Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlayış ile cümle

ağlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.Und er weinte laut, daß es die Ägypter und das Gesinde des Pharao hörten,
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.και αφηκε φωνην μετα κλαυθμου και ηκουσαν οι Αιγυπτιοι ηκουσε δε και ο οικος του Φαραω.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.И громко зарыдал он, и услышали Египтяне, и услышал дом фараонов.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.И заплака с глас, та египтяните чуха; чу още и Фараоновият дом.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.ויתן את קלו בבכי וישמעו מצרים וישמע בית פרעה׃
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.فاطلق صوته بالبكاء. فسمع المصريون وسمع بيت فرعون.
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.他 就 放 聲 大 哭 、 埃 及 人 、 和 法 老 家 中 的 人 都 聽 見 了
O kadar yüksek sesle ağladı ki, Mısırlılar ağlayışını işitti. Bu haber firavunun ev halkına da ulaştı.他 就 放聲 大哭 、 埃及人 、 和 法老 家中 的 人 都 聽見了
Sonra İsa ağlayışımı duydu. Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini.J'ai failli le faire, mais Jésus m'a entendu, j'étais prêt à manger la chair pourrie de mon camarade.
Sonra İsa ağlayışımı duydu. Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini.Następny byłem ja, ale Jezus usłyszał mój płacz, kiedy kusiło mnie, by zjeść gnijące ciało mego towarzysza.
Sonra İsa ağlayışımı duydu. Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini.Người kế tiếp sẽ là tôi, nhưng vì Chúa nghe thấy tiếng khóc của tôi khi tôi định ăn thịt của bạn mình.
Sonra İsa ağlayışımı duydu. Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini.Yo era el siguiente, pero Jesús escuchó mi llanto al ser tentado a comer la carne podrida de mi compañero.
Sonra İsa ağlayışımı duydu. Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini.После бях аз, но Исус чу моя вик, когато бях изкушен да ям гниещата плът на своя другар.
Sonra İsa ağlayışımı duydu.다음은 내 차례였지만, 예수님께서 내 목소리를 들으시고
Sonra İsa ağlayışımı duydu.Mint egy gyermek, oly fiatal és gyenge, Szavak, amiket nem tudok elfeledni.
Sonra İsa ağlayışımı duydu.Volgende was ik, maar Jesus hoorde me.
Sonra İsa ağlayışımı duydu.ואחריו היה תורי, אך ישו שמע את תפילתי
Sonra İsa ağlayışımı duydu.كنت التالي، لكن الإله سمع بكائي
Sonra İsa ağlayışımı duydu.僕が仲間の死体を食べようとするのを
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Al siervo inútil echadlo en las tinieblas de afuera." Allí habrá llanto y crujir de dientes
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A niepożytecznego sługę wrzućcie do onych ciemności zewnętrznych, tam będzie płacz i zgrzytanie zębów.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A toho neužitečného služebníka uvrztež do temností zevnitřních. Tamť bude pláč a škřipení zubů.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A toho neužitočného sluhu vyhoďte do vonkajšej tmy! Tam bude plač a škrípanie zubami.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Còn tên đầy tớ vô ích đó, hãy quăng nó ra ngoài là chỗ tối tăm, ở đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Còn tên đầy_tớ vô_ích đó , hãy quăng nó ra ngoài là chỗ tối_tăm , ở đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Dan pelayan yang tidak berguna itu, buanglah dalam kegelapan di luar. Di sana ia akan menangis dan menderita!'
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››E il servo fannullone gettatelo fuori nelle tenebre; là sarà pianto e stridore di denti
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››E lançai o servo inútil nas trevas exteriores; ali haverá choro e ranger de dentes.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››És a haszontalan szolgát vessétek a külsõ sötétségre; ott lészen sírás és fogcsikorgatás.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Iar pe robul acela netrebnic, aruncaţi -l în întunerecul de afară: acolo va fi plînsul şi scrîşnirea dinţilor.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››In nepridnega hlapca vrzite v zunanjo temo; tam bode jok in škripanje z zobmi.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Ja heittäkää tuo kelvoton palvelija ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys.`
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››이 무익한 종을 바깥 어두운데로 내어 쫓으라 거기서 슬피 울며이를 갊이 있으리라 하니라
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Och kasten den oduglige tjänaren ut i mörkret härutanför.' Där skall vara gråt och tandagnisslan.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Og kast den unyttige tjener ut i mørket utenfor! Der skal være gråt og tenners gnidsel.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Og kaster den unyttige Tjener ud i Mørket udenfor; der skal der være Gråd og Tænders Gnidsel.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Und den unnützen Knecht werft hinaus in die Finsternis; da wird sein Heulen und Zähneklappen.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››А тоя безполезен слуга хвърлете във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››І викиньте слугу нікчемного у темряву надвірню: там буде плач і скреготаннє зубів.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››ואת עבד הבליעל השליכו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרק השנים׃
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››والعبد البطال اطرحوه الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››把 這 無 用 的 僕 人 、 丟 在 外 面 黑 暗 裡 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››把 這無 用 的 僕人 、 丟 在 外面 黑暗 裡 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.E il suono del loro pianto riempie la casa.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.En het huis werd vervuld met het geluid van hun geween.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Ich náreky zaplnia dom.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.그리고 그 또한 울기 시작했습니다. 그들의 울음소리는 숙소 전체를 채웠습니다.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Le son de leurs pleurs remplissent la maison.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Odgłosy ich płaczu wypełniają dom.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.O som dos seus choros encheu a casa.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Sírásuk hangja betölti a házat.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Și sunetul plânsului lor a umplut casa.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Und der Klang ihres Weinens füllte das Haus aus.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Κι ο θρήνος τους γέμισε το χώρο.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Звук их громкого плача заполняет всё вокруг.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.Риданията им се носели навсякъде.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.ומתחיל לבכות גם הוא. וקול הבכי מילא את הבית.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.ويبدأ هو بدوره النحيب، ويملأ صوت نحيبهما المنزل.
Ve ağlayışlarının sesi tüm evi doldurur.ギリシャでは共に泣くと 絆が生まれると信じられていました
Ve bebeğin ağlayışı bir anne olarak içime işledi.De kreten van de baby doordrongen me , als moeder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ağlayış ile cümle - Sayfa 4 - ağlayış kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App