aşırı ile cümle

aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu populasyonun yok olması aşırı avlanmaya bağlanmış olsa da iklimin değişikliği nedeniyle de olabilir.Ova vrsta lava je vjerojatno izumrla zbog lova ili promjena u klimi.
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Drugi razlog za prevenciju je izbjegavanje glavobolje uslijed pretjeranog uzimanja lijekova.
Aşırı derecede güçlü bir Ateşbükücüdür.Ima vrlo osjetljiv okidač!
Ancak bu bağın aşırı zayıflığı, sistemin aşırı asiditesine katkıda bulunur.Međutim, jačina te veze potječe od ekstremne kiselosti sustava.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Merkurovo tlo jednako je razmrvljeno i rahlo kao i Mjesečevo.
Vücudu aşırı derecede sıskadır.Tijelo je relativno visoko.
Aşırı yorgunluk nedeniyle geçirdiği kriz sonucu bilimsel çalışmalarına ara vermek zorunda kalır.Zbog slabog vida, morao je napustiti dalji znanstveni rad.
C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.Naknadno pacijenti shvate da je strah pretjeran i bezrazložan.
Ya da aşırı talep varsa fiyatı yükseltir.Ako nema dovoljno ponuda, cijena se povećava.
İlaçların aşırı kullanımı (örneğin - bakterilerde antibiyotik direncine neden olur).Bolest se liječi ovisno o uzroku (antibakterijski lijekovi kod bakterijske upale).
Şekli ne olursa olsun aşırı güce başvurulması kabul edilemez" dedi.Očito je da rješenje nije postulirati nešto još nevjerojatnije".
Aşırı veya gereksiz küfür kelimeler içeren uygulamalar.Maknite se nepotrebnog i suvišnog hrvatovanja!
"Nymphetamine" sözcüğünün kelime anlamı bir kıza olan aşırı bağımlılıktır.Izraz "utemeljitelj" se može se primjenjivati na više od jedne osobe.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Bezobziran je prema drugima i brine samo o sebi.
Zaman Lordları (ya da en azından Doktor) aşırı derecede hızlı okuyabilir.U Isusovo doba vrlo malo ljudi je znalo čitati, a još manje pisati (uglavnom pisari i svećenici).
Serinletici içecekler içmede de aşırı gidilmemelidir.Nesmije se dodavati razrijeđeni niti nerazrijeđeni alkohola.
Taktik sorunları ile ilgili aşırı görüş ayrılıkları sosyalistlerin birleşmesine yol açtı.Razmjena kritika o načinu vođenja taktike potpuno je posvađala vodeće osobe.
Başlangıçta, şov, Kurt'ün aşırı gösterişli olması üzerine eğilimliydi.Već na samom početku vidjelo se da su Lakersi puno agresivniji.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klima je izrazito suha, a temperature osciliraju od ekstremnih vrućina do sezonskih noćnih hladnoća.
Doğal bitki Örtüsü yönünden bölgeye göre aşırı bir zenginliğe sahiptir.U prijelaznoj zoni nalazi se veće bogatstvo vrsta.
Şubat görüşmesinden önce de Schuschnigg aşırı bir baskı altındaydı.Už pred stretnutím vo februári bol Schuschnigg pod vážnym tlakom.
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Preto ho nie je možné tvárniť za tepla ani za studena.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.Príčinou smrti bolo predávkovanie drogami.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Svoju rodinu opísala ako "veľmi kresťanskú".
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.Matka nebola veľmi nábožensky založená a tak si na to nepotrpela ani vo výchove.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Povrch Merkúru je veľmi starý a je veľmi podobný povrchu Mesiaca.
Aşırı yoksulluğun ve açlığın yok edilmesi.Bolo narušené poľnohospodárstvo a prepukla chudoba a hladomor.
Ne olursa olsun, ekonomik ve politik durum dengelenmişti ve aşırıcılığın yükselmesi zayıflamıştı.V tomto období síce vládol mier a bezpečnosť, ale politická situácia sa vyhrocovala.
Bu patolojik durum kısaca aşırı-ekspresyon olarak da tanımlanabilir.Krátkodobá únava môže byť tiež sprievodným prejavom tejto liečby.
Arnavut aşırı sağcılarca kullanılıyor.Fenoltaleín sa používa ako preháňadlo.
Aşırı derecede Katolik yanlısı bir siyaset izledi.Viedol aktívnu protestantsky orientovanú zahraničnú politiku.
Aşırı ısı altında (maksimum 60 °C) bozulurlar.Pri teplote 30 stupňov Celzia sa rozkladá (sublimuje).
Aşırı (UltimateMode): Oyunun en güçlü karakter derecesidir.Tenor (z lat. tenere - držať) je najvyšší mužský hlas.
Bunun nedeni aşırı avlanma ve yoğun tekne trafiğidir.Častou prácou je lov žralokov a práca na nákladných lodiach.
Sağcılığın siyasal yelpazesi merkez sağdan aşırı sağa kadar uzanır.Doklady o osídlení Horného vrchu siahajú až do praveku.
Ekloga'da ölüm cezası ancak çok aşırı durumlarda öngörülmüştür.Doterajší katechizmus pritom trest smrti povoľoval vo výnimočných prípadoch.
Aşırı derecede güçlü bir Ateşbükücüdür.Ide o veľmi silný náboj.
Ancak grup aşırı metal hayranlarının dikkatini kendi "vahşi" tarzı sayesinde çekmiştir.Album sa stretol so zmiešanými reakciami zo strany fanúšikov, hlavne kvôli jeho viac „metalovému“ zvuku.
Aşırı salya veya hastalıklı görünüm başka bir hastalığın varlığına işaret eder.Slinjenje ali zelo bolan videz sta znak kakšne druge bolezni.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Pretirana poraba s sladkorjem sladkanih pijač nevarnost povečuje.
Bu ölçümlerden yola çıkarak, spirometri yaşlı insanlarda KOAH için aşırı-tanıya yol açabilir.Na podlagi teh meritev bi spirometrija privedla do prekomernega diagnosticiranja KOPB pri starejših.
Bu aşırı süssüzlük, Palladyanizm'in bir özelliğiydi.To hudo pomanjkanje okraskov je bila značilnost paladijevstva.
Kendine aşırı bir güven duyan İmparator önden bir keşif birliği göndermeyi ihmal etti.Še vedno pretirano samozavestnemu cesarju se ni zdelo potrebno, da bi pred glavnino vojske poslal izvidnico.
Büyük Patlama Modeli’ne göre, Büyük Patlamanın ilk anlarında basınç ve sıcaklık aşırı derece yüksekti.V prvih trenutnkih po prapoku sta bila tlak in temperatura zelo velika.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Vespazijan je Rim osvobodil finančnih bremen, ki so bila posledica Neronovih ekscesov in državljanskih vojn.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Občutljivo na svetlobo.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Zgornja slika je seveda očitno pretirana.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.S posvečanjem glasbi pa je zanemarjal svoje šolske obveznosti in pogosto izostajal od pouka.
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.Je mogočna, značilno grajena etažna hiša podobna dvorcu.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.Takšne zvezde imenujemo bele pritlikavke.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.Preobčutljivostne reakcije so imunski odzivi, ki poškodujejo telesu lastno tkivo.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Za razliko od italijanskega diktatorja pa je bil Hitler bolj konkreten.
Aşırı derecede Katolik yanlısı bir siyaset izledi.Urejali so ga ugledni katoliški politiki.
Aşırı endişeli bir annesi vardır.Mama je prikazana kot zelo zaskrbljena.
Aşırı idrar yapma isteği, özellikle geceleri görülür.Prevzem absolutne oblasti se je zgodil praktično čez noč.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Bil je zelo občutljiv človek.
Ona göre, kendisi aşırı güç kullanılarak buraya getirimiştir ve bu basit bir oyun değildir.Pravi, da je to količina čustvene moči, ki teče skozi svoja dejanja in se ne nanaša na eno posebno čustvo.
Ayrıca çok sadık biridir, kendine aşırı güvenmesine rağmen takım arkadaşlarının iyiliğini de derinden düşünür.Je tudi zelo trmast, saj nikakor ne posluša nasvetov najboljše prijateljice.
Aşırı kontrolsüz hareketler gözlenebilir.Lahko je prisotna neizmerna želja po gibanju.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Kiralnost je bolj abstraktna kot vijačnost.

İlgili Sayfalar