Ablaları 1995 Dünya Şampiyonası'nda Amerikan yüzme takımında yer almaktaydı.In Rome nam de Amerikaan deel aan de wereldkampioenschappen zwemmen 2009.
Ablalarının yüzmeye gitmesi sayesinde yüzmeye başladı.Door hun zwemvesten bleven ze drijven.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Hij raakte ernstig gewond aan zijn dijbeen.
Fransız şair ve diplomat Paul Claudel'in ablası.Ze was de oudste zuster van de dichter, dramaturg en diplomaat Paul Claudel.
Ablam gitarı iyi çalar.Mijn oudere zus speelt goed gitaar.
Bir başka şampiyon tenisçi Serena Williams'ın ablası.Starsza siostra tenisistki Sereny Williams.
Salinger'ın tek kardeşi ablası Dorris'ti (1911–2001).Miał starszą siostrę Doris (1911–2001).
Renkli maymunları o da ablası kadar çok sever.Lubi także różowe mleko jak jego siostra.
Ablan eve geldi mi?Wróciła do domu do rodziny.
Clawd, Clawdeen ve Howleen'in ablalarıdır.Jest starszą siostrą Clawda, Clawdeen i Howleen.
Portekizli Dünya'ca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun ablasıdır.Jest porównywany do portugalskiego piłkarza, Cristiano Ronaldo.
Sei’nin metresi rolünü oynayarak ona yardımcı olan bir abla figürüdür.W wypełnieniu zadania pomaga jej równie ekscentryczna siostra.
Gloria adında bir ablası ve Lukas adında bir küçük kardeşi var.Ma starszą siostrę Glorię i młodszego brata Lucasa.
Ablalarından biri modeldi ve Jodi'nin de model olmayı istediğine karar verdi.Jej starsza siostra była modelką i Jodi Lyn zdecydowała, że chce pójść w jej ślady.
Jennifer (Jen) Larkin: Andy'nin ablasıdır.Jennifer „Jen” Larkin – siostra Andy'ego.
Kendisinin yanı sıra ablaları da müzikle profesyonelce ilgilenmektedirler.Oprócz ojca zawodowo muzykowali wujowie.
2007 yılında ailesiyle birlikte Kolbotn'a taşındılar, burada ablasıyla birlikte Kolbotn takımına katıldı.W 2007 roku jej rodzina przeniosła się do Kolbotn, gdzie siostry później dołączyły do klubu Kolbotn Fotball.
Ablası Karisma Kapoor'dur.Jego partnerką jest Kareena Kapoor.
Ablası Emily Deschanel de Bones adlı dizide yer alan bir aktristir.Jej siostrą jest Emily Deschanel, aktorka występująca w serialu Kości.
Bu arada Stan fesat ablasıyla uğraşmaktadır.Jej miejsce w Sejmie zajął Stanisław Fal.
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.Od dziecka troszczyła się o samopoczucie mamy.
Johhny'e girmesi ablasının onun adına başvuru yapmasıyla oldu.Na jego miejsce wszedł Jongbloed.
Kendisinden büyük bir ablası var.Ma dużo starszą siostrę.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.Pierwsze nauki gry na pianinie zdobyła dzięki swej starszej siostrze Irmie.
Öldürme nedeni ablasını erkek arkadaşıyla cinsel ilişkide bulunurken görmüş olmasıdır.Zostaje zamordowana podczas stosunku płciowego ze swoim chłopakiem.
Bu hayata öylesine kapılmıştır ki onu ziyarete gelen ablasının iyi yürekli kocasını aşağılar.Swoje imię otrzymała na cześć staruszki, która się nią opiekowała.
Ablası Poppy Delevingne de modeldir.Według Poppy zbyt sztywny.
Gerardo, 10 yaşına kadar Lina'yı ablası olarak bilmiştir.Chłopiec do 10. roku życia wychowywał się w przekonaniu, że Lina jest jego siostrą.
Ablası Diana, Britanya Faşistler Birliği başkanı Oswald Mosley'le birlikteydi.Brytyjskiej Unii Faszystów Oswalda Mosleya.
