aşırı ile cümle

aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.很快出现了物价飞涨的现象,政府支出锐减而税收沉重。
Kafa aşırı büyüyebilir ve çocuk neticede yatalak olabilir.儿童头部变得很大,至终将卧床不起。
Reddedilmeye aşırı hassasiyet.正色拒之。
İçindeki maddenin aşırı sıkışması yüksek yoğunluğa neden olur, çünkü muhtemelen esasen hidrojendir.行星內部物質被極度壓縮使其密度極高,這是因為它可能主要由氫組成。
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.對自己的體力非常有自信。
Diğerleri çok soğuk ortamlarda, veya aşırı tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar.還有的生存在很冷的環境或者高鹽、強酸或強鹼性的水中。
Mayıstan temmuza kadar ABD ve Kanada'da ve yılın sonlarına doğru deniz aşırı ülkelere gidiyor olacağım.''我將在5月至7日走遍北美跟加拿大,並於同年晚些時候到海外。
Protestan Kiliseleri arasında aşırı görüş ayrılıkları vardır.傳教士之間出現意見分歧。
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.对光敏感。
5 Ağustos 1962 tarihinde Los Angeles'taki evinde 36 yaşındayken aşırı dozda barbitürat kullanımından öldü.1962年8月5日,梦露因服用过量的巴比妥类药物死于洛杉矶的家中,终年36岁。
Bu tip denge dışı aşırı soğuk plazmalar bu şekilde hızla gelişir ve birçok ilginç olay sergiler.此類非平衡超冷等離子體會快速地演變,並展現出各種有趣的現象。
Ama onlardan birçoğu bundan sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedir.當仙靈組將他們釋放出來後,絕大多數地球仙子計畫要對全人類進行報復。
Aşırı saç dökülmesine yol açabilir.因為會壓壞頭髮。
Bu aşırı derece büyük bir birimdir.所以,這個單位非常大。
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 李格爾(F. Reigel)認為潰瘍可能是由過多酸液所造成。
Aşırılık durumunda ise faydalar zarara dönmektedir.幸得湊的相救,才免至重傷。
Düzensiz uyduların bilinen yörüngeleri aşırı çeşitlidir, fakat kesin kurallar vardır.某些惡魔正面臨刑罰,某些則將獲得開釋。
Nadide, oğlunu da tıpkı ailesinden gördüğü gibi aşırı korumacı bir tutumla yetiştirmiştir.高蠆也讓兒子高彊拜見韓起,韓起也說出對欒施一樣的評語。
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.與伯納德相反,她對奧維爾相當信任。
Biraz saf ve oldukça aşırı iyimser.性格開朗而且極其樂觀。
İspanyol aşırı sağcılar tarafından kullanılıyor.現效力於西甲球隊西班牙人。
Başarılı bir iş yaşamı vardı, ancak bu durum Joensen'in aşırı alkol kullanımı sonucu değişti.这对她的健康无疑有负面作用,而雪上加霜的是,林赛烟酒都碰过。
Diğer taraftan yapılan savaşların aşırı giderleri artmakta ve başarısızlık durumunda heba olmaktaydı.缺糧的叛軍多次反撲未果,終於崩潰失败。
Aşırı derecede sevgi gösterirler.是極度辛辣的愛好者。
Erik aşırı sahiplenicidir ve hemen kıskanmaya eğilimlidir.楊貴妃生性狷苛,很容易嫉妒吃醋。
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.她俩经常坐在一起,聊天,抽烟。
Manitoba'nın iklimi aşırı kara iklimidir.马尼托巴省有极端大陆性气候。
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.另外获得超霸杯。
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.超敏反应是损害自身机体的免疫反应。
Bunun nedeni erkeklere olan aşırı düşkünlüğüdür.然人心弗异,系乎主之者而已。
Flaminius, aynı Sempronius gibi sabırsız, aşırı güven ve kendini kontrol etme eksikliği içindeydi.弗拉米尼的個性和塞姆普罗尼乌斯一樣,既浮躁、過分自信又缺乏自我控制。
Aşırı miktarda iyodat olduğunda, iyodatın bir kısmı iyoda dönüştürülür.雖然有點腹黑,但他的欲求大部分都會轉化成善行。
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.另一个理由是,预防治疗还可避免用药过度性头痛。
Böylece o zamana kadar deniz aşırı olan savaşları Kartaca şehrinin kapı eşiğine getirmiş oldu.戰後湖子內大字劃入嘉義市所轄。
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.玛多曾表示,她的家庭“非常,非常天主教”。
Kendi eşyalarına (oyuncak gibi) karşı aşırı sahiplenme duygusu vardır.由於他的忠信、勇敢的表現,他結果獲准進入應許之地。
Zor arazi koşulları ve aşırı soğuklar nedeniyle Sovyet taarruzu yavaş yavaş söndü.因為當地低温和极夜的情况,苏联北极地区战役进行的非常艰难。
Örneğin, aşırı kuralcı toplumlarda, bireyselliğin kısıtlanması gibi.例如完美主义者,对异见的排斥等。
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.설탕이 첨가된 음료의 과도한 섭취는 위험 증가와 관련이 있다.
