Ana içeriğe geç
Sözlük

aşmaya ile cümle

aşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sa trærne til vintreet: Kom du og vær konge over oss!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sprachen die Bäume zum Weinstock: Komm du und sei unser König!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Disseram então as árvores � videira: Vem tu, e reina sobre nós.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Dissero gli alberi alla vite: Vieni tu, regna su di noi
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn , các cây_cối nói cùng cây nho rằng : Hãy đến cai_trị chúng_tôi .
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn, các cây cối nói cùng cây nho rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Et les arbres dirent à la vigne: Viens, toi, règne sur nous.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.나무들이 또 포도나무에게 이르되 너는 와서 우리의 왕이 되라 하매
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Luego dijeron los árboles a la vid: "¡Ven tú, y reina sobre nosotros!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Nato reko drevesa vinski trti: Pridi ti in kraljuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Niin puut sanoivat viinipuulle: `Tule sinä ja ole meidän kuninkaamme`.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potem rzekły drzewa do macicy winnej: Pójdź ty, króluj nad nami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potom povedaly stromy viniču: Nože poď ty, kraľuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Řeklo opět dříví vinnému kořenu: Poď ty a kraluj nad námi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Så sagde Træerne til Vinstokken: Kom du og vær vor Konge!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Setelah itu, berkatalah pohon-pohon kepada pokok anggur, 'Nah, kaulah yang menjadi raja kami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Şi copacii au zis viţei: ,Vino, tu, şi domneşte peste noi.`
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Toen gingen ze naar de wijnstok: 'U moet over ons regeren!'
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Και ειπον τα δενδρα προς την αμπελον, Ελθε συ, βασιλευσον εφ' ημων.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.И сказали дерева виноградной лозе: иди ты, царствуй над нами.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.После дърветата рекли на лозата: Дойди та царувай над нас.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.ויאמרו העצים לגפן לכי את מלוכי עלינו׃
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.فقالت الاشجار للكرمة تعالي انت املكي علينا.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹 木 對 葡 萄 樹 說 、 請 你 來 作 我 們 的 王
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹木對 葡萄 樹說 、 請 你 來作 我 們 的 王
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.A questo punto gli eventi cominciarono a prendere il sopravvento.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.C'est à ce stade que les événements ont commencé à me dépasser rapidement.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.De aici evenimentele au început să mă copleșească rapid.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Det var på dette tidspunkt, at omstændighederne i hastig udvikling begyndte at overhale mig.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Det var ungefär vid den tiden som händelserna snabbt började komma ikapp mig.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Đó là thời điểm các sự kiện bắt đầu ập đến tôi tới tấp.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Ez volt az a pont, amikor az események sodrása elkapott.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Foi neste ponto que os acontecimentos começaram rapidamente a ultrapassar-me.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Fue en este punto que comenzaron esos eventos que rápidamente me sobrepasaron.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.이 일을 시작으로 일련의 사건들이 저를 따라왔어요.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Pada saat itulah serentetan kejadian mulai menimpa saya bertubi-tubi.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Siinä vaiheessa tapahtumat alkoivat nopeasti vyöryä ylitseni.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Tegen die tijd begonnen de gebeurtenissen me te overweldigen.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.V tu dobu mě začaly rychle zaplavovat všechny ty události.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Właśnie w tamtym momencie wydarzenia zaczęły mnie przytłaczać.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Zu diesem Zeitpunkt begannen die Ereignisse sich zu überschlagen.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.Από εκεί και πέρα, οι εξελίξεις άρχισαν να με προσπερνούν ραγδαία.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.В този момент събитията започнаха да ме превземат.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.После этого ситуация быстро стала выходить из под контроля.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.מאותה נקודה האירועים התגלגלו במהירות מבלי שהיתה לי שליטה עליהם.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.وعند هذه النقطة كانت قد بدأت الأحداث تغمرني بسرعة.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.この時点で物事が急速に 一人歩きし始めたのです 入院を皮切りに
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Az igének megútálója megrontatik; a ki pedig féli a parancsolatot, jutalmát veszi.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Celui qui méprise la parole se perd, Mais celui qui craint le précepte est récompensé.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Chi disprezza la parola si rovinerà, chi rispetta un comando ne avrà premio
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Cine nesocoteşte Cuvîntul Domnului se pierde, dar cine se teme de poruncă este răsplătit. -
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Den, der lader hånt om Ordet, slås ned, den, der frygter Budet, får Løn.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Den som föraktar ordet hemfaller åt dess dom, men den som fruktar budet, han får vedergällning.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Den som forakter ordet, ødelegger sig selv; men den som frykter budet, han får lønn.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.El que menosprecia la palabra se arruinará, pero el que teme el mandamiento será recompensado
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Joka sanaa halveksii, joutuu sanan pantiksi; mutta joka käskyä pelkää, saa palkan.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Kdor zaničuje besedo Božjo, sebi škoduje; kdor pa se boji zapovedi, njemu se poplača.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Kdož pohrdá slovem Božím, sám sobě škodí; ale kdož se bojí přikázaní, odplaceno mu bude.
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Kẻ nào khinh lời dạy , ắt bị hư bại ; Còn ai kính sợ giới mạng , nấy được ban thưởng .
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Kẻ nào khinh lời dạy, ắt bị hư bại; Còn ai kính sợ giới mạng, nấy được ban thưởng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod