aşırı ile cümle

aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşırı ürik asit ise gut hastalığına neden olur.Extreme discomfort results in motion sickness.
Ekloga'da ölüm cezası ancak çok aşırı durumlarda öngörülmüştür.However, she considers that the death penalty should only apply in the most extreme cases.
Aşırı sıcaktan korunmak için memelilerin yere açtığı oyuklara saklandıkları gözlemlenmiştir.Their presence is evidenced by the ragged edges to leaves caused by their chewing.
Aşırı sol olarak tanımlanan yapılar ise Eski Sol politikalardan yana tavır almaktadır.Eden, a bookshop attendant, is influenced by left-wing politics.
Erkekler birbirlerine karşı aşırı saldırgandır.Males in particular are aggressive towards each other.
Betalar kendi türlerine ve özellikle de hemcinslerine karşı aşırı saldırgan balıklardır.It is very aggressive towards other fishes, particularly in captivity.
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.It relied on its immense thickness for strength.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.He was an amazing man.
Bu düşünce S-dizey kuramından daha aşırı bir yaklaşımdır.For this reason, κ is considered an overly conservative measure of agreement.
Ancak aşırı suya toleranslı değildir.It is not tolerant of salty water.
Açık olan cilt rengi aşırı güneş ışığına maruz kalmanın sonucunda kararabilir.It can be weakened if exposed to too much sunlight.
MITS aşırı talebi karşılamakta zorlandı ve hafıza kartlarındaki problemler ile eleştirildi.However, it was criticized for its difficulty and its demands on computer performance.
Aşırı ağrıya neden olabilir.Can attribute to pain.
KÖYE ulaşımı sağlayan yol asfalttır ancak, yol aşırı derecede bozuktur.There is political support for the rapid transit but the EWAY route is contentious.
İlçe aşırı derecede göç vermiştir ve vermeye de devam etmektedir.Generation began in Eocene era and continues to present.
Siteler, kooperatif evleri, aşırı betonlaşma.Stable, cart-house, and other out-offices.
Nadir olarak iyoda karşı bazı kişilerde iyoda aşırı duyarlılık oluşabilir.Sometimes he can be too silly for his own good.
Aynı şey, sigara tüketenler veya aşırı yemek yiyenler için de geçerli.Or smokers or big eaters.
Değil ve aşırılık asla iyi değil.It's not, and binging is never good.
Aşırıya kacma istersen.Don't overdo it.
Kuadlar aşırı çevik. Ancak bu çevikliğin de bir bedeli var.Quads are extremely agile, but this agility comes at a cost.
Fiziksel olarak aşırı hasarlı bulunan bir makine de aynını yapabilir mi?Can a machine also perform with extreme physical damage?
Topu bana geri fırlatmak için aşırı dinamik ve toplu bir manevra sergiliyorlar.They perform an extremely dynamic and collective maneuver to launch the ball back to me.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Or when you overeat because your feelings are hurt, or whatever.
Aşırı bir ısınma var. Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.A lot of heating, frictional heating.
Saglıgın diger aşırı yönlerine kaçmamak için gerçekten de bir strateji oluşturmak zorundayız.We really need to put in place a strategy so that we don't go to the other extreme of health.
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "A little over-precipitance may ruin all."
Dinin aşırı şekilde popüler olmadığı Birleşik Krallıkta çok iyi iş çıkardı.This went down very well in the U.K., where religion is extremely unpopular.
Modernliğimiz aşırı olarak şiddet içerir ola geldi.Our modernity has been exceedingly violent.
Ama size tavsiye edeceğim, 'Asla aşırıya gitmeyin.But I will suggest you, 'Never go that extreme.
Her hafta, aşırı dinciler bir başka Afrika köyünü ele geçiriyorlar.Every week, religious extremists take another African village.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.We can beat extreme poverty, starvation, AlDS.
Dünya, şimdi aşırı derecede yürütülen yoksul insanların talepleri nelerdir.What the world demands of poor people they now carried out to an extreme degree.
Yani tüketiciler aşırı borçlandı.So consumers got overleveraged.
Fiyatlar aşırı derece uygun.The prices are frighteningly reasonable.
Saygısızlık, bıkkınlık, Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.Disrespect, boredom, too much time on Facebook, having sex with other people.
Bu kadar aşırı bir sonuç elde etme olasılığı nedir? -So that would give us that probability.
Bunun aşırıya kaçtığını düşünmüyor musun?Don't you think this is too much?
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.I had a total anxiety attack.
Yani aşırı bir büyümeSo super growth, he's invasive.
Kitabın adı "Aşırılıksız İslam:The name of the book is "Islam Without Extremes:
Hatta İslamcılık'ın çok aşırı uçtaki biçimleri,And even the very extreme forms of Islamism
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.But he went feeling excessively annoyed.
Kendi cebimizden ödediğimiz masraflar aşırı büyüdü.Er, the cost of paying the bills out of your pocket has been enormous.
TÜRKİYE'DEKİ AŞIRI BARINAK KALABALIĞISTRAY OVERPOPULATlON IN TURKEY
Ve bu mikrop hayvanların aşırı tüketiminin direkt sonucu, özellikle de domuzun.And this bug mutated as a direct result of our mass consumption of animals, particularly pork.
Anlaşılan o ki çoğu hayvanın kaderi ya insanlar tarafından istenmeme, veya aşırı derecede istenme.It seems the fate of many animals is either to be unwanted by man ... ... or wanted too much.
Eserde köle ticaretine şekerin aşırı miktarda tüketimine ve arada kalan bazı tatlı anlara değinildi.It goes from slave trade to over-consumption of sugar with some sweet moments in between.
Ben aşırıya vermedi.I didn't overdo it.
Aslında, bu insanlara aşırı derecede korkunç muamelelerin yapılmasına neden oldu.In fact, it led to some absolutely horrendous treatment of human beings.
Başka insanlar bilgi miktarına karşı aşırı derecede duyarlı oluyor.Other people get hyper-sensitive to the amount of information.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.And that woman did not have sentimental compassion.
Depresyonlu hastalar aşırı tepkiye sahiptir.And so patients with depression have hyperactivity.
Bu sayede yaptığınız şeyler birbirini tekrarlayan, aşırı düzenli şeyler olmaktan çıkar.So you don't get into some lock-step notion Of how to do what you do.
Söylemek istediğim; nüfusun çok aşırı artış göstermiş olması.I mean, these are extraordinary numbers.
Aşırı dar, kesik, balonlu alt pijamam hoşunuza gidebilir.You might enjoy the awkwardly tight, cut-off pajama bottoms with balloons.
Şimdi diğer bir kirlilik türü bu biyolojik kirlilik aşırı besinlerden kaynaklanır.Now another form of pollution that's biological pollution is what happens from excess nutrients.
Yani 10 mol aşırı fazla olacaktı.So 10 moles would have been overkill.
Ama ayrıca aşırı sağlıklı olduğumu öğrendim, ve o da sağlıksızdı.But I also learned that I was too healthy, and that was unhealthy.
Ve proje bittikten sonraki haftada biraz aşırıya kaçtım.And I kind of went overboard on the week after the project was over.

İlgili Sayfalar