abartı ile cümle

abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Todėl miestelis neoficialiai vadinamas pasaulio vandens pramogų sostine.
Yetiştiriciler yeni lale çeşitlerine abartılı isimler vermiştir.Tulbikasvatajad andsid uutele sortidele uhkeid nimesid.
Ağırlık farkları çok abartılmıştır.Töökoormus suurenes järsult.
Bu rakam abartılıdır.See artikkel on liigist.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Osad arheoloogid arvavad aga, et need arvud on liialdatud.
Komik anlar kasten abartılmış.Kosilased lõbutsevad lärmakalt edasi.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 c'est un peu exagéré, mais ça demande de l'entrainement.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 e cam exagerat, dar e nevoie de exercițiu.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 itu sedikit melebih-lebihkan namun hal ini perlu latihan.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 je trošku přehnané, ale je třeba trénovat.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 je už trochu prehnané, ale treba veľa trénovať.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 là hơi cường điệu một chút, nhưng phải thực hành.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 on vähän liijoittelua, mutta se vaatii harjoittelua.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 to lekka przesada, ale trzeba ćwiczyć.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 είναι λίγο υπερβολή αλλά χρειάζεται εξάσκηση.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 е малко преувеличено, но ми трябва практика.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 це дещо перебільшення, але практика справді потрібна.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.24/7 זו קצת גוזמה, אבל זה דורש אימון. כעת, אנשים יגידו,
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.7일, 24시간이라는 건 조금 과장이었어요. 그러나 어쨌든 노력을 요하는 일입니다. 이제 어떤 사람들은
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.A 24/7 egy kis túlzás volna, de valóban gyakorlni kell.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.Eso es exagerar un poco, pero sí que exige mucha práctica.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.É um bocado exagerado dizer 24/7, mas é necessário praticar.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.È un po' un'esagerazione, ma ci vuole pratica.
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.Rund um die Uhr ist ein bisschen übertrieben, aber man braucht Übung. Nun, manche Menschen werden sagen,
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.طوال الوقت فيه نوع من المبالغة، ولكن الأمر يتطلب ممارسة. الآن، سوف يقول بعض الناس،
7/24 biraz abartılmış hali, ancak pratik ister.でも練習は必要です こう言われることもあります マジックは超自然的な
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Au început să apară exagerări ale rezultatelor şi populaţia a început să-şi piardă controlul.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Des résultats exagérés commençaient à faire surface et la foule commençait à être incontrôlable.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Empezaron a llegar resultados inflados y la muchedumbre comenzaba a salirse de control.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Felduzzasztott eredmények érkeztek be, a tömeg pedig kezdett megfékezhetetlenné válni.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.I risultati gonfiati cominciarono ad arrivare e la folla cominciò a farsi incontrollabile.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Kabar hasil perhitungan yang dicurangi mulai muncul dan massa semakin tidak terkendali.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.과장된 결과들이 나오기 시작했으며 군중을 억제하는 것이 서서히 힘들어지고 있었습니다.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Những kết quả giả tạo dần dần sáng tỏ và những đám đông bắt đầu vượt ra khỏi sự điều hành.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Overdreven resultaten begonnen binnen te komen en de menigte begon te ontsporen.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Pojawiały się zmanipulowane wyniki na co tłum zareagował żywiołowo i wymykając się spod kontroli.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Prihajali so napihnjeni rezultati in počasi je množica začela uhajati nadzoru.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Resultados inflacionados começaram a aparecer e a multidão estava a ficar fora do controlo.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Überhöhte Resultate kamen herein und die Menge begann, außer Kontrolle zu geraten.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Začali sa objavovať nafúknuté výsledky a dav sa vymykal kontrole.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Začaly přicházet výsledky a dav se začal vymykat kontrole.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Άρχισαν να καταφτάνουν παραφουσκωμένα αποτελέσματα και η κατάσταση άρχισε να βγαίνει εκτός ελέγχου.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Започнаха да обявяват прекалено високи резултати и тълпите излизаха извън контрол.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Начали поступать дутые результаты, и толпа стала выходить из-под контроля.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.Почали надходити завищені результати, і натовп неможливо було більше контролювати.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.תוצאות מנופחות התחילו להגיע וההמון החל לצאת משליטה.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.بدأت يأتي تضخم النتائج وبدأت الجماهير في الخروج عن السيطرة.
Abartılı sonuçlar çıkmaya başladı ve kalabalık kontrolden çıktı.暴徒たちは手に負えなくなり始めました 路上で目の当たりにしたのは怒れ狂う暴力です
Abartıya kaçmadan.ومن دون مبالغة
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .De kan være spændende at læse. Det er dog vigtigt at huske, at pi er et tal.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobře, možná trochu přeháním, ale knih by se ale dalo psát mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobre, možno trošku preháňam, no kníh by sa dalo písať mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Jag kanske överdriver Man kan skriva böcker om det här talet
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .여러분은 이 숫자에 관해 책을 쓸 수 있습니다
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Nie jestem pewien, czy są ich tysiące, pewnie przesadzam, ale można by pisać książki na ten temat.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .שזה לא -- אני לא בטוח שזה אלפים, אני מגזים, אבל אפשר לכתוב ספרים על המספר הזה.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .هو ليس --لا اعلم اذا كان هناك الآلاف، انني ابالغ، لكن يمكنكم ان تكتبوا عن هذا العدد
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .しかし、この数字に関して本を書くことができます。 しかし、ただの数字です。
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorGrens er zo uit, ziet er als volgt,
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorMożliwe, że zakładam zbyt szybki wzrost jego produktywności.
İlgili Sayfalar