ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Todavia lisonjeavam-no com a boca, e com a língua lhe mentiam.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.und heuchelten mit ihrem Munde und logen ihm mit ihrer Zunge;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Αλλ' εκολακευον αυτον δια του στοματος αυτων και δια της γλωσσης αυτων εψευδοντο προς αυτον
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Но с устата си Го ласкаеха, И с езика си Го лъжеха;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.ויפתוהו בפיהם ובלשונם יכזבו לו׃
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.فخادعوه بافواههم وكذبوا عليه بالسنتهم.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.他 們 卻 用 口 諂 媚 他 、 用 舌 向 他 說 謊
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.他 們卻 用 口諂 媚 他 、 用舌 向 他 說謊
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Guardanapo no colo, pequenas dentadas, mastigo com a boca fechada, nada de me coçar.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Khăn ăn đặt trong lòng tôi, gấp một nửa, nhai khép miệng lại, và không gãi cọ.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.냎킨은 무릎에 깔고, 반 입씩 입 다물고 씹으며, 긁기는 없지요.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.La serviette sur mes genoux, des demi-bouchées, je mâche la bouche fermée, je ne me gratte plus.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.La servilleta en mi regazo, mastico bien con la boca cerrada y sin rascarme.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Servet op schoot, kleine hapjes, ik eet met mijn mond dicht, krab niet.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Şervetul în poală, înghiţituri mici, mestec cu gura închisă, nu mă scarpin.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Serviette in meinem Schoß, kleine Bissen, Kauen mit geschlossenem Mund, kein Gekratze.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Serwetka na kolanach, małe gryzy, żuję z zamkniętą buzią, żadnego skrobania się.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Tovagliolo sulle gambe, piccoli morsi, mastico con la bocca chiusa, non mi gratto.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Ubrousek na klíně, malá sousta, zavřená pusa, žádné škrabání.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Салфетка в скута ми, половин хапки, дъвча със затворена уста, никакво почесване.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Салфеточка на коленях, откусываю понемногу, жую с закрытым ртом, никакого почесывания.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Серветочка на колінах, відкушую потроху, жую з закритим ротом, ніякого почісування.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.מפית על הירך, חצי נגיסות, לועס עם הפה סגור, בלי גירודים.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.المنديل على ركبتى، نصف قضمات، أمضع وفمى مغلق، ولا أخربش.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.噛む時は口を閉じ 引っかきもしません 私は 人はこうあるべきという
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.A Pilát im povedal: Čo tedy mám urobiť s Ježišom, zvaným Kristom? Všetci mu povedali: Ukrižovať ho!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Dí jim Pilát: Co pak učiním s Ježíšem, jenž slove Kristus? Řekli mu všickni: Ukřižován buď.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Disse loro Pilato: «Che farò dunque di Gesù chiamato il Cristo?». Tutti gli risposero: «Sia crocifisso!»
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.빌라도가 가로되 그러면 그리스도라 하는 예수를 내가 어떻게 하랴 저희가 다 가로되 십자가에 못 박혀야 하겠나이다
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilate leur dit: Que ferai-je donc de Jésus, qu`on appelle Christ? Tous répondirent: Qu`il soit crucifié!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilato les dijo: --¿Qué, pues, haré con Jesús, llamado el Cristo? Todos dijeron: --¡Sea crucificado
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilatus sier til dem: Hvad skal jeg da gjøre med Jesus, som de kaller Messias? De sier alle: La ham korsfeste!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Reče jim Pilat: Kaj naj storim z Jezusom, ki se imenuje Kristus? Vsi mu reko: Križaj ga!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Tornou-lhes Pilatos: Que farei então de Jesus, que se chama Cristo? Disseram todos: Seja crucificado.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Каже до них Пилат: Що ж оце робити му з Ісусом, на призвіще Христом ? Кажуть йому всі: Нехай буде рознятий.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Пилат говорит им: что же я сделаю Иисусу, называемому Христом? Говорят ему все: да будет распят.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Пилат им казва: Тогава какво да правя с Исуса, наречен Христос? Те всички казват: Да бъде разпнат.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.ויאמר אליהם פילטוס ומה אעשה לישוע הנקרא בשם משיח ויענו כלם יצלב׃
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.قال لهم بيلاطس فماذا افعل بيسوع الذي يدعى المسيح. قال له الجميع ليصلب.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼 拉 多 說 、 這 樣 、 那 稱 為 基 督 的 耶 穌 、 我 怎 麼 辦 他 呢 . 他 們 都 說 、 把 他 釘 十 字 架
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼拉多說 、 這樣 、 那 稱為 基督 的 耶穌 、 我 怎 麼辦 他 呢 . 他 們都說 、 把 他 釘十字架
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız Mühür우리가 이러한 모호성을 지울 수까지 왕자는, 잠시 동안 분노의 입을 봉하다
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPANGERAN Meteraikanlah mulut kemarahan untuk sementara, Sampai kita dapat menghapus ambiguitas ini,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE forsegle mundingen af forargelse i et stykke tid, indtil vi kan klare disse uklarheder,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal auf dem Mund von Empörung für eine Weile, bis wir diese Mehrdeutigkeiten können klare,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal do ujścia oburzenie na chwilę, Till możemy usunąć te niejasności,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal fel a száját felháborodás egy ideig, míg az azt törölheti ezeket a félreértéseket
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal la gura de ultraj pentru un timp, Till putem clar aceste ambiguităţi,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal miệng phẫn nộ cho một thời gian, Đến khi chúng tôi có thể rõ ràng được những sự mơ hồ,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPrince Seal upp munnen på upprördhet en stund, tills vi kan klara dessa tvetydigheter,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal up usta ogorčenje za nekaj časa, dokler bomo lahko jasno teh nejasnosti,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Seal устата на възмущение за известно време, докато ние можем да се изчистят тези неясноти,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Sela a boca do ultraje por um tempo, até que nós pode apagar essas ambigüidades,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Sella la boca de indignación por un tiempo, hasta que podamos aclarar estas ambigüedades,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE Sigilla la bocca di sdegno per un po ', finché siamo in grado di cancellare queste ambiguità,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPrince sulkea suun raivon vähään aikaan, Till voimme poistaa nämä epäselvyydet,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE zapečatenie úst pobúrenie na chvíľu, až sme si jasné Tieto nejasnosti,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE zapečetění úst pobouření na chvíli, až jsme si jasné Tyto nejasnosti,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRINCE σφραγίδα μέχρι τις εκβολές του αγανάκτηση για λίγο, μέχρι να μπορεί να καθαρίσει αυτές τις ασάφειες,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürПРИНЦ печать до устья возмущение какое-то время, пока мы не может очистить эти двусмысленности,
İlgili Sayfalar