aşırı ile cümle

aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.自分の強さに絶対の自信を持っている。
Altın Şafak (Yunanca: Χρυσή Αυγή), Yunanistan'da bulunan aşırı sağ görüşlü siyasi parti.黄金の夜明け (ギリシャの政党) - ギリシャの極右政党。
Son olarak dengelenmiş seçilim ise her iki uçtaki aşırı uç değerlerin ayıklandığı bir seçilim türüdür.選択した主人公によって難易度は大きく異なる。
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.しかし、父親は彼女の音楽学習を容認しようとしなかった。
Karşı cinsten birisine sarıldıkları zaman veya aşırı stres altına girdikleri zaman hayvana dönüşmektedirler.流体が高度に粘稠な場合は、捏和(ねっか)または捏和混練(ねっかこんれん)と呼ぶ場合もある。
1927 - Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi, New York'tan Londra'ya yapıldı.1927年 - ニューヨークからロンドンへ史上初の大西洋を越える通話が行われる。
Aşırı tüketimi de öldürmektedir.必殺技も当てづらい。
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.教会、あるいは学校のような巨大な屋敷になる。
Feminist yazar Rebecca Solnit, bu fenomeni "aşırı özgüvenin ve bihaberliğin kesişimi" olarak yorumlamıştır.レベッカ・ソルニットは一部の男性に見られるこのような現象を「自信過剰と無知」の組み合わせから来るものだとしている。
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.錠剤を大量に服用した自殺とみられている。
Marilyn Monroe bir yıl kadar sonra aşırı dozda ilaçtan öldü.マリリン・モンローもこの薬物の過剰摂取で死亡した。
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.ライトの光に敏感。
Kısmî Güneş tutulmalarını izlemek zararlıdır, çünkü göz bebekleri aşırı yüksek kontrasta uyumlu değildir.この投了の目安は目数の差(形勢の開き)ではなく、勝負手が残されているか否かと言われる。
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.公的な教育はほとんど受けていなかったが、非常に教養があった。
Oldukça kibirli narsist ve aşırı derece kendini beğenmiştir.ナルシストな完璧主義者で、不完全を極端に嫌う。
Nikolai - Aşırı milliyetçilerin arasına sızan Rus muhbir.ニコライ(Nikolai) 超国家主義派のキャンプに潜入しているロシア人諜報員。
Kendisi ayrıca müziğe karşı aşırı derecede istekliydi.音楽に対しても非常にこだわりを持っていた。
Bu grubun siyasi duruşu aşırı sağcı olarak bilinir.彼の政治姿勢は極めて右翼的なことで知られる。
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.聖なるものとしての性は畏怖すべきものでもあり魅惑的なものでもある。
Zaman Lordları (ya da en azından Doktor) aşırı derecede hızlı okuyabilir.耐久力の高い敵(ただし、ボス格以外)も瞬時に屠れる。
Aşırı sağ Almanya Ulusal Demokratik Partisi (NPD)'nin yetkilisi Wulf Dieter Burwitz ile evlenmiştir.その後、彼女は右派系雑誌のジャーナリストでドイツ国家民主党バイエルン地方支部にも名を置いていたヴルフ=ディーター・ブルヴィッツ(Wulf-Dieter Burwitz)と結婚する。
Famotidine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.反意語に無意識過剰というのが存在する。
Aşırı yağışlarda heyelan olmaktadır.大雨の中での冒険に必要となる。
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.そしてとても怪しい男がいる。
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.お金持ちと貧者の格差が激しい。
Alprazolam, benzodiazepinlere aşırı duyarlılık gösterdikleri bilinen kişilerde kontrendikedir.高齢者はベンゾジアゼピンによる認知を損なう作用に対して過敏である。
Ölümünden bir hafta önce aşırı derecede hastalanmıştır ve zamanının çoğunu yatakta geçirmiştir.晩年、彼は病に伏し、その殆どの時間を病床で過ごした。
Aşırı derecede cimridir.また理不尽で執念深い。
Lansoprazole karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.ランソプラゾールに対する非劣性が示されている。