Heda, bu olanlardan sonra ablasının kocası Nazif ile evlenecek ve yeğenine annelik edecektir.Ramu spełnia marzenia matki żeniąc się i dając matce wnuki.
Ablalarının Hong Kong, Şangay ve Pekin'de evleri bulunmaktadır.Budynek miałby stanąć w Hongkongu lub Szanghaju.
Ruth ve Nicola adında iki ablası var.Ma dwie starsze siostry: Nicole oraz Ruth.
Ablası Valeria Bruni Tedeschi .Hennes syster är skådespelerskan Valeria Bruni Tedeschi.
MÖ 52 ya da 51 yılında, Octavius büyük annesi (Sezar'ın ablası Julia) cenazesinde bir konuşma yaptı.År 52 eller 51 höll Octavianus gravtal över sin mormor Julia Caesaris, Julius Caesars äldre syster.
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.Dom tog hand om mig som om jag var deras lillasyster.
Onu böyle gören başka bir insan da ablasıdır.För folket, se venda (folk).
Ablası Emmy Noether önemli bir matematikçidir.Matematikern Emmy Noether var hans äldre syster.
Ablası Karisma Kapoor'dur.Syster till skådespelerskan Karisma Kapoor.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Hans familj består av hans mamma, pappa och en äldre syster.
Aşa/Aça kızkardeş abla anlamlarına gelir.För andra betydelser, se Otočić Sestrica Vela.
Ayrıca Fadik'in ablası Şaziment'e aşıktır.Båda älskar faderns trolovade Aspasia.
Ünlü yazar Jackie Collins'in ablasıdır.Collins yngre syster var författaren Jackie Collins.
Neşe, Nilüfer'in ablasıdır.Rösten görs av Niclas Wahlgren.
Paige adında ablası, Charlie adında abisi ve Ava adında bir küçük kız kardeşi vardır.Hon har två äldre syskon, Paige och Charlie, samt en yngre syster som heter Ava.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Hennes mor blev svårt skottskadad.
Shin Min-Ah'ın bir ablası ve bir erkek kardeşi vardır.Christin Ljungqvist har en lillasyster och en lillebror.
Diğer anlamları için lütfen Abla (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.För andra betydelser, se Morens (olika betydelser).
Ablaları 1995 Dünya Şampiyonası'nda Amerikan yüzme takımında yer almaktaydı.Han var medlem i det amerikanska VM-laget vid världsmästerskapen i segelflyg 1956.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Hon emigrerade till USA med sin familj.
Ablan eve geldi mi?Дівчина поверталася додому.
Üç yıl sonra, ablası ile beraber Padang'a geldi.Через три роки він із батьком повернувся на Донбас.
Rusya'nın iki kız kardeşi vardır; ablası Ukrayna ve küçük kız kardeşi Beyaz Rusya.В нього є дві сестри — старша, Україна, та молодша, Білорусь.
Laura Anderson, Carol Anderson, Charlie Anderson, Julie Anderson - Louie'nin ablaları.Лора, Керол, Чарлі, Джулі Андерсони - старші сестри Луї.
İki tane ablası vardır; Ari ve Timēna.У нього є дві старші сестри — Ариета і Тимена.
Nico di Angelo Bianca'nın erkek kardeşi ablasının ölümünden Percy'i sorumlu tutsada hatası olmadığını anladı.Він розповідає Ніко ді Анджело про смерть сестри.
Ablası Nesrin tarafından öldürülür.Його жаліє лише сестра.
Aşa/Aça kızkardeş abla anlamlarına gelir.お姉ちゃん) — звернення до старшої сестри із ніжністю.
Ablası See-Hee onu kurtarmak zorundadır.Хіп-хоп рятує його душу.
Ablası Molly Sanden 2006 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışmasında ülkesi İsveçi temsil etmiş ve 3. olmuştur.Молі Санден представляла Швецію на Дитячому пісенному конкурсі Євробачення 2006, тоді вона посіла 3 місце.
Schuldiner 3 kardeşin en küçüğüydü, Frank adında bir ağabeyi ve Bethann adında bir ablası vardı.Чак був молодшим у родині дитиною, у нього були старші брат Френк та сестра Бетан.