ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ağızdan nefes alıp...구강대 구강법, 구강대 비강법
Ağızdan nefes alıp...Respira in gura...
Ağızdan nefes alıp...Respirazione bocca a bocca...
Ağızdan nefes alıp...Respirez dans la bouche...
Ağızdan nefes alıp...Thổi vào miệng...
Ağızdan nefes alıp...Wdech przez usta...
Ağızdan nefes alıp...Φυσύξτε μέσα στο στόμα...
Ağızdan nefes alıp...Вдохнуть в рот...
Ağızdan nefes alıp...... التنفس عبر الفم
Ağızdan nefes alıp...ハニ、ハニ
Ağızdan solunum için ağzı açApri la bocca, bocca a bocca
Ağızdan solunum için ağzı açDeschide gura , gura la gura.
Ağızdan solunum için ağzı aç Hey, ne yapıyorsun? Bu acil bir durum.Den Luftweg öffnen, Mund zu Mund. hey, was machst du? das ist ein Notfall. fühlst du es?
Ağızdan solunum için ağzı açMembuka jalan napas, mulut ke mulut.
Ağızdan solunum için ağzı açMở đường thông khí, miệng với miệng.
Ağızdan solunum için ağzı açOpen de luchtwegen, mond op mond.
Ağızdan solunum için ağzı açÖppna luftvägen, mun mot mun.
Ağızdan solunum için ağzı açOtwieram, usta usta.
Ağızdan solunum için ağzı açOuvrir les voies respiratoires, bouche à bouche.
Ağızdan solunum için ağzı açΑνοίξε τον αεραγωγό, στόμα σε στόμα
Ağızdan solunum için ağzı açОткрой, рот в рот.
Ağızdan solunum için ağzı açفتح مجرى التنفس والفم الى الفم
Ağızdan solunum için ağzı açおい、何やってんだよ
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Ano, ta ústa jsou vlastně velmi zajímavá. Vypadá to skoro, jako by měl tesáky.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Ja , der Mund ist sehr interessant, es sieht fast so aus als hätte er Vampirzähne.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Tak. Rzeczywiście usta są bardzo ciekawe, wygląda niemal jakby były tu przedstawione kły.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Zou dat smaken zoals ons huidige bier? Ik weet het niet.
Ağız ilginç, sivri dişleri var. .Так, справді, рот виглядає досить цікаво, неначе в ньому є ікла.
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatboxing)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatboxing)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatboxing)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatboxing)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatboxuje)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(비트박스)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Sonido "beatbox")
(Ağızla müzik yapılıyor)(Suara beatbox)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Битбокс)
(Ağızla müzik yapılıyor)(Бітбокс)
(Ağızla müzik yapılıyor)(ביטבוקס)
(Ağızla müzik yapılıyor)♪ オー ベイビィ ♪
(Ağızla müzik yapılıyor)(節奏口技)
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Deres strupe er en åpnet grav; med sine tunger gjorde de svik, ormegift er under deres leber.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››"En åbnet Grav er deres Strube; med deres Tunger øvede de Svig;" "der er Slangegift under deres Læber;"
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››En öppen grav är deras strupe, sina tungor bruka de till svek. Huggormsgift är inom deras läppar.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Gîtlejul lor este un mormînt deschis; se slujesc de limbile lor ca să înşele; supt buze au venin de aspidă;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Grobem otworzonym jest gardło ich, językami swemi zdradzali, jad żmiji pod wargami ich.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Heidän kurkkunsa on avoin hauta, kielellänsä he pettävät, kyykäärmeen myrkkyä on heidän huultensa alla;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Họng chúng nó như huyệt mả mở ra; Dùng lưỡi mình để phỉnh gạt; Dưới môi chúng nó có nọc rắn hổ mang.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Họng chúng_nó như huyệt mả mở ra ; Dùng lưỡi mình để phỉnh gạt ; Dưới môi chúng_nó có nọc rắn hổ_mang .
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Hrob otevřený hrdlo jejich, jazyky svými lstivě mluvili, jed lítých hadů pod rty jejich.
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Ich hrdlo otvorený hrob; svojimi jazyky hovorili lesť, jed ľútych hadov pod ich rtami;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Ihr Schlund ist ein offenes Grab; mit ihren Zungen handeln sie trüglich. Otterngift ist unter den Lippen;
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››저희 목구멍은 열린 무덤이요 그 혀로는 속임을 베풀며 그 입술에는 독사의 독이 있고
‹‹Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar.›› ‹‹Engerek zehiri var dudaklarının altında.››Nyitott sír az õ torkuk; nyelvökkel álnokságot szólnak; áspis kígyó mérge van ajkaik alatt.
İlgili Sayfalar