abartılı ile cümle

abartılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca cinayetler için fazla abartılı kelimeler ve sansasyonel başlıklar da kullanıldı.Les profils convexes et les têtes trop lourdes sont sanctionnés.
Abartılı sahne teatralliğinden kaçınmışlardır.Faillite de l'Illustre Théâtre.
Oldukça abartılı olan bu acı korkusu, anksiyeteye yol açabilir.L'affect isolé peut conduire à de l'angoisse.
Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.Ella usa ropa extravagante para llamar la atención.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Se cree que la cifra frecuentemente citada de 92 000 fallecidos es probablemente sobrestimada.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Los amigos de Nat, Thomas y David a veces hacen bromas sobre ellos.
Philinus'un verdiği bu rakamlar abartılı görünmektedir.Estas últimas palabras, dice Tillemont, son extraordinarias.
Bu birincil kaynaklar çelişkili ve fazla abartılı olarak tanımlanırlar.Estas versiones primarias, no obstante, se describen como contradictorias y llenas de grandes exageraciones.
Philinus'un verdiği bu rakamlar abartılı görünmektedir.Ma quanto descritto da Socrate è attendibile?
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Oggi sono stati scoperti numeri di questo tipo molto più grandi.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Часто цитируемое число в 92 тыс. погибших, как полагают, завышено.
Sayıları 51'i bulan Garip'in ilk örnekleri olan bu eserler, abartılı bir dille yazılmıştır.وقد كُتبت هذه الأعمال التي بلغ عددها 51 عملاً والتي كانت النماذج الأولى لتيار الغريب بلغةٍ مبالغٍ فيها.
Kogelnik abartılı şapkaları ve giysileriyle gittiği her yerde büyüleyici oldu.زوج مدخن تلك القبعات الفظيعة تحريرها.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.حيث سيكون هناك كمية من سلسلة ألفا أكثر من اللازم.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
Bu sayıyı "muhtemelen abartılı" olarak kabul eden tarihçiler de mevcuttur.Toch zijn er ook nog historici die deze geschiedenis 'vermoedelijk waarachtig' noemen.
Yaptığı şeyler abartılı bir biçimde yansıtıldı.De beelden die hij maakte zijn dan ook zeer expressief.
1980'lerde ise gecelik ve abartılı kıyafetler giydi.In de jaren 1960 maakte ze grote kleurrijke wandkleden.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Niektórzy językoznawcy uważają jednak, iż liczba ta jest znacznie przesadzona.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Denna siffra anses numera för hög.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Том і Джеррі грають у всі спортивні ігри.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.Ймовірно, цифра 17.000 є перебільшенням.
Video, insanların üne ulaşmak için takındığı abartılı durumlara değiniyor.Відео досліджує ті штучно роздмухувані ситуації, в яких опиняються люди, аби стати знаменитими.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Současní historici považují i tento údaj za příliš časný.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Nicméně, někteří historici tvrdí, že jakékoli číslo přesahující 600 je přehnané.
Bu haller başkalarına yüzeysel veya abartılı olarak görünebilir.Proto se mohou někomu zdát jako drzí či extravagantní.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Istoricii moderni consideră aceste cifre ca fiind exagerate.
Avrupa'da tarih öncesi toplumlarda çok abartılı göğüsleri olan kadın figürleri yaygındı.Az ókori európai társadalmakban gyakoriak voltak a kihangsúlyozottan nagy mellű nőalak szobrok.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.Mintegy 100 ezer szócikkének nagy része rendkívül részletes.
Bu yaklaşım abartılı olabilir.Tämä on luultavasti liioittelua.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Elokuvassa Tomin ja Jerryn kuullaan poikkeuksellisesti puhuvan ja laulavan.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Tämä luku on varmastikin liian suuri.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Ο συχνά αναφερόμενος αριθμός των 92.000 θανάτων πιστεύεται ότι είναι υπερτιμημένος.
Bu rakam abartılıdır.Ο αριθμός αυτός ήταν υπερβολικός.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Οι σύγχρονοι μελετητές θεωρούν αυτούς τους αριθμούς εξαιρετικά διογκωμένους.
Colfer, şu yorumda bulundu: ", bunun yapılmasını istemiyordu çünkü çok abartılıydı.Ο Άρμστρονγκ δήλωσε "Δεν θέλω να το συζητήσω, είναι πολύ βαρύ."
Uluslararası Tugaylar’ın bu zaferdeki yeri genel olarak bilinir, hatta bazen abartılır.Brigaderne blev generelt anerkendt for deres rolle i sejren, den blev endda sine steder overdrevet.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Historikerne antar at dette antallet er overdrevet.
Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.Av disse er fortsatt et stort antall bevart.
Bu rakam abartılıdır.Disse tall var overdrevne .
Bu yaklaşım abartılı olabilir.Kanskje er dette en overdrivelse.
Taliban sözcüsü, açıklanan yüksek kayıpları reddetti ve Amerikan tahminlerinin abartılı olduğunu söyledi.Talibans talsmenn benektet dog tallene, og også de amerikanske estimatene er noe lavere.
Bu bölümde abartılı bir anlatım göze çarpar.Pada bagian ini berisi komentar eksegetis.
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Hari ini, Hartford dijuluki sebagai "Ibu Kota Asuransi Dunia".
Slow motion Abartılı bir şekilde çok yavaş sergilenen hareketlerdir.Bagi mereka, stasis hanyalah evolusi yang sangat lambat.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Sejarawan modern pada umumnya menganggap bahwa angka-angka di atas terlalu berlebihan.
Kendisi bir şarkıcı olduğu için sahneye çıktığı zaman Acayip abartılı ve süslü kıyafetler giymeyi seviyor.Giờ đây, khi đã dời xa show biz, ông thú thực là thích những quần áo đơn giản và thoải mái hơn.
Kızkardeşi Çiğdem’i abartılı derecede çok sever.ただ、妻には過激なほどに愛されている。
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.現代の研究者はこのような数字は過度の誇張であると考えている。
Abartılı sahne teatralliğinden kaçınmışlardır.^ 俳優座劇場スケジュールより。
Yetiştiriciler yeni lale çeşitlerine abartılı isimler vermiştir.栽培家らは、新品種に対し高貴な品種名を付けた。
Bu istek kabul edildi ve Anna gerçek abartılı ve çıkarcı yeteneklerini gösterdi: Girmesine izin verildi.这个要求被允许了并且安娜随即展现了她的表演能力以及善于影响他人的才能: 她被允许进入。
Bu rakam abartılıdır.这是夸张的数字。
Uluslararası Tugaylar’ın bu zaferdeki yeri genel olarak bilinir, hatta bazen abartılır.國際縱隊在此役中的重要性廣為人知,有時甚至被誇大。
Bu yaklaşım abartılı olabilir.这些行为可能会非常夸张。
Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.이 가운데 부동멸무위는 부동무위(不動無爲)라고도 한다.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.그러나, 오늘날에는 이 특징이 크게 퇴색되었다.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.קיים יסוד להניח כי המספר 400,000 הוא המדויק ביותר.
Colfer, şu yorumda bulundu: ", bunun yapılmasını istemiyordu çünkü çok abartılıydı.קר הכריזה, "הסיבה שלא עשיתי זאת היא שהדבר היה מיותר לחלוטין.
Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.Освен тях има и бързо растяща общност от протестанти.

İlgili Sayfalar