ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız Mühürפרינס חותם את פיו של זעם למשך זמן מה, עד שנוכל ברור בהירויות אלה,
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız Mühürالأمير يصل ختم فم الغضب لبعض الوقت ، حتى نتمكن من هذه الالتباسات واضحة ،
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız Mühür、私はあなたの苦境の一般的になるしと、そして彼らの春、彼らの頭、自分の本当の降下を知っている
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.자, 45세 이상 쯤 되시는 분들은 이 시점에서 침이 고이기 시작하실 겁니다.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Acum stiu ca tuturor peste, sa zicem 45 de ani, le ploua in gura in momentul asta.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Alors, je sais que tout le monde qui a plus de 45 ans, à peu près -- a l'eau à la bouche maintenant.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Ich weiß, dass den über 45-Jährigen unter Ihnen gerade das Wasser im Mund zusammenläuft.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Je mi jasné, že se teď všem, kdo mají více než 45 let -- sbíhají sliny.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Most tudom, hogy mindenkinek, aki 45 év feletti -- csorog a nyála ebben a pillanatban.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Nào, tôi biết bất kì ai từ độ tuổi, để xem, 45 trở lên-- đang nhỏ nước dãi ngay bây giờ đây.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Nyt jokaisen yli 45-vuotiaan suu alkaa kuolata.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Ora, so che chiunque abbia più di 45 anni adesso ha la bava alla bocca.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Teraz, viem, že každý starší ako, povedzme, 45 -- teraz im vlhnú ústa.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Wiem, że wszystkim powyżej, powiedzmy, 45 lat cieknie teraz ślinka.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Ξέρω τώρα ότι σε όλους πάνω από τα 45- τρέχουν τα σάλια σε αυτό το σημείο.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Сега, зная, че всеки над 45 години... техните усти се овлажняват сега.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Я знаю, что сейчас у людей за 45 уже слюнки текут.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.עכשיו, אני יודע שכל מי שעבר את גיל, נגיד 45 -- מזיל ריר בנקודה זו.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.الآن أنا أعرف أن أي شخص فوق عمر 45 -- يسيل لعابهم في هذه النقطة
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.なんて美味しそうに思えるでしょう (笑)
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.我知道過咗大約四十五歲嘅觀眾 見到實流晒口水
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Cosa intendo con ecolocalizzazione -- emettono dalla laringe un suono che fuoriesce dalla bocca o dal naso.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Folosesc ecolocația. Ce este ecolocația? Liliecii emit sunete din laringe prin gură sau nas.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Hogy mit értek echolokáción? Hangot bocsájtanak ki a gégefőjükből, a szájukon vagy az orrukon kersztül.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.자 그럼, 반향 위치 측정법이란 무엇일까요? 지금부터 설명해드리죠. 박쥐들은 그들의 후두에서 소리를 발생시켜
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Mit Echoortung meine ich folgendes: sie stoßen Laute vom Kehlkopf durch den Mund oder die Nase aus.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Под эхолокацией я подразумеваю то, что они издают гортанный звук через рот или через нос.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Що ж я розумію під "ехолокацією" - вони випускають звук із гортані через рот або через ніс.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.כעת מה שאני מתכוונת באקו-לוקיישן -- הם פולטים קול מתיבת הקול שלהם דרך הפה שלהם
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.ما أعنيه بتحديد الموقع بالصدى هو -- أنها تقوم بإصدار صوت من الحنجرة من خلال الفم
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.喉から口や鼻を経由して音を出すことを指します この音波は周囲にある物体に反射し
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Alem teraz pieśnią ich, i stałem się im przypowieścią.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.A teraz som sa stal ich pesničkou a som im vravou.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Còn bây giờ, tôi trở nên lời ca hát của họ, Làm đề cho chuyện trò của họ.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Còn bây_giờ , tôi trở_nên lời ca_hát của họ , Làm đề cho chuyện_trò của họ .
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.En nu ben ik het onderwerp van hun spotterij geworden! Zij maken mij belachelijk!
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.És most ezeknek lettem gúnydalává, nékik levék beszédtárgyuk!
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Et maintenant, je suis l`objet de leurs chansons, Je suis en butte à leurs propos.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Heille minä olen nyt tullut pilkkalauluksi, olen heidän jutuksensa joutunut;
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.In tem sem sedaj v zabavljivo pesem, postal sem jim v prislovico!
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.이제는 내가 그들의 노래가 되며 그들의 조롱거리가 되었고
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Mas agora vim a ser a sua canção, e lhes sirvo de provérbio.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Men nu er jeg Hånsang for dem, jeg er dem et Samtaleemne;
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Nun bin ich ihr Spottlied geworden und muß ihr Märlein sein.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Nyní, pravím, jsem jejich písničkou, jsa jim učiněn za přísloví.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Och för sådana har jag nu blivit en visa, de hava mig till ämne för sitt tal;
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Og nu er jeg blitt til en spottesang og et ordsprog for dem.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Ora io sono la loro canzone, sono diventato la loro favola
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Pero ahora he llegado a ser su canción; soy el tema de su habladuría
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Sekarang mereka datang dan aku ditertawakannya; bagi mereka, aku ini lelucon belaka
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Şi acum, astfel de oameni mă pun în cîntecele lor, am ajuns de batjocura lor.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Και τωρα εγω ειμαι το τραγωδιον αυτων, ειμαι και η παροιμια αυτων.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.А сега аз им станах песен, Още им съм и поговорка.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.Их-то сделался я ныне песнью и пищею разговора их.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.ועתה נגינתם הייתי ואהי להם למלה׃
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.اما الآن فصرت اغنيتهم واصبحت لهم مثلا.
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.現 在 這 些 人 以 我 為 歌 曲 、 以 我 為 笑 談
‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine, Ağızlarına doladılar beni.現 在 這些 人 以 我 為 歌曲 、 以 我 為笑談
Size nereden çıkacağınızı söyleyen bir ağız çıkıştır.A száj, ami megmondja, hogy hol kell kijutni: a "kijárat".
Size nereden çıkacağınızı söyleyen bir ağız çıkıştır.Cái "miệng" biểu thị nơi bạn có thể đi ra khỏi là "lối ra"
İlgili Sayfalar