Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Je isté, že je posmech posmievačov u mňa, a moje oko má dlieť na ich poburovaní!
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Je suis environné de moqueurs, Et mon oeil doit contempler leurs insultes.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Jistě posměvači jsou u mne, a pro jejich mne kormoucení nepřichází ani sen na oči mé.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Kẻ cười nhạo vây chung quanh tôi, Mắt tôi hằng nom sự sỉ nhục của chúng nó.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Kẻ cười nhạo vây chung_quanh tôi , Mắt tôi hằng nom sự sỉ_nhục của chúng_nó .
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.나를 조롱하는 자들이 오히려 나와 함께 있으므로 내 눈이 그들의 격동함을 항상 보는구나
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.No hay conmigo sino burladores, y mis ojos contemplan su hostilidad
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Non sono io in balìa di beffardi? Fra i loro insulti veglia il mio occhio
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Orang menjadikan aku bahan ejekan; kulihat betapa mereka melontarkan sindiran
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Res zasmehljivci so pri meni, in oko moje mora gledati njih bridko žaljenje.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Sannelig, spott omgir mig på alle kanter, og mitt øie må dvele ved deres trettekjære ferd.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Sînt înconjurat de batjocoritori, şi ochiul meu trebuie să privească spre ocările lor.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Spotzieke lieden omringen mij en waar ik ook kijk, zie ik hen die mij beledigen.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Totisesti, pilkka piirittää minua ja silmäni täytyy yhä katsella heidän ynseilyänsä.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.visselig, Spot er min Del, og bittert er, hvad mit Øje må skue.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Zaiste naśmiewcy są przy mnie, a w ich draźnieniu mieszka oko moje.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.zest magadnál rendelj, kérlek, nékem; [különben] ki csap velem kezet?
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Δεν ειναι χλευασται πλησιον μου; και δεν διανυκτερευει ο οφθαλμος μου εν ταις πικριαις αυτων;
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Если бы не насмешки их, то и среди споров их око мое пребывало бы спокойно.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Сигурно ми се присмиват; И окото ми трябва постоянно да гледа огорченията им!
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.אם לא התלים עמדי ובהמרותם תלן עיני׃
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.لولا المخاتلون عندي وعيني تبيت على مشاجراتهم.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.真 有 戲 笑 我 的 在 我 這 裡 、 我 眼 常 見 他 們 惹 動 我
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.真 有 戲笑 我 的 在 我 這裡 、 我眼 常 見 他 們惹動我
Daha oncede bu antlasmanın Prusyayı bölmek ve (tahrip etmek) asagılamak oldugundan bahsetmiştim.프로이센 왕국에게 굴욕을 주었다는 점을 이야기 했습니다.
Daha oncede bu antlasmanın Prusyayı bölmek ve (tahrip etmek) asagılamak oldugundan bahsetmiştim.la Prussia e di umiliarla.
Daha oncede bu antlasmanın Prusyayı bölmek ve (tahrip etmek) asagılamak oldugundan bahsetmiştim.Prus i upokarzenia Prus.
Daha oncede bu antlasmanın Prusyayı bölmek ve (tahrip etmek) asagılamak oldugundan bahsetmiştim.Як я згадував, цей мир був цілковито шахрайською змовою проти Прусії.
Daha oncede bu antlasmanın Prusyayı bölmek ve (tahrip etmek) asagılamak oldugundan bahsetmiştim.بروسيا , و بروسيا المذلة
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.A fost umilit şi a simțit nevoia să umilească pe altcineva ca să se impună.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Dia direndahkan dan untuk mengembalikan percaya dirinya dia harus merendahkan orang lain.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Elle a été humiliée et a eu besoin d'humilier quelqu'un d'autre pour s'affirmer
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Er musste deshalb jemand anderen demütigen, um Selbstbehauptung zu zeigen.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.È stato umiliato e doveva umiliare qualcun altro per rivendicarsi.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Fue humillado y debía humillar a alguien para reivindicarse.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Hij was vernederd en moest iemand anders vernederen om zichzelf te bevestigen.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.놀림을 받아 창피해졌기 때문에, 자기를 내세우려고 다른 사람을 놀리는거죠.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Ponížili ho a potreboval ponížiť niekoho iného, aby sa on sám presadil.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.И он был сейчас подавлен, ему нужно было посмеяться над кем-то для самоутверждения.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.Його принижували, і йому потрібен був хтось, кого б він принижував, щоб відстояти власну гідність.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.הוא הושפל והיה צריך להשפיל מישהו אחר לחיזוק עצמי.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.كان مُهاناً ،وكان بحاجة لإهانة شخص آخر لإرضاء ذاته.
Kendisini aşağılanmış hissettiği için o da kendini kabul ettirmek amacıyla birilerini aşağılamak istiyordu.その相手が僕でした 僕は背が低く 不利な立場にいました
- Kesinlikle olmaz! Bizi aşağılamayın Doktor.Såra oss inte, doktorn!
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.Alors elle lui parla ainsi: L`esclave hébreu que tu nous as amené est venu vers moi pour se jouer de moi.
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi."Die Hebreeuwse slaaf, die je hier hebt rondlopen, probeerde mij te verkrachten.
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.이 말로 그에게 고하여 가로되 당신이 우리에게 데려온 히브리 종이 나를 희롱코자 내게로 들어 왔기로
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.og sagde så det samme til ham: "Den hebraiske Træl, du bragte os til at drive Spot med os, kom ind til mig;
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.ותדבר אליו כדברים האלה לאמר בא אלי העבד העברי אשר הבאת לנו לצחק בי׃
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.فكلمته بمثل هذا الكلام قائلة دخل اليّ العبد العبراني الذي جئت به الينا ليداعبني.
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.就 對 他 如 此 如 此 說 、 你 所 帶 到 我 們 這 裡 的 那 希 伯 來 僕 人 、 進 來 要 戲 弄 我
Ona da aynı şeyleri anlattı: ‹‹Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.就 對 他 如此 如此 說 、 你 所 帶到 我 們這裡 的 那 希伯 來 僕人 、 進來 要 戲弄我
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Aku hanya perlu minta maaf.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Chỉ cần tớ xin lỗi và năn nỉ là được thôi mà. Chịu mắng một chút là qua thôi, cậu nhịn đi.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Devo solo scusarmi e implorare clemenza. Probabilmente sarō solo un po' sgridata. Non andare.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Je dois juste m'excuser et demander pardon. On va probablement juste me crier un peu dessus. Retiens-toi.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Mindössze elnézést kell kérnem tőle. Valószínűleg csak kapok egy kis fejmosást. Hagyd.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Prostě se musím omluvit a nechat se od ní ponižovat.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Sólo tengo que disculparme y rogar por indulgencia. Probablemente sólo me gritarán un poco. Resiste.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.Trebuie doar sa imi cer iertare si sa cer indulgenta. O sa fiu doar certata. Stai linistita.