aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Eğitimin önemini abartmak mümkün değildir.It is impossible to exaggerate the importance of education.
Eğitimin önemini abartmak imkansız.It is impossible to exaggerate the importance of education.
Balıkçı yakaladığı balığın büyüklüğünü abarttı.The fisherman exaggerated the size of the fish he had caught.
Korku sık sık tehlikeyi abartır.Fear often exaggerates danger.
Onu harfi harfine almayın. O abartma eğilimindedir.Don't take it literally. He is inclined to exaggerate.
Konuyu fazla abartıyorsun.You're carrying this too far.
Yaşlı adam abartma eğilimindedir.The old man tends to exaggerate.
Rapor, salonun kapasitesini abarttı.The report exaggerated the capacity of the hall.
Tahrikçi önemsiz konuları abartma eğilimindedir.The agitator is inclined to exaggerate trivial matters.
Provokatör önemsiz konuları abartma eğiliminde olur.The agitator is inclined to exaggerate trivial matters.
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.This diamond ring is too extravagant for me.
Her şeyi abartmak gibi bir alışkanlığın var.You have a habit of exaggerating everything.
Her şeyi abartma alışkanlığın var.You have a habit of exaggerating everything.
Sorunu abartıyorsun.You are exaggerating the problem.
Oyundaki komik sahneler abartılıydı.The comic scenes in the play were overdone.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Abartmayı çok sever.He makes mountains out of molehills.
Onun mükemmel bir yazar olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a first-rate writer.
Onun dahi olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a genius.
Biz onun yeteneklerini abartamayız.We cannot overestimate her ability.
O acılarını abarttı.She magnified her sufferings.
Onu abartmamalıydım.I shouldn't have overdone it.
Gerçekleri abartmayalım.Let's not exaggerate the facts.
Onu abartmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid overdoing it.
İlk görüşte ona abayı yaktın mı?Did you fall for her at first sight?
Onu çok abarttın.You've overdone it.
İğrenç şeyler söylemeye ve yakınmalarını abartmaya eğilimlidir.He is apt to say atrocious things and to exaggerate his grievances.
Abartmaya gerek yok.There's no need to exaggerate.
O tamamen ona abayı yakmış.He is completely besotted with her.
Bayan Smith'in TV'ye bağımlı olduğunu söylemek bir abartı değil.It's not an exaggeration to say that Mrs. Smith is addicted to TV.
Tom abartma eğilimindedir.Tom tends to exaggerate.
Tom oldukça sık abartır.Tom quite often exaggerates.
Tom'un abartma eğilimi var.Tom has a tendency to exaggerate.
O her zaman kendi yeteneklerini abartır ve diğerleri genellikle ona inanır.He always exaggerates his own abilities and others often believe him.
Abartmıyor musun?Aren't you exaggerating?
Tom abanıp Mary'yi öpme cazibesine direndi.Tom resisted the temptation to lean over and kiss Mary.
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abarttı.Tom definitely overestimates his own ability.
Japonya'da hala bazen birinin abaküs kullandığını görüyoruz, ancak eskisi kadar sık değil.In Japan, we still sometimes see someone use an abacus, but not as often as we used to.
Onun şeyleri abartmak için bir eğilimi var gibi görünüyor.She seems to have a tendency to exaggerate things.
Abartma şimdi.Don't exaggerate now.
Sen biraz abartmıyor musun?Aren't you exaggerating a bit?
Abartmadan bahse gir.Bet without exaggerating.
Bunda abartacak ne var?What's the big deal?
Tom'un abarttığını sanıyordum.I thought Tom was exaggerating.
Bunu abartmayalım.Let's not overdo it.
Kendini abartmanı istemiyorum.I don't want you to overexert yourself.
Onun bir dahi olduğunu belirtmek abartı değildir.It's not an exaggeration to state that he is a genius.
Tom abartır.Tom exaggerates.
Ben abarttım.I exaggerated.
Böyle abartılı bir hikayeye inanmamı bekleme!Don't expect me to believe such a tall story.
Tom abarttı.Tom exaggerated.
Tom abartmış.Tom exaggerated.
Çin ekonomisinin istikrarı büyük ölçüde abartılmıştır.The stability of Chinese economy is substantially overestimated.
Abartılı görünüyorsun.You look puffy.
Beni abartma.You overestimate me.
Tom onu abartıyor.Tom is overdoing it.
Tom'un abartmadığını anlayabiliyorum.I can see Tom wasn't exaggerating.
Fark ettin mi, bilmem; ama Tom senin kızına abayı yakmış gibi duruyor.I don't know if you've noticed, but Tom seems to have fallen in love with your daughter.
Sen insanları abartıyorsun.You overrate people.

İlgili Sayfalar