Aşikar olan hacmin değiştiğidir.Og den åbenlyse ting der ændrer sig, er størrelsen.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.Şi cel mai evident lucru care se schimbă este dimensiunea sa.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.Und die offensichtliche Sache, die sich ändert, ist ihre Grösse.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.Y lo obvio es que cambia su tamaño.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.И очевидной вещью, которая меняется, является размер.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.Очевидното нещо е, че тя променя размера си.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.הדבר שמשתנה באופן ברור הוא הגודל שלה.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.الشيء الملاحظ في التغيير هو الحجم.
Aşikar olan hacmin değiştiğidir.この結果を得てから 全体を見れるアリがいないことを踏まえて
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.당연히, 만약 그분이 하나님이라면, 그것이 뜻하는 것은 하나님께서 질문하시는 것은 그분이 아닌 여러분을 이롭게 하려고 하는 것입니다.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Očividne, ak On je Boh, potom by to znamenalo, že keď dáva otázku, je to pre váš prospech, nie jeho.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Očividně, jestli On je Bůh, pak by to znamenalo, že když pokládá otázku, je to pro váš prospěch, ne Jeho.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Oczywiście, jeśli On jest Bogiem, to znaczy, że kiedy zadaje pytanie, zadaje je dla twojej korzyści, nie Jego.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Ovviamente, se è Dio, ciò significa che quando vi fa una domanda lo fa per il vostro bene, non per il Suo.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Valóban, ha Ő Isten, akkor ez azt jelenti, hogy amikor feltesz egy kérdést, azt a mi érdekünkben teszi fel.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Want, als Hij God is, wil dat zeggen dat als Hij de vraag stelt dit tot jouw voordeel is, niet het Zijne.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Wenn es Gott ist, der uns eine Frage stellt, dann zu unseren Gunsten, nicht zu Seinen.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Вочевидь, якщо Він — Бог, то це значить, що якщо Він задає питання, то це робиться для вас, а не для нього.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Очевидно, ако той е Бог, тогава ще означава че ,когато Той пита въпроса, то е за твоя полза, не Негова.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.Очевидно, если Он Бог, тогда это означает, что когда Он задает вопрос, то это для твоего блага, не для Его.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.כמובן, אם הוא אלוהים, זה אומר שכשהוא שואל שאלה, זה לטובתכם, לא לשלו.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.من الواضح، إذا كان هو الخالق، فان ذلك يعني إنه حينما سألك سؤالاً، فإنه لمصلحتك وليس مصلحته.
Aşikar olarak, O Tanrı ise, o halde bu sorunun Onun değil, sizin yararınıza olduğu anlamına gelir.神自身ではなく あなたの利益のために 質問するのです 神が「お前は手に何をもっているか」と言うとき
Aşikar olmayan bir sıfır uzayı olduğu için tersi alınamaz ve determinantı 0 olmak zorundadır. - -A ponieważ ma nietrywialne jądro, nie może być odwracalna i jej wyznacznik musi być równy 0.
Aşikar olmayan bir sıfır uzayı olduğu için tersi alınamaz ve determinantı 0 olmak zorundadır. -Asi que ahora tenemos una interesante ecuacion de polinomio justo aqui. La podemos multiplicar.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.C'est particulièrement évident à l'ouest, en commençant par l'Angleterre et la Hollande au temps des Lumières.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.É especialmente evidente no Ocidente, a começar na Inglaterra e na Holanda na época do Iluminismo.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.E evident în Vest mai ales, începând cu Anglia și Olanda în vremea Iluminismului.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es ist besonders offensichtlich im Westen, beginnend mit England und Holland um die Zeit der Aufklärung.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es muy evidente en Occidente empezando con Inglaterra y Holanda alrededor de la era de la Ilustración.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Het is vooral duidelijk in het westen, beginnend bij Engeland en Nederland rond de tijd van de Verlichting.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Je to zvláště patrné na Západě, a začalo to v Anglii a v Holandsku v období osvícenství.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.특히 계몽시대에 영국과 네덜란드에서 번져나가기 시작한 서양권에서 두드러지게 나타납니다.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Különösen világos ez Nyugaton, kezdve Angliával és Hollandiával a Felvilágosodás kora körül.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Szczególnie widoczny na Zachodzie, rozpoczęty w Anglii i Holandii, w okolicy epoki Oświecenia.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Είναι ιδιαίτερα εμφανές στην Δύση, αρχίζοντας με την Αγγλία και την Ολλανδία κοντά στην εποχή του Διαφωτισμού.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Зокрема це було помітно на Заході, в Англії та Голландії у часи Просвітництва.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особенно очевидно это было на Западе, начиная с Англии и Голландии в течение Эпохи Просвещения.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особено очевидно е в Запада, започвайки от Англия и Холандия около времето на Просвещението.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.זה בולט במיוחד במערב, החל מאנגליה והולנד, בערך בתקופת ההשכלה.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.إنها دليل خاص في الغرب , إبتداء من إنجلترا وهولندا تقريباً في عصر التنوير .
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.特に西洋では顕著です では数千年から数年のスケールで
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok. Bu aşikâr.Няма смисъл да се опитвам с моя кофти късмет.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Eu sei que é óbvio, mas tenho de terminar com o símbolo mais poderoso de mudança, Gandhiji.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Het ligt voor de hand, maar ik moet eindigen met het meest krachtige symbool voor verandering, Gandhi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Ich weiß, es ist naheliegend, aber ich muss mit dem stärksten Symbol des Wandels enden, mit Gandhiji.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Je sais que c'est évident, mais je dois finir avec le symbole le plus puissant du changement, Gandhi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.너무도 자명하지만, 가장 강력한 변화의 상징인 간디를 예로 들면서 맺을까 합니다.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Saya tahu ini sangat jelas, tapi saya ingin mengakhiri dengan simbol perubahan yang sangat kuat, Gandhi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.So che è una cosa ovvia ma devo concludere con il nostro più potente simbolo di cambimento, Gandhi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Ştiu că este evident, dar trebuie să închei cu cel mai puternic simbol al schimbării, Gandhiji.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Tudom, hogy egyértelmű, de a változás legerőteljesebb szimbólumával kell befejeznem, Gandhi-val.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Viem, že je to zrejmé, ale musím skončiť najsilnejším symbolom zmeny - Gándhidžim.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Vím, že to bude samozřejmé, ale musím skončit nejsilnějším symbolem změny, velkým Gándhím.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Wszyscy wiemy, że za najpotężniejszy symbol zmian uchodzi Ghandi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Y ya sé que es obvio, pero he de terminar con el símbolo más poderoso de cambio, Gandhi.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Ξέρω ότι είναι προφανές, αλλά θέλω να τελειώσω με το πιο δυνατό σύμβολο της αλλαγής , τον Γκάντι.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Знам, че е очевидно, но трябва да приключа с най-мощния символ на промяна, Гандиджи.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.Я знаю, это всем известный факт, но я хочу закончить выступление самым мощным символом перемен — Ганди.
Biliyorum, çok aşikar, ama değişimin en güçlü sembolü olan Gandhi ile bitirmeliyim.אני יודעת שזה מובן מאליו, אבל אני רוצה לסיים עם הסמל הגדול ביותר של השינוי - גנדי.