abartı ile cümle

abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Los amigos de Nat, Thomas y David a veces hacen bromas sobre ellos.
Anlatımdaki ve sayısal verilerdeki kasıtlı abartısıyla ünlüdür.Es famoso por sus deliberadas exageraciones, tanto narrativas como numéricas.
Philinus'un verdiği bu rakamlar abartılı görünmektedir.Estas últimas palabras, dice Tillemont, son extraordinarias.
Bu birincil kaynaklar çelişkili ve fazla abartılı olarak tanımlanırlar.Estas versiones primarias, no obstante, se describen como contradictorias y llenas de grandes exageraciones.
Romalıların yiğitlikleri ise oldukça ağdalı bir dille abartılarak sunulmuştur ki halk etkilensin.Un idiotismo común de los mendigos pide por un Groschen de sobra.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Es muy juguetona, comilona y crea muchos líos.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.La cifra es una probable exageración.
Bu durum genellikle "iyi" ve "kötü" davranışların abartılmasına varır.Sólo se consideran aptas las categorías «Buena» y «Excelente».
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Molte di queste cause sono extrarenali.
Philinus'un verdiği bu rakamlar abartılı görünmektedir.Ma quanto descritto da Socrate è attendibile?
Bir kahramanın bir karakter özelliği abartılarak sunulur.Il progresso del proprio personaggio viene salvato.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Oggi sono stati scoperti numeri di questo tipo molto più grandi.
Komik anlar kasten abartılmış.Le glume sono lungamente mucronate.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Часто цитируемое число в 92 тыс. погибших, как полагают, завышено.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Эти числа, возможно, преувеличены.
Bana o sahne fazla abartı geldi.Эта сцена нас достала.
Romalıların yiğitlikleri ise oldukça ağdalı bir dille abartılarak sunulmuştur ki halk etkilensin.Вера романтиков была чувством тревожным, ищущим.
Sayıları 51'i bulan Garip'in ilk örnekleri olan bu eserler, abartılı bir dille yazılmıştır.وقد كُتبت هذه الأعمال التي بلغ عددها 51 عملاً والتي كانت النماذج الأولى لتيار الغريب بلغةٍ مبالغٍ فيها.
Kogelnik abartılı şapkaları ve giysileriyle gittiği her yerde büyüleyici oldu.زوج مدخن تلك القبعات الفظيعة تحريرها.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.حيث سيكون هناك كمية من سلسلة ألفا أكثر من اللازم.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.إن كان هذا الرقم دقيقاً، فإنها على الأرجح تمثل نسبة كبيرة من أعداده في ذلك الوقت.
Ağırlık farkları çok abartılmıştır.ألفت الإنتباه زيادة الوزن المفرطة.
Fakat modern tarihçiler bunun abartılmış olduğunu düşünmekteydiler.Os historiadores modernos descartaram isso como muito improvável.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Esses números são certamente exagerados.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
Yaptıklarıyla -bir konu abartılsa bile- onlara hadlerini bildirdi.Ao que acudiu ele, testemunha, atalhando a conversação sobre semelhante objeto.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Het is echter mogelijk dat deze aantallen overdreven zijn.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Je plukt er alle bloempjes af En maakt het veel te grof.
Bu sayıyı "muhtemelen abartılı" olarak kabul eden tarihçiler de mevcuttur.Toch zijn er ook nog historici die deze geschiedenis 'vermoedelijk waarachtig' noemen.
Yaptığı şeyler abartılı bir biçimde yansıtıldı.De beelden die hij maakte zijn dan ook zeer expressief.
1980'lerde ise gecelik ve abartılı kıyafetler giydi.In de jaren 1960 maakte ze grote kleurrijke wandkleden.
Yaptıklarıyla -bir konu abartılsa bile- onlara hadlerini bildirdi.En als hij heeft begaan, zal het hem vergeven worden.
Bu durum genellikle "iyi" ve "kötü" davranışların abartılmasına varır.Z tego powodu jest często obiektem żartów i oskarżeń o „zbyt białe” zachowywanie się.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Niektórzy językoznawcy uważają jednak, iż liczba ta jest znacznie przesadzona.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Denna siffra anses numera för hög.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.Розмовляє з яскраво вираженим британським акцентом.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Том і Джеррі грають у всі спортивні ігри.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Втім цю ідею більшістю було відкинуто.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.Ймовірно, цифра 17.000 є перебільшенням.
Bazı şeyleri abartır.Це дає ряд переваг.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Але він як завжди бреше й продовжує брехати.
Fakat modern tarihçiler bunun abartılmış olduğunu düşünmekteydiler.Сучасні дослідники вважають такий підхід надто вузьким.
Video, insanların üne ulaşmak için takındığı abartılı durumlara değiniyor.Відео досліджує ті штучно роздмухувані ситуації, в яких опиняються люди, аби стати знаменитими.
Komik anlar kasten abartılmış.Зажурилися голоси, знітилися веселощі.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Současní historici považují i tento údaj za příliš časný.
Ancak, bazı tarihçiler bunun abartılı bir sayı olduğunu tahmin etmektedir.Nicméně, někteří historici tvrdí, že jakékoli číslo přesahující 600 je přehnané.
Bu haller başkalarına yüzeysel veya abartılı olarak görünebilir.Proto se mohou někomu zdát jako drzí či extravagantní.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Tím je relativizováno i celé lhaní.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Este foarte posibil ca aceste cifre să fie exagerate.
Bir kahramanın bir karakter özelliği abartılarak sunulur.Viața pierdută a unui personaj va trebui regenerată.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Istoricii moderni consideră aceste cifre ca fiind exagerate.
Avrupa'da tarih öncesi toplumlarda çok abartılı göğüsleri olan kadın figürleri yaygındı.Az ókori európai társadalmakban gyakoriak voltak a kihangsúlyozottan nagy mellű nőalak szobrok.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Ennek köszönhetően a számuk feltehetően magasabb.
Ancak 100 bin rakamı fazlasıyla abartılıdır.Mintegy 100 ezer szócikkének nagy része rendkívül részletes.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Tosin luvut ovat epäilemättä liioiteltuja.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Kaikki kappaleet säveltänyt ja sanoittanut Kauko Röyhkä.
Bu yaklaşım abartılı olabilir.Tämä on luultavasti liioittelua.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Elokuvassa Tomin ja Jerryn kuullaan poikkeuksellisesti puhuvan ja laulavan.
Ancak bugün bu rakam fazlasıyla abartılı bulunmaktadır.Tämä luku on varmastikin liian suuri.
Genellikle 92 bin kişinin öldüğü söylense de bu sayının abartılı olduğu düşünülmektedir.Ο συχνά αναφερόμενος αριθμός των 92.000 θανάτων πιστεύεται ότι είναι υπερτιμημένος.
İlgili Sayfalar