ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.Het verhaal wordt verteld vanuit de eerste persoon.
Ayrıca Kirnat-Maradit ağızlarından da söz etmek gerekir.Hetzelfde geldt ook voor Nabarro-Herring-kruip.
Örneğin: day sözcüğünde ağız çok açılır.Voorbeeld: Bij start van het spel verschijnt het woord RAD.
Ayrıca aralarında büyük ve küçük ağızlı alabalıklar diye bir ayrım yapılır.In het oog wordt een onderscheid gemaakt tussen de grote en de kleine zenuwknopen.
Ona ağızdan ağıza nefes verdi.Ze gaf hem een mond-op-mondbeademing.
Ağızlarında 36 dişleri olur.W pysku 36 zębów.
Günümüz yazı dilleri ve onların ağızlarına gelinceye kadar birçok dönem yaşanmıştır.Za tyle lat wiernej służby językowi!”.
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."Takie są słowa wypowiedziane ich ustami.
Sert ve gevrekdir, ancak ağızda tereyağlı, parçalanmış ve yumuşaktır.Jest ciemne, twarde, żywiczne i silnie aromatyczne.
Jack, Sawyer ve Kate iskelede ağızları ile elleri bağlı bir şekilde Diğerleri'nin yanında kalırlar.Podczas gdy Kate i Sawyer mają obok siebie klatki coś między nimi iskrzy.
Asla ağızdan yiyecek içecek VERİLMEZ.Koktajli nie pije się nigdy do posiłków.
Yontabiliyordum ama usturaların o keskin ağızları da çabucak kırılıyordu.Jego pysk był krótki, lecz gad ten był w stanie rozwierać szczęki bardzo szeroko.
Ağızlarının içlerinde jilet taşıyordu bunlar.Na głowach noszono chusty.
Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz.W przeciwieństwie do morfiny nie wywołuje zaparć.
Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat."Ciesząc się z rzadka głosem w telefonie.
Ağızlarında çok sayıda diş vardır.W szczękach mieści się kilka rzędów zębów.
Alkol ağız kokusunu artırır.Alkohol nasila działanie leku.
Gaga ağızlı testilerden bazıları kuğu boyunlu olarak tanımlanmaktadır.W niektórych atlasach grzybów opisany jest jako sarniak świerkowy.
Tevatür, bir haberin ağızdan ağza yayılması, yaygın söylenti .Była uosobieniem wieści, szybko rozchodzącej się plotki.
Ağız temizliğine dikkat edilir.Rozmyślania nad czystkiem. .
Ağızları ve sindirim sistemleri yoktur.Nie mają ust ani przewodów pokarmowych.
Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır.Scena początkowa została nakręcona jako pierwsza.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.ENDMORÄNE, Rozpakować Walizki (katalog wystawy) artystki
Bıçak, keskin ağızlı el aletidir.Pod rozcięgnem leży powięź dłoniowa ręki.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Rękopis urywa się w połowie zdania.
Ayrıca, ağız parçaları da bir sineği bile parçalayacak güçte değildir.Wszyscy wtedy dowiedzą się, że nie skrzywdziłaby nawet muchy.
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Ciało zwęża się w kierunku głowy.
Ağızlarını dışarıya doğru kıvırabilirler.Mogą przemieszać się pełzając.
2. Grup’un Yöntemi: Ağızdan Ağza Solunum.Męski głos odpowiada: Zamknij się!
Ağızlarında çok sayıda diş vardır.I munnen finns flera små tänder.
Bu dişler kişi altı yaşına gelene kadar ağızda bulunan tek dişlerdir.Dessa tänder är de enda upp till cirka 6 års ålder.
Ağızlarında 36 dişleri olur.Hos arten förekommer 36 tänder.
Ağız tüfeği AK-47.Geväret är en AK-47.
İsmini muhtemelen güreşken sıfatının ağız değişmesiyle almıştır.Den fångade troligen sitt byte genom överraskning.
Uzun bir kafatasları ve ağızlarında 32-40 dişleri bulunur.Även huvudet är långsträckt och i munnen finns 32 till 40 tänder.
Yavrular kör ve çıplak olarak doğar; ilk birkaç gün ağız keselerinin içine alınabilir.Ungarna är i början nakna och blinda, därför vistas de sina första dagar i bon.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.Hos svaga, äldre personer kan god munhälsa minska risken för aspirationspneumoni.
Bu dönemde ağızda hem kalıcı dişler hem de süt dişleri bulunur.Människan får mjölktänder och permanenta tänder.
Ağız yoluyla alınır ve gram-pozitif bakteriler ile bazı gram-negatif bakterilere karşı etkindir.Det tas via munnen och är aktivt mot grampositiva bakterier och vissa gramnegativa.
Bunun yanı sıra nehir ağızlarına ve lagüner bölgelere de girer.Därutöver är man hänvisad till egna båtar eller isarna.
Ağız temizliğine dikkat edilir.Старанне очищання насіння.
Nil timsahlarının ağızlarını bir bantla bile kapalı tutabilirsiniz.До кожуха ствола можна кріпити багнет-ніж.
Bir bıçak tek ya da çift ağızlı olabilir.Ножі можуть бути дво- або однобічними.
Ağızlarında 36 dişleri olur.На щелепах є 30 зубів.
Şive kavramı ile lehçe ve ağız kavramları sıklıkla karıştırılmaktadır.Нудні і старі мнемоніки часто забуваються.
Silindir biçimli olup ağızları dilinin üstü dahil çok keskin dişlerle doludur.Є у них рот, що повний гострих зубів, які розміщені навіть на язиці.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Листя руколи використовують в їжу.
Ağrı ili ağızları.Письмове або усне.
Eşek arıları ağızlarındaki dişleriyle ısırır.Мушлі розколює зубами.
Vibrissae sadece bıyık olarak hayvanın ağız bölgesinde değil, kaşlarında ve bacaklarında da bulunur.Вібриси ссавців розташовані не тільки на морді, а й на лапах, череві, грудях.
Ağız bölgesinden çıkan 10 adet kolları vardır.До лобового кільця приварені десять головок.
Biyodizel için ağızdan alınmada öldürücü doz 17.4 g biyodizel/kg vücut ağırlığı şeklindedir.Смертельна доза для кроликів при введенні через рот або внутрішньовенно 1,75 мг/кг.
Diş etlerini kuvvetlendirmek ve ağız kokusunu gidermek için kullanılır.Збереглися звичаї підпилювання зубів та розтягування мочок вуха.
Lösemi için üç aya kadar ağızdan alınır.Склав ці повноваження за три місяці до смерті.
Kimyasal sindirimi ağızda başlar.Хімічна атака почалася.
Ağızları ön taraftadır.Головки були на фронті.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Вимовляється з середньо розкритим ротом.
Yavrular kör ve çıplak olarak doğar; ilk birkaç gün ağız keselerinin içine alınabilir.Пташенята лупляться сліпими й голими, у перші дні їх годує в основному самка.
Eski Mısırlılara göre ölümden sonra ruh ağızdan bir