aba ile cümle
aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom gerçekten Mary'ye abayı yaktı.Tom really did fall for Mary.
Onun söylediği hafif bir abartıydı.What he said was a slight exaggeration.
Onu abartmış gibi görünüyorum.I seem to have overdone it.
Sanırım o bir abartma.I think that's an exaggeration.
O, Justin Timberlake'e abayı yaktı.She has a crush on Justin Timberlake.
Tom'un abarttığından eminim.I'm sure Tom is exaggerating.
Tom abarttığımı düşünüyor.Tom thinks I'm exaggerating.
Bizim için onun sevgisi abartılı görünüyor.His affection for us seems exaggerated.
Biraz abartmıyor musun?Aren't you exaggerating a little?
Ben sana abartmamanı milyon kez söyledim.I've told you a million times not to exaggerate.
Sen abartıyordun.You were exaggerating.
Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Tom Mary'ye abayı yaktı.Tom gave Mary his heart.
Addis Ababa'ya ne zaman gidiyorsunuz?When are you going to Addis Ababa?
Bunu fazla abartmayalım.Let's not get that carried away.
Abarttığını düşünüyorum.I think you're exaggerating.
O bir atılımı gerçekleştirmek için yeteneğini berbat bir şekilde abarttı.He badly exaggerated his ability to achieve a breakthrough.
Abartmaya değmezdi.It was no big deal.
Sen durumu abarttın.You've aggravated the situation.
Bu abartı değil.That's no exaggeration.
Boston abartılmış.Boston is overrated.
Sanırım Tom biraz abartıyor.I think Tom is exaggerating a little.
Aba altından değnek göster.Speak softly and carry a big stick.
Abaküs sayı saymada kullanılan bir araçtır.An abacus is a tool used in counting.
Biz abarttık.We exaggerated.
Abartıyordun, değil mi?You were exaggerating, weren't you?
Tom abartmaya eğilimlidir.Tom's prone to exaggeration.
Rapor abartılmış olabilir.The report may be exaggerated.
Ben bunu abartıyormuşum gibi göründüğünü biliyorum.I know it seems like I'm overreacting.
Tom tüm ağırlığıyla kapıya abandı.Tom pushed against the door with all his weight.
Abartmaman gerektiğini sana milyon kere söyledim.I've told you a million times that you shouldn't exaggerate.
O, abartılı bir inleme çıkardı ve elini kapı tokmağına koydu.He let out an exaggerated groan and put his hand on the doorknob.
Sanırım abartıyorsun.You're exaggerating, I think.
Abartıyorsun, değil mi?You're exaggerating, right?
Bunun bir abartı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's an exaggeration?
Her zaman abartıyorsun.You're always exaggerating.
Belki abarttım.Maybe I exaggerated.
Şimdi abartmayın.Now don't exaggerate.
Her zaman abartırsın.You always exaggerate.
Belki onu fazla abarttım.Maybe I overdid it.
Bütünüyle abartmıyorum.I'm totally not exaggerating.
Julia, pizzanın çok abartıldığını düşünüyor.Julia thinks pizza is over-rated.
Şirket kârını abarttı.The company overstated its profits.
Biraz abartılı oldu bu.That's a bit of an exaggeration.
Abartıyor musun?Are you exaggerating?
Onların önemini abartıyorsun.You overestimate their importance.
Tom, Mary'nin abarttığını düşündü.Tom thought Mary was exaggerating.
Bu abartmasız ve mecazi olarak harikulade.This is literally and figuratively out of this world.
Özür dilerim. Yeteneklerim abartıldı.I'm sorry. I overestimated my abilities.
Tom çok abartma eğilimindedir.Tom tends to exaggerate a lot.
Sanırım Tom abartıyor.Tom is exaggerating, I think.
Tom her zaman abartıyor.Tom is always exaggerating.
Tom sürekli abartıyor.Tom is always exaggerating.
Tom her zaman abartır.Tom always exaggerates.
Tom hep abartır.Tom always exaggerates.
Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile.This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.
Bana sorarsanız bu tamamen abartılı.If you ask me, it's completely overblown.
Abartmıyorum, biliyorsun.I'm not exaggerating, you know.
Ben abartmıyorum.I'm not exaggerating.
Biz bu dramayı abartmamalıyız.We shouldn't overdramatise this drama.