Ana içeriğe geç
Sözlük

aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Možná jsme vynálezci přebytku, ale plýtvání je problémem na celém světě.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Nós podemos ter inventado o excesso, mas o problema do desperdício é mundial.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Nous avons peut-être inventé l'excès, mais le problème du gaspillage est mondial.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Poate că noi am inventat excesul, însă problema deşeurilor este una mondială.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.We hebben weliswaar overdaad uitgevonden, maar het probleem van afval is wereldwijd.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Wir mögen die Maßlosigkeit erfunden haben, aber das Müllproblem ist global.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Да, мы, возможно, создали изобилие, но вместе с этим и мировую проблему отходов.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Може и да сме изобретили свръхпотреблението, но проблемът с излишъка е по целия свят.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.Так, ми, можливо, створили достаток, але разом з цим і світову проблему відходів.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.ויכול להיות שאנחנו המצאנו את העודף, אבל הבעיה של פסולת היא כלל עולמית.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.وربما تزيد الإخترعات، لكن مشكلة النفايات فى جميع انحاء العالم.
Ve biraz abartıya kaçmış olabiliriz, ama israf sorunu dünya çapında.廃棄物の問題は 世界中に広がっています 大きな問題です
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Dan suara seperti sebuah pernyataan berlebihan yang romantis.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Det låter som ett slags romantisk överdrift.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.En dat klinkt als een soort romantische overdrijving.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.E sembra quasi una sorta di esagerazione romantica.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Et cela sonne comme une sorte d'exagération romantique.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Ez egy eléggé romantikus túlzásnak hangzik.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Iar asta sună ca un fel de exagerare romantică.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.소설에나 나올법한 과장인 것같네요.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Og det lyder lidt som en romantisk overdrivelse.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.To zveni kot nekakšno romantično pretiravanje.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Und das klingt ein bisschen nach einer romantischen Übertreibung.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Và điều đó nghe giống như một sự cường điệu đầy tiểu thuyết.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Y esto suena como un tipo de exageración romántica.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Zní to jako romantická nadsázka.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Και αυτό ακούγεται ως μια ρομαντική υπερβολή.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Звучи като романтично преувеличение.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.Это звучит, как некое романтическое преувеличение.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.וזה נשמע כמו הגזמה רומנטית.
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.ويبدو ذلك ضربًا من المبالغة الرومانسية
Ve bu bir tür romantik abartma gibi geliyor.ところが実際 ヒトの神経系は毎秒 110 ビット以上の情報を
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Asta înseamnă că ne e mai greu să fim atenți la ceea ce este liniștit, subtil, modest.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pre nás náročnejšie venovať pozornosť tichým, jemným, decentným zvukom.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.A to znamená, že je pro nás těžší věnovat pozornost tichému, něžnému, zdrženlivému.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Cela signifie qu'il nous est plus difficile de prêter attention à ce qui est plus silencieux, subtil, raffiné.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Dan itu berarti lebih sulit bagi kita untuk menaruh perhatian pada kesunyian, kehalusan, kekerdilan.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.E isso significa que é mais difícil prestarmos atenção ao pacato e ao subtil, ao discreto.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.És ez azt jelenti, hogy nehezebb számunkra, hogy figyeljünk a csendesre, a finomra, a visszafogottra.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.이것은 우리가 조용하고 드러나지 않은 것들에 대해서 관심을 갖기가 점점 어려워지고 있다는 것을 뜻합니다.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Og det betyder, at det er sværere for os at være opmærksomme på det stille, på det subtile det underspillede.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.To oznacza, że trudniej nam skupić się na ciszy, na subtelności, na prostocie.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Và điều đó có nghĩa là chúng ta lại khó tập trung hơn khi nghe gì đó yên tĩnh, tinh tế nhẹ nhàng.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Αυτό σημαίνει πως μας είναι δυσκολότερο να προσέξουμε το σιωπηλό, το ανεπαίσθητο, το συγκρατημένο.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А значит, и нам становится труднее обратить внимание на тихое, тонкое, невысказанное.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.А това означава, че е по-трудно за нас да обърнем внимание на тихото, едва доловимото, недооцененото.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.Це означає, що нам стає важче приділяти увагу тихому, тонкому, стриманому.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.משמע שקשה לנו יותר לשים לב. לשקט, למעודן, למאופק.
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.وهذا يعني انه اصبح من الصعب ايضاً التركيز على الهدوء والاستقرار والفهم
Ve bu demek oluyor ki sessiz, göze çarpmayan ve abartısız olanlara dikkatimizi vermemiz daha zor.静かな呼びかけには なかなか注意が向かないということです 聴くという行為は理解の手段であって
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.E certo il problema nel dirlo, è che mi conoscete, a questo punto il rischio di un'iperbole è davvero facile.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.És a probléma, azzal amit mondok, természetesen az, hogy ezen ponton könnyen túlzásba eshetek.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Et bien sûr le problème en disant ça, c'est que vous savez, à ce stade on fait des hyperboles très facilement.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Het probleem door dat te zeggen is, natuurlijk, dat, na dit alles overdrijf je het heel erg makkelijk.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.그리고 이 말을 하는 데 있어서 문제점은 이 시점에서 아주 쉽게 과장 될 수 있다는 거죠.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Masalah dengan mengatakannya, tentunya, adalah pada titik ini resiko membesar-besarkan sangat mudah.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Och problemet med att säga det, är förstås, ni vet, vid det här laget blir det lätt överdrivet.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Oczywiście, problem w tym, że łatwo w tym miejscu o przesadę.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.O problema em dizer isto, claro, é que, nesta altura, arrisca-se a ser, facilmente, uma hipérbole.
Ve buradaki sorun, elbette ki, şu malum, bu noktada tüm hikayeyi abarttığı kolayca ortaya çıkabilirdi.Problema cu aceste cuvinte este că, desigur, știți, descrierea asta riscă hiporbolizarea foarte ușor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod