aba ile cümle
aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom abartmıyordu.Tom wasn't exaggerating.
Sanırım abartılacak bir şey değil.I think it's no big deal.
Ona bir dahi dediğimde abartmıyorum.I'm not exaggerating when I call him a prodigy.
Onun bir dahi olduğunu söylemek abartı değil.It's no exaggeration to say that he's a prodigy.
Erkekler cinsel partnerlerinin sayısını abartma eğilimindedir.Men tend to exaggerate their number of sexual partners.
İnsanlar bazen kendi yeteneklerini abartırlar.People sometimes exaggerate their abilities.
Tom abartılı konuşuyor.Tom's exaggerating.
Ben ona o zaman abayı yaktım.I had a crush on him at the time.
Hikayenin abartılı olduğuna inansan iyi olur.You'd better believe that the story is exhagerated.
Tom Mary'ye abayı yakabilir.Tom might have a crush on Mary.
Tom abartıyor.Tom is exaggerating.
Ben sadece bunu abartmak istemiyorum.I just don't want to overdo it.
Burada konuları abartmayalım.Let's not overstate matters here.
Her şeyi abartmak istemiyorum.I don't want to overstate things.
Abartma, Jamal.Don't exaggerate, Jamal.
Abartmayı bırakın.Stop exaggerating.
Bazen abartırım.I sometimes exaggerate.
Büyükbabam onu abartmayı seviyor.Grandpa likes to overdo it.
Büyükbabam şeyleri abartmayı sever.Grandpa likes to overdo things.
İnsanların abartıyor olduklarını sanmıştım.I thought people were exaggerating.
Abaküs bir Çin icadıdır.The abacus is a Chinese invention.
Abaküs, Orta Çağ'da yaygın olarak kullanılmıştır.The abacus was widely used in the Middle Ages.
Abaküs bir hesaplama aracıdır.The abacus is a calculating tool.
İnsanların ilk hesaplama aracına abaküs denir.The first calculating tool of mankind is called an abacus.
Abaküsler hesaplama aracıdır.Abacuses are counting devices.
Leyla abartılı yaşam tarzından keyif alıyordu.Layla enjoyed her extravagant lifestyle.
Tom abartıyordu.Tom was exaggerating.
Senin abartma eğilimin var.You have a tendency to exaggerate.
Ben abartmıyordum.I wasn't exaggerating.
Sami Leyla isimli Müslüman bir kıza abayı yakmıştı.Sami fell in love with a Muslim girl named Layla.
Tom bazen abartıyor.Sometimes Tom exaggerates.
Tom çoğu zaman abartır.Tom often exaggerates.
Tom Layla'ya bir abajur ile vurdu.Sami hit Layla with a floor lamp.
Bence Tom abartıyordu.I think Tom was exaggerating.
Tom'un abartıyor olduğunu düşünüyorum.I think that Tom was exaggerating.
Tom olayları abartmayı sever.Tom likes to overstate things.
Tom abartıyor, değil mi?Tom is exaggerating, isn't he?
Bu çok abartılı olur Tom.It would be overkill, Tom.
Tom aba altından sopa gösterdi.Tom made a veiled threat.
Mary abartılı bir elbise giymişti.Mary wore an extravagant dress.
Abartmaya eğilimli.He tends to exaggerate.
Çoğu zaman abartır.He quite often exaggerates.
"Mübalağa", "abartı" demenin daha fiyakalısı."Hyperbole" is a fancy way of saying "exaggeration."
Tom abayı Mary'ye yakmıştı.Tom was smitten by Mary.
Başarılarımı abartma.Don't exaggerate my achievements.
Addis Ababa: Directorate of Information and Communication, Afrika Birliği Komisyonu.Addis Ababa: Directorate of Information and Communication, African Union Commission.
"Abancı ve Atıl Kutoğlu Türk modası için el ele"."Abancı ve Atıl Kutoğlu Türk modası için el ele".
Rafiq Abasov tarafından kurulmuştur.It was founded by Rafiq Abasov.
Thompson García, Ekvador, abandoned Kwamena Turkson, İsveç, def.Thompson García, Ecuador, abandoned Kwamena Turkson, Sweden, def.
ABAP programları geliştirme sisteminde oluşturulur ve ilk teste verilir.ABAP programs are created and undergo first testing in the development system.
Frank Abagnale, yaşam öyküsüne dair film haklarını 1980 yılında sattı.Frank Abagnale sold the film rights to his autobiography in 1980.
Rusya'da 2002 sayımına göre 37 942 Abaza yaşıyordu.According to the 2002 census, there were 37,942 Abazins in Russia.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.The caricature is historically meant to showcase exaggerated features of individuals.
Tana Gölü ve Sudan sınırı arasındaki Abay'ın sayısız kolları bulunmaktadır.There are numerous tributaries of the Abay between Lake Tana and the Sudanese border.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Now smitten with Oliver, Elio starts avoiding Marzia.
Abagnale evden kaçışından sonra babasını hiç görmedi.The real Abagnale never saw his father again after he ran away from home.
Yaptıklarıyla -bir konu abartılsa bile- onlara hadlerini bildirdi.It knew his campaigns, he subjected it to torment.
Kılıcı olmayan, abasını satıp bir kılıç alsın.’ dedi.”And the one who has no sword must sell his cloak and buy one.'"
Uyak düzeni ABBA (rima incrociata) veya ABAB'dir (rima alternata).So either awiiyag (which is the plural form) or awiya.
Claudius'un kendisi rahatsızlığını hayatını kurtarmak için abarttığını iddia etmiştir.Claudius himself claimed that he had exaggerated his ailments to save his life.