Rüzgâr hızıyla aşırı derecede ilişkilidir.風属性でスピード重視のタイプ。
Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.高地は海よりも古く、そのためクレーターの数がより多い。
Fakat sonra, kendini aşırı derecede överek kötü adam oldu.結果、超イジメられっ子のボクが超ヤリチンになってモテちゃいました。
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.チャンセラーズヴィルの戦いの作戦は戦略的に大胆なものだった。
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.長い長い昼と夜をどこまでも生きていきましょう。
Yeter ki günahkâr hayatına sürükleyecek aşırı kazançlar peşinde koşulmasın.厄年の残りを無事に乗り切るための祈願に遅すぎるということはない。
Diğer bir ismi de Overloading’ dir (Aşırı yükleme).また、別名に政高(まさたか)。
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.アレルギー(過敏症)は自己の組織に損傷を与える免疫応答である。
Birliklerin hazırlanması için yeterli vakit verilmediği gibi planlama da aşırı hızlı yapılmıştır.実行部隊からは準備が間に合わないと反対の声が大きかった。
Aşırı ve kaçak avlanma önlenememektedir.冷静沈着で狙った獲物は逃がさない。
Ancak aşırı etil asetat, şarabın kalitesini düşürmektedir.圧搾の手法も潜在的にワインの品質に影響する。
Gitarlar aşırı distorsiyonlanmıştır.ただし性格が極端に歪められている。
Tek çocuk politikası 1979 yılında aşırı nüfus artışının önlenmesi amacıyla uygulanmaya koyuldu.中国では1979年から一人っ子政策を導入して強制的な人口の抑制が図られた。
Eser aşırı duygusal ve romantik bir romandır..激しくもロマンティックな曲想。
1891'de, aşırı milliyetçi Alman Birliği Derneği'nin (Alldeutscher Verband) oluştuğu Hugenberg'i kurdu.1891年超国家主義団体汎ドイツ連盟(Alldeutscher Verband)を共同設立した。
Şekli ne olursa olsun aşırı güce başvurulması kabul edilemez" dedi.いずれにせよ、強さの割に印象が地味であったのは否定できない」と述べている。
(Maridden aşırı ve daha güçlüsüne ifrit denir.)なお既に獲得された得失点差の方が大きい場合は、それを有効とする)。
Hyper "üstün, aşırı" anlamlarına gelmektedir.『エクストリーム』とは「過激な、極端な」という意味。
Bazen de aşırı terleme veya üşüme uykuyu bölebilir.時々風邪をひいて寝込んでしまうことがある。
Şok genel anlamda aşırı büyüklükteki kuvvetler için kullanılır.必殺技I 強力な上位武装を使用する。
İlk zamanlar Mert’in aşırı ilgisinden rahatsız olur.ペロのことになると、激しく興奮する。
Arkadaşım aşırı hız yapmaktan tutuklandı.私の友達はスピード違反で逮捕された。
Arkadaşım aşırı hız yapmaktan tutuklandı.私の友人はスピード違反で逮捕された。
Almanya'da yaşayan (en belirgin İslamcı teröristler) yabancıların aşırılıkçılık örgütleri.在德国的外国极端主义组织(如伊斯兰極端恐怖分子)。
Iohannies "Romanya'nın terörizm ve aşırıcılığın her türlüsüne karşı olan savaşa bağlılığını" tekrarladı.他还重申罗马尼亚“郑重承诺打击任何形式的恐怖主义和极端主义。
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.警方显然曾服用过量的安眠药自杀。
Büyük Patlama Modeli’ne göre, Büyük Patlamanın ilk anlarında basınç ve sıcaklık aşırı derece yüksekti.根据大爆炸模型,在大爆炸之后最初的一小段时间内有着极高的压强与温度。
En temel haliyle bir bulut odası, aşırı doymuş su veya alkol buharı içeren kapalı bir ortamdır.最簡單的雲室,只是一個密封的環境,裡面充滿過飽和的水蒸氣或酒精。
40 yaşında aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle ölmüştür.32岁时,由于服用过量毒品而死。
Bir tümen, izlemesi gereken güzergahı kaybetti ve birçok aracın motoru aşırı ısındı.一个师迷路并且许多发动机过热。
Bazen sallantılı evliliğine karşı bir tehdit olarak gören Jerry onu aşırı derecede sevmez.被傑瑞認為是對自己婚姻造成威脅的存在,所以相當不喜歡他。

İlgili Sayfalar