Oskar var meget tæt på sin yngre søster, Elfriede.
Kat Von D'nin Karoline adında bir ablası ve Michael adında bir erkek kardeşi vardır.Kat Von D har en bror, som hedder Michael, og en søster, som hedder Karoline Smith.
Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.Hun er lillesøster til tennisspilleren Venus Williams.
Monika isminde bir ablası, Julia ve Leah adında iki kız kardeşi vardır.Han har en storesøster, Monika, og to yngre søstre, Julia og Lea.
Müzisyen, şarkı sözü yazarı, oyuncu ve model olan Zooey Deschanel'in ablasıdır.Hun har en lillesøster: skuespiller, sangskriver og musiker Zooey Deschanel.
Bu konuda ablasıyla çok tartışma yaşamıştır.Der var meget polemik omkring Dør Nr.
Morgan adında bir ablası ve Cade adında bir erkek kardeşi vardır.Hun har en lillebror ved navn Cade.
1937'de babaları, ablaları İnam tarafından bakılmak üzere onları yanına geri aldı.I 1937 kalte faren dem tilbake for at de skulle bli tatt hånd om av deres eldre søster, Inam.
Ablası Angela da yazardı ve kız kardeşi Jeanne ise bir ressamdı.Hennes eldre søster Angela ble også forfatter og hennes yngre søster Jeanne ble kunstmaler.
Pip'in ablasından Pip'i evine göndermesini ister.Professor Pips hustru skal ut å reise.
Ablasının kefaletini ödemesinin ardından tahliye edildi.Satt fengslet for sin ektemanns gjeld.
Sözlerini ablamın kızı yazdı.Jeg gjenkjente min mors håndskrift.
Öğretmen birer anne babası ve kendinden dört yaş büyük bir ablası vardır.Hun har bemerket at hennes barn har fire besteforeldre fra fire forskjellige europeiske land.
Natalia Dyer – Nancy Wheeler, Karen ve Ted'in kızı, Mike'ın ablası ve Steve Harrington'ın eski sevgilisi.Natalia Dyer som Nancy Wheeler, Karen Wheelers datter og kjæresten til Steve Harrington.
Bulgaristan Gorsko Ablanovo (tercümesi Yukarıki Elmalık) ve Krepçe (1 hâne) mahallesinden göçmüşlerdir.Polsk ble talt lengt i syd (Kulmerland og deler av Pommerellen).
Portekizli Dünya'ca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun ablasıdır.Spillestilen hans har flere likhetstrekk til den portugisiske stjernen Cristiano Ronaldo.
Kendisinden büyük bir ablası var.Hun hadde også en eldre søster.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret menghabiskan sebagian masa kecilnya di dalam naungan orang tua dan saudara perempuannya.
Onu böyle gören başka bir insan da ablasıdır.Orang yang melihatnya (beranggapan) seakan ia orang yang kepayahan, lalu memandangnya sebelah mata.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.Brian mendapatkan gitar pertamanya dari nenek dan kakeknya.
Peder Flood, Eilis'e ablasının gizli hastalığından aniden öldüğünü bildirir.Pastur Flood memberitahu Eilis bahwa Rose telah meninggal mendadak karena penyakit yang tidak diungkapkan.