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.그녀의 가족은 천주교였지만, 매우 독실하지는 못하였다.
Dubai yazları sıcaklığının yanı sıra aşırı yüksek nem oranına sahip olması ile bilinir.두바이의 여름은 많은 것들을 불편하게 할 정도로 매우 높은 습도로 잘 알려져 있다.
Biraz saf ve oldukça aşırı iyimser.굉장히 느긋하고 낙천적인 성격.
(Maridden aşırı ve daha güçlüsüne ifrit denir.)하고 칭찬하고 깊이 탄상(嘆賞)하여 사여(賜與)함이 더욱 두터웠다.
Erkek kimonoları genellikle tek bir temel biçimdedir ve genellikle aşırıya kaçmayan renklerde olur.남자 기모노는 보통 한 가지 기본 형태이며, 주로 단조로운 색상이 들어가게 입는다.
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.대역 3 (Band 3) 극히 제한적인 사용자 (Extremely Limited User): 친숙한 상황에서 일반적인 뜻만 전달하고 이해한다.
Kısmî Güneş tutulmalarını izlemek zararlıdır, çünkü göz bebekleri aşırı yüksek kontrasta uyumlu değildir.어떤 눈은 밤과 낮 모두에 장애 되지 않는 경우가 있으니, 이를테면 앞서 언급한 것을 제외한 눈(예컨대 맹인의 눈)이 그러하다.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.근육질의 거인이 도가, 빨간 머리 여성이 이사.
Büyük Patlama Modeli’ne göre, Büyük Patlamanın ilk anlarında basınç ve sıcaklık aşırı derece yüksekti.대폭발 이론에 따르면, 빅뱅 이후 처음 수 얼마 되지 않은 순간 동안에 압력과 온도가 극에 다다르는 만큼 높았다.
Aşırı idrar yapma isteği, özellikle geceleri görülür.극야란 뜻은 극단적으로 밤이 긴 현상을 뜻한다.
1972 - Fransa'da Jean-Marie Le Pen liderliğinde aşırı sağcı/faşist parti Ulusal Cephe kuruldu.국민연합(國民聯陜, 프랑스어: Rassemblement national 라섬블루몽 나시오날, 약칭 RN)은 1972년 장 마리 르펜이 설립한 프랑스의 우익대중주의, 내셔널리즘 정당이다.
31 Ekim 1968 tarihinde de Occident (Batı) adlı aşırı sağ örgütü feshettirmiştir.1968년 7월 1일 대도시 분동계획에 의거 송림3동을 서부동으로 개칭하였다.
Bu cisimlerin aşırı ısınmasına neden olmalıdır.이 건조기는 특별한 진공실로서 온도를 가열하게 되어 있다.
Kendisi aşırı cesaretiyle tanınır.그는 강경한 입장으로 유명했다.
Tırnak yemeye sebep olan faktörler aşırı gerginlik, sıkıntı ve açlıktır.혈당이 높을 때의 증상으로는 소변이 잦아지고, 갈증과 배고픔이 심해진다.
Aşırı milliyetçi partilerden oluşmuştur.전국적인 국제 팬들을 위한 것이다.
Reddedilmeye aşırı hassasiyet.갑훈이 거절하며 답하였다.
Aşırı yüksek And geçitlerinin bedeli ağırdır; atların ve de askerlerin yarıya yakını ölür.그러나 병사의 기운이 피로하고 지쳐 죽고 부상한 자가 절반이 넘었다.
İkinci eksisi ise telefonun gerçekten aşırı küçük ekrana sahip olmasıdır.다시 말해 스마트폰은 전화 기능이 있는 소형 컴퓨터라 볼 수 있다.
Antik Roma tiyatrosu aşırı derecede Yunan geleneğinden etkilenmiştir.התיאטרון העתיק של רומא הושפע באופן משמעותי מן המסורת היוונית.
Reddedilmeye aşırı hassasiyet.אך נעים מסרב.

İlgili Sayfalar