Ana içeriğe geç
Sözlük

aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu büyük ihtimalle bir abartı fakat o zaman böyle hissediyordum.استمع إلى هذا المقال على موقع PRI.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Es una enorme [sobre] simplificación
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Het is dus echt een zeer vereenvoudigde weergave van de werkelijkheid.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Obrovské zjednodušení.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Se on valtava yksinkertaistus.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Wir haben hier den gesamten Markt vor uns.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.Это колоссально упрощенное представление.
Bu ciddi(hatta abartılı) bir basitleştirme.هذا تبسيط ضخم للسوق
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Asta-i o nevoie medicală reală, efectiv o donaţie care salvează o viață.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dette er et rigtigt lægelig behov, bogstaveligt talt en livreddende donation.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dies ist eine wirkliche medizinische Notwendigkeit, buchstäblich eine lebensrettende Spende.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Dit is echt een medische noodzaak. Letterlijk een levensreddende donatie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Esta es una necesidad médica real, literalmente, una donación para salvar vidas.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.É uma necessidade médica real, um donativo para salvar uma vida.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Ez egy valódi orvosi szükséghelyzet, egy szó szerint életmentő adomány.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Gre za resnično zdravstveno potrebo, dobesedno za donacijo, ki rešuje življenje.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Il s'agit d'un besoin médical réel , littéralement un don pour sauver la vie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Ini adalah sebuah kebutuahan obat, sumbangan yang sangat berarti untuk menyelamatkan hidup seseorang.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.말 그대로, 생명을 살리는 기부였던 거죠.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.là một đóng góp cứu người
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Si tratta di un vero bisogno medico, una donazione che salva letteralmente una vita.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Tässä on kyseessä todellinen lääkinnällinen tarve, kirjaimellisesti hengen pelastava lahjoitus.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Tohle je reálná zdravotní potřeba, opravdu dar na záchranu života.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.To prawdziwa potrzeba zdrowotna, datek ratujący życie.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Αυτή είναι μια πραγματική ιατρική ανάγκη, κυριολεκτικά μια δωρεά που έσωσε μια ζωή.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Перед нами очевидная необходимость медицинской помощи, где деньги в буквальном смысле спасают жизнь.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Това е реална медицинска нужда, буквално живото-спасително дарение.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.Це реальна, медична допомога, де гроші буквально рятують життя.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.תרומה מצילת חיים פשוטו כמשמעו.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.هذا فعلا تبرع لإنقاذ حياة
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.最初の女性は 母親にギフトを買っただけでした
Bu karton sadece bir abartıdan ibaret değil.Der Cartoon übertreibt noch nicht mal besonders, weil
Bu karton sadece bir abartıdan ibaret değil.이 만화가 과장이 아닌 이유는
Bu karton sadece bir abartıdan ibaret değil.עכשיו, הקריקטורה היא לא מאוד מוגזמת,
Bu karton sadece bir abartıdan ibaret değil.الآن، الكرتون غير مبالغ فيه، لأن
Bu karton sadece bir abartıdan ibaret değil.生後すぐ別れ 大人になってのち
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Aku mengabaikannya, dan terus memerangi apa yang saya diasumsikan keberatan dari berlebihan kelezatan.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Én figyelmen kívül hagyta, és elment elleni amit feltételezhető, hogy az aggályokat egy eltúlzott csemege.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.En välittänyt siitä, ja meni torjunnasta mitä oletin olevan tunnontuskia ja liioiteltu herkku.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Eu ignorei, e passou a combater o que eu supus ser o escrúpulo de um delicadeza exagerada.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Ignorovala jsem ho, a pokračoval v boji proti, co jsem předpokládal, že je zábrany z přehnané pochoutka.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Ignorovala som ho, a pokračoval v boji proti, čo som predpokladal, že je zábrany z prehnané pochúťka.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.I zignorował go i poszedł na zwalczanie tego, co zakłada się, że skrupuły przesadnej delikatności.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Jag ignorerade det och fortsatte att bekämpa vad jag antas vara skrupler för ett överdriven delikatess.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Jaz ga ne upošteva, in šel na boj, kar sem domnevala, da je pomisleke o pretirana poslastica.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Jeg ignorerede det og gik om bekæmpelse af, hvad jeg formodes at være skrupler af en overdrevet delikatesse.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Je l'ai ignoré, et alla sur la lutte contre ce que je suppose être le scrupule d'un délicatesse exagérée.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.나는 그것을 무시하고 제가의 양심의 가책으로 간주 무엇 퇴치에 갔다 과장된 진미.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.L'ho ignorato, e proseguì la lotta contro quello che presume essere gli scrupoli di un delicatezza esagerata.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Tôi bỏ qua nó, và đi vào đấu tranh chống những gì tôi giả định là scruples của một phóng đại tinh vi.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Yo lo ignoré, y se fue a la lucha contra lo que supone que los escrúpulos de un delicadeza exagerada.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Аз го игнорира, и отиде на борбата с това, което се предполага да бъде скрупули на преувеличени деликатес.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Я проигнорировал это и продолжал борьбу, что я считать угрызений совести из преувеличенной деликатности.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.Я проігнорував це і продовжував боротьбу, що я вважати докорів сумління з перебільшеною делікатності.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.התעלמתי ממנו, והמשיך להילחם את מה שאני מניחה כי הוא המצפון של מוגזם מעדן.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.أنا تجاهل ذلك ، وذهب لمكافحة ما يفترض أن يكون وازع من مبالغا فيه طعاما شهيا.
Bunu görmezden geldi ve bir çekinmediler olduğu varsayılır mücadeleye ilişkin gitti abartılı bir incelik.誇張された珍味。 "考えられるすべての地上では、"私の結論、"あなたは私はあなたを助けるようにしなければなりません。"
Bunu resmi biraz abarttım çünkü konuyu anlaşılır kılmak istedim.핵심을 좀 더 분명하게 하기 위해 이런 과장된 그림을 그리기도 한답니다. 배를 어느정도로 크게 그려야 사람이 더 멀리 본다는 걸 표현할 수 있을까를 생각하다보니
Bunu resmi biraz abarttım çünkü konuyu anlaşılır kılmak istedim.どれだけ船が大きくて、乗ってる人がどれだけ 遠くを見ることができることになっても、全然構わない。 僕の頭の中で行う実験は、結果を解りやすくするために できるだけ大げさなものにした方がいいんだ。
Bu olduğunda saldırıları sönük ve abartı oluyor!Quando isso acontece, os seus ataques tornam-se lentos e demasiado óbvios.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aba ile cümle - Sayfa 31 - aba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App