ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Odprt grob je njih grlo, s svojimi jeziki varajo; kačji strup je pod njih ustnicami.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Sepulcro abierto es su garganta; con su lengua engañan. Hay veneno de serpiente debajo de sus labios
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Гортань их – открытый гроб; языком своим обманывают; яд аспидов на губах их.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Гріб відчинений горло їх, язиками своїми підводили; отрута гадюча під губами їх;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Опустошение и разорение има в пътищата им;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון חמת עכשוב תחת שפתימו׃
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››حنجرتهم قبر مفتوح. بألسنتهم قد مكروا. سمّ الاصلال تحت شفاههم.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››他 們 的 喉 嚨 是 敝 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 弄 詭 詐 . 嘴 唇 裡 有 虺 蛇 的 毒 氣
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››他 們 的 喉嚨 是 敝開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭弄詭詐 . 嘴唇 裡 有 虺蛇 的 毒氣
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Am făcut un spectacol cu doi cântăreți care sunt specializați în emiterea de sunete stranii cu vocea.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Hice una performance con dos cantantes que se especializan en hacer ruidos extraños con la boca.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Ho realizzato questa performance con due cantanti specializzati nel fare strani rumori con la bocca.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Ik deed een performance met twee zangers die gespecialiseerd zijn in het maken van rare geluiden met hun mond.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.저는 입으로 희한한 소리를 내는 재주를 가진 두명의 가수들과 공연을 했었습니다.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Направих представлене с двама певци, които са се специализирали в издаването на странни шумове с устата си.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Я виступав із двома співаками, які уміють творити дивні звуки своїми вустами.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.הופעתי עם שני זמרים המתמחים בביצוע רעשים מוזרים בפה שלהם.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.لقد أديته مع اثنين من المغنين متخصصون في صنع أصوات غريبة بأفواههم.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.彼らは口で変わった音をだすことを専門にしています。 このパフォーマンスは昨年の9月にアルス・エレクトロニカで発表されました。
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››a sua boca está cheia de maldição e amargura.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Deras mun är full av förbannelse och bitterhet.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››"deres Mund er fuld af Forbandelse og Beskhed;"
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Deres munn er full av forbannelse og bitterhet.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››gura le este plină de blestem şi de amărăciune;
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››heidän suunsa on täynnä kirousta ja katkeruutta.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Hun mond is vol vloeken en hatelijkheden.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››ihr Mund ist voll Fluchens und Bitterkeit.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››그 입에는 저주와 악독이 가득하고
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Kterýchžto ústa plná jsou zlořečení a hořkosti.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Których usta napełnione są przeklinania i gorzkości;
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››ktorých ústa sú plné kliatby a horkosti;
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››la loro bocca è piena di maledizione e di amarezza
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Leur bouche est pleine de malédiction et d`amertume;
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Miệng chúng nó đầy những lời nguyền rủa và cay đắng.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Miệng chúng_nó đầy những lời nguyền_rủa và cay_đắng .
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Mulut mereka penuh dengan kutuk dan kecaman
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Njih usta so polna kletve in grenkobe.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››su boca está llena de maldiciones y amargura
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Szájok telve átkozódással és keserûséggel.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››των οποιων το στομα γεμει καταρας και πικριας
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››И те не знаят пътя на мира",
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››котрих уста клятьби і гіркости повні;
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››Уста их полны злословия и горечи.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››אשר אלה פיהם מלא ומררות׃
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››وفمهم مملوء لعنة ومرارة.
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››滿 口 是 咒 罵 苦 毒
‹‹Ağızları lanet ve acı sözle doludur.››滿口 是 咒罵 苦 毒
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.lány, és számos jól öltözött fiatalember akik heverészett fel és le a szivar a szájukban.
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.그들의 입에 시가와 누구를 아래 lounging 있었고.
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.Wer waren Lounging nach oben und unten mit Zigarren im Mund.
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.שהיו רובצים מעלה ומטה עם סיגרים בפיהם.
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.الذين كانوا التسكع صعودا ونزولا مع السيجار في أفواههم.
Ağızlarına bir puro ile aşağı yukarı uzanmanız ve.我々は家の前にするとあちこちpacedとして"あなたが参照して、"ホームズはこのは"、と話した。
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.a v ich ústach nebola najdená lesť, lebo sú bezvadní pred trónom Božím.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.A v ústech jejich není nalezena lest; neboť jsou bez úhony před trůnem Božím.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.A w ustach ich nie znalazła się zdrada; albowiem są bez zmazy przed stolicą Bożą.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.eikä heidän suussaan ole valhetta havaittu; he ovat tahrattomat.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.E na sua boca não se achou engano; porque são irrepreensíveis.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.És az õ szájokban nem találtatott álnokság; mert az Istennek királyiszéke elõtt feddhetetlenek.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.et dans leur bouche il ne s`est point trouvé de mensonge, car ils sont irrépréhensibles.
İlgili Sayfalar