abartı ile cümle
abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorOčividně, toto je... možná přeháním, jak rychle může růst jeho produktivita.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Anda tidak mungkin bisa berbuat apapun untuk orang lain, jika Anda melakukannya secara berlebihan.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Bạn biết đấy, bạn không thể giúp ai được hết, nếu bạn làm quá sức.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Det finns inte en chans att man kan göra allt för en person om man går till överdrift.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.En el fondo no conseguirá hacer nada por otra persona si intenta hacer demasiado.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Je kunt niet iets voor iemand betekenen, als je het overdrijft.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.만약 여러분이 무리해서 남을 도와준다면 그건 남을 도와도 도와준 것이 아닙니다.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Não há nenhuma forma de podermos fazer o que quer que seja por qualquer pessoa, se exagerarmos.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Nie da się nic robić dla nikogo, gdy się przesadza.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Sapete, non c'è modo di fare qualche cosa per qualcuno, se esagerate.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Stiti, nu este posibil sa faci ceva pentru o persoana, daca exagerezi.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Vous savez, il n'y a aucune chance de pouvoir faire quelque chose pour quelqu'un, si vous exagérez les choses.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Wissen Sie, alles Erdenkliche für jedermann zu tun, ist unmöglich, wenn man zu viel tut.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Ξέρετε, δεν υπάρχει τρόπος να μπορείς να κάνεις κάτι για κάποιον εαν υπερβάλλεις.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Знаете, не существует возможности делать все для всех, если вы слишком усердствуете.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Знаєте, не можливо робити щось для когось, якщо ви витрачаєте на це всі свої зусилля.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.Разбирате ли, няма начин да направиш каквото и да е за когото и да било, ако се престараваш.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.אתם יודעים, אין מצב שבו את יכולה לעשות הכל לכולם, אם את עושה יותר מידי.
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.وانت تعلم انه لايمكن ان تقوم بكل شيء لكل فرد تقابله اذا قمت بما هو فوق طاقتك
Asla bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız eğer işleri abartırsanız.意味がありません バランスをうまくとってこそ、憐れみ深くあれるのです
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.A veces es basura, pero la prensa es ciega.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Cateodata e un gunoi, dar presa este ninsa.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Czasami to śmieci, ale prasa jest zawalona.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Des fois, c'est pourri mais la presse est impressionnée.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Đôi khi chúng khá rác rưởi, nhưng truyền thông đã làm mờ tất cả.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.가끔은 진짜 별로인데도 기자들은 극찬해
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Manchmal ist es Müll, aber die Presse läuft.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Qualche volta è immondizia, ma la stampa è fregata.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Soms is het troep maar de pers ziet het niet
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Μερικές φορές πουλάω σκουπίδια, αλλά ο τύπος είναι ναρκωμένος.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Иногда, это просто мусор, но газеты в восторге.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Понякога е боклук, но пресата е овладяна.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.לפעמים זה זבל, אבל העיתונות מסונוורת.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.بعض الأحيان تكون قمامة، ولكن الصحافة منشغلة فلا تبالي.♪♫♪
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.コンピュータを買ったの じゃあソフトを買いな
Bazılarınız, şöyle düşünebilir: "Çok abartıyor, aşırı büyütüyor"Nekateri si morda mislite: " Presneto, to je hiperbola.
Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadece제가 보기에는 어느 정도 과장이 있어요. 왜냐하면 대부분의 남자들에게
Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceשזה אני חושבת אבל מנופח כיוון שכל כך הרבה גברים, אם רק תשאלו
Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceوأنا اعتقد أن هذا أمر مبالغ فيه لأن الكثير من الرجال إذا قلت لهم فقط
Bence çok abartıyorsun.Ce putem face în realitatea asta?
Bence çok abartıyorsun.Elveszíted a valóságérzetedet.
Bence çok abartıyorsun.Je verliest je zin voor realiteit.
Bence çok abartıyorsun.Por favor, Albert. ¿Qué te pasa?
Bence çok abartıyorsun.Tu perd la vision de la réalité.
Bence çok abartıyorsun.Ты теряешь связь с реальностью.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.És ez nálam túlgesztikulálást jelent.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.Et dans mon jeu, cela signifie que vous surgesticulez.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.În mediul meu, asta înseamnă să exagerez gesturile.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.제 분야에서라면, 과장된 행동을 하는 것입니다
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.Nel mio campo, esagerate con i gesti.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.Und in meinem Spiel heisst das, man übergestikuliert.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.Và trong nghề nghiệp của tôi, thì đó có nghĩa là khoa tay múa chân quá đà.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.V mém případě to znamená, že přehnaně gestikulujete.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.W moim przypadku, przegestykulujecie.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.Y, como director, eso significa sobre gesticular.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.И, в моем случае, это означает, что вы совершаете много лишних жестов.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.И в моята професия, това означава, че вие свръхжестикулирате.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.І в моїй грі це значить, що ви надмірно жестикулюватимете.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.ובמשחק שלי, זה כרוך בשימוש במחוות מוגזמות.
Benim işimde de bu abartılı jestler yapmak demektir.و في مهنتي فذلك يعني المزيد من استخدام حركة اليد
İlgili Sayfalar