Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Pero cuando la ira se convierte en desprecio, han sido rechazados.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Wenn aber Ärger zu Verachtung wird, war's das für Sie.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Αλλά όταν ο θυμός γίνεται περιφρόνηση, σας έχουν απορρίψει.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Але якщо злість перетворилась у зневагу - вас відцуралися.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Но когато гневът се превърне в презрение, тогава напълно ви пренебрегват.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.Но когда гнев превращается в презрение, вы списаны со счетов.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.אבל כשכעס הופך לבוז, אתה יצאת מהמשחק.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.لكن عندما يتحول الغضب إلى إزدراء، لقد تم فصلك.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.もうそこまでです 侮蔑とは道徳的上位に立っているということだからです
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Aber aus so einer Forderung wurde nichts, außer Spot und Hohn?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Czy te roszczenia nie powodowały pogardy i kpiny?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?És ennyi követeléssel mindössze megvetést és gúnyolódást értek el?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?하지만 그러한 권리주장이 단지 경멸이나 조소의 대상이 되지 않았나요?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?La toate aceste plângeri nu aţi putut răspunde decât prin dispreţ şi batjocură?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Maar zo'n claim heeft niet geresulteerd in iets anders dan hoon en spot?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Mais une telle plainte peut-elle aboutir à autre chose qu'un résultat méprisant et ridicule ?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Ma questa frase non era nient'altro che di derisione e scherno?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men förfrågan föranledde bara hån?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men förfrågan föranledde bara hån?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men sådan et krav har ikke resulteret i andet end hån og latterliggørelse?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Mutta moinen ei johtanut mihinkään muuhun kuin halveksuntaan ja pilkantekoon?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nevedla to ale pouze k výsměchu a opovržení?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nhưng tuyên bố như vậy đã không có kết quả gì ngoài sự khinh bỉ và nhạo báng?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nhưng tuyên bố như vậy không có kết quả, thế còn khinh miệt và nhạo báng?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?¿Pero tal reclamo no resultó en nada más que en desprecio y ridículo?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Tapi pernyataan semacam itu tak menghasilkan apa pun selain makian dan ejekan?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Αλλά μια τέτοια αξίωση είχε ως αποτέλεσμα... μόνο περιφρόνηση και γελοιοποίηση;
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?- Но отговорите Ви не са ли били пълни с презрение и подигравки?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Но такое утверждение не привело ничего, кроме презрения и насмешек?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?אך טענות אלה לא נענו ?אלא בבוז ולעג
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?ولكن هذا الادعاء لم يؤدي لشيء عدا بعض السخرية و السخافة؟
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?以前は ちゃんと返事したさ
Benim hayatım onun gibi salak bir kız yüzünden mahvoldu. Bu bir aşağılama.La mia vita rovinata, per colpa di una stupida ragazza come lei, quello è un insulto.
Benim hayatım onun gibi salak bir kız yüzünden mahvoldu. Bu bir aşağılama.Животът ми да се провали заради глупачка като нея, това е обидно.
Bizi aşağılamayın Doktor.- Beleidigen Sie uns nicht, Doktor.
Bizi aşağılamayın Doktor.- Beleidigen Sie uns nicht, Doktor.
Bizi aşağılamayın Doktor.Ei tule kuuloonkaan. -Älkää loukatko meitä.
Bizi aşağılamayın Doktor.- În nici un caz!
Bizi aşağılamayın Doktor.No nos insulte doctor.
Bizi aşağılamayın Doktor.Vous nous blesseriez, docteur.
Bu bir aşağılama. Aptal? Baş belası-aptal.Itu.. penghinaan bodoh? si bodoh yang merepotkan
Bu bir aşağılama. Aptal? Baş belası-aptal.구건 모욕입니다
Bu bir aşağılama. Aptal?Dat is een belediging. stom?
Bu bir aşağılama.C'est une insulte.
Bu bir aşağılama.Das ist eine Beleidigung
Bu bir aşağılama.Det är en kränkning.
Bu bir aşağılama.Det er en fornærmelse
Bu bir aşağılama.E o insulta.
Bu bir aşağılama.Thì quả là điều sỉ nhục.
Bu bir aşağılama.To by mnie obrażało!
Bu bir aşağılama.To je urážka.
Bu bir aşağılama.Αυτό είναι προσβολή.
Bu bir aşağılama.Обидно.
Bu bir aşağılama..זו העלבה
Bu bir aşağılama.هذه اهانه
Bu bir aşağılama.バカ?
Bu özünde var, psikolojik olarak bir ülke için aşağılama ve utanç krizinden daha kötüsü yoktur.La raíz de esto es, psicológicamente, una crisis de humillación y vergüenza, y no hay nada peor para un país.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Deveras estou cercado de zombadores, e os meus olhos contemplam a sua provocação!
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Fürwahr, Gespött umgibt mich, und auf ihrem Hadern muß mein Auge weilen.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Ja, i sanning är jag omgiven av gäckeri, och avoghet får mitt öga ständigt skåda hos dessa!