Ana içeriğe geç
Sözlük

aşikar ile cümle

aşikar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çurkin, "Bu şartlar altında maalesef sonuç aşikardır." dedi."Under those circumstances, unfortunately, the outcome would be obvious," Churkin said.
Basit / bariz/ aşikâr alan "bilinen bilinenleri" temsil eder.The simple/obvious/clear domain represents the "known knowns".
Bu hatıraları gün be gün gayet uzun ve detaylı şekilde hemen daha unutmadan kaleme aldığı aşikardır.1995. (mehrbändig) 잊지못할 일들은 너무빨리 잊어버린다 Unvergessliche Dinge zu schnell vergessen.
Asikaraağaç (Acıpayam) isyanını bastırmıştır.Il est sauvé son accent (qui détrompe les émeutiers).
Philippus'un tüm yaşamı boyunca çatışmadan kaçınmış olduğu aşikardır.Le désir de Philippus d'éviter les conflits est évident tout au long de sa vie.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Parfois, certaines sont indigènes.
Birçok kitabında etkisinin aşikar olduğu görülebilen Terence McKenna ile arkadaşlık yaptı.Fue amigo del psiconauta Terence McKenna, cuya influencia es evidente en varios libros.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Ninguno de ellos es indígena.
(Böylece âşikâr performans etkisi olmaksızın yorumlanan dillerin kullanımı artırılmıştır.)Власть и СМИ: общий «язык вражды» (рус.).
Bu türlü surlara erişilebilse bile bir askerî birlikle buralarda savaşa girişmenin imkansız olduğu aşikardı.С такими войсками выиграть войну немыслимо… Что мы могли сделать?
Organizmaların Dünya'da yaşamın tarihi boyunca değiştiği, ya da evrimleştiği aşikar bir olgudur.É um fato incontestável que os organismos mudaram, ou evoluíram, ao longo da história da vida na Terra.
Tarih çalışmalarının Claudius'un üzerindeki etkisi aşikârdır.É óbvia a influência do estudo histórico em Cláudio.
Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır.O conceito de Zetética opõe-se ao de Dogmática.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Nenhum deles é indígena.
Gürültülü ve aşikardı.Завжди було шумно й весело.
Bu su eksikliğinden dolayı Mısır halkına yetişecek yiyecek olmayacağı aşikardı.Прості українці не любили цей район через відсутність води.
Gürültülü ve aşikardı.Ήταν ευχάριστος και δημοφιλής.
Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır.Ο πίνακας θεωρείται γενικώς ότι αποδίδει την θρησκευτική αντίληψη του Φρίντριχ.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Đáng ngạc nhiên là rất ít trong số này là người bản địa.
Germiyanoğulları zamanında ise adı, "Asikaraağaç" olmuştur.その別(わけ)の子孫がいた所であることから、別子という名がうまれてきたと云われている。
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.最初他們其中至少一部分人是印度教徒。
Evrenin durağan olmadığı aşikar, ama genişleyen olunca, Einstein bu ek terimi atmak için hızlı oldu.当他知道宇宙不是静态的而是正在膨胀时,爱因斯坦马上在相对论中去掉了宇宙常数。
Bu kimliklerini, sadece kendilerine mânen yakın gördükleri insanlara uygun gördükleri zamanda âşikâr ederler.牠們以緩慢而出名,當被人類捕到時,甚至僅用一隻手就可以抓住牠們。
Germiyanoğulları zamanında ise adı, "Asikaraağaç" olmuştur.조선시대의 남자 아이들은 ‘아명(兒名)’이라고 하여 어릴 때 쓰던 이름이 따로 있었다.
Asikaraağaç (Acıpayam) isyanını bastırmıştır.그의 일당 신응희(申應熙), 이규완 등도 따라 도주하였다.
Yani çekilen filmin yeni bir dille bir şeyler anlatmak istediği aşikardı.נהניתי לכתוב סצנות חדשות, ולספר בדרך אחרת את הסיפור.
Philippus'un tüm yaşamı boyunca çatışmadan kaçınmış olduğu aşikardır.Желанието на Филип да избягва конфликти е очевидно през цялото време на неговия живот.
Gürültülü ve aşikardı.Bol veľmi hlučný a poruchový.
Gürültülü ve aşikardı.Õudne ja lõbus.
0 olmasının sebebi ise, bu matrisin aşikar olmayan bir sıfır uzayı olması. - -Y porque tiene un espacio nulo no trivial, no puede ser invetible y su determinante tiene que ser igual a 0.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.C'est que l'on peut glisser subtilement vers la propagande.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Det vækker mindelser om propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.E chiaramente devia verso la propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Ez nyilvánvalóan propagandába hajlik.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Jelas kelihatan bahwa ini mengarah ke propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.이런 가치와 프로파갠더는 종이 한 장 차이일 수 있으니까요.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Nó rõ ràng là xoay chiều tới các cuộc tuyên truyền.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Och det finns anledning till misstänksamhet och osäkerhet. Det lutar uppenbarligen åt propagandahållet.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Prudce se mění v propagandu.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Sicherlich geht dies schon in die Richtung von Propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Tende obviamente para a propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.To oczywiście zmierza w stronę propagandy.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Y existe una razón de sospecha e incertidumbre sobre esto, que gira evidentemente en torno a la propaganda.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Μοιάζει επικίνδυνα με προπαγάνδα.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Има причина за известни подозрения и несигурност в тази връзка. Това очевидно клони към пропаганда.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.Она явно меняется в зависимости от пропаганды.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.זה סוטה באופן מאוד ברור לכיוון פרופגנדה.
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.ومن الواضح أن سبب ذلك هو الدعاية
Aşikar bir biçimde propagandaya karşı fikrimizi değiştiriyor.しかし現在はメディアも多様化し
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.C'est évident. Nous allons du plus concret au plus abstrait.
Aşikardır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.C'est une évidence. Nous allons de ce qui est net vers ce qui est flou.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Det är självklart. Vi går från det klaraste till det luddigaste.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Det er tydeligt. Vi går fra den tydeligste ting til den uskarpeste ting.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.É evidente. Partimos do mais claro para o mais vago.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.E' ovvio. Andiamo dalle cose più chiare alle cose più sfuocate.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Es ist offensichtlich. Wir gehen vom greifbarsten Gegenstand zum am wenigsten greifbaren Gegenstand.
Aşikardır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Es obvio. Procedemos desde lo que es más claro hacia lo más confuso.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Es obvio. Vamos de lo más definido a lo más difuso.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Este evident. Începem cu cele mai clare lucruri și continuăm cu cele mai neclare.
Aşikârdır ki, biz en şeffaflıktan en karmaşıklığa doğru gidiyoruz.Ini nyata. Kita berjalan dari hal yang paling jelas ke yang paling tidak jelas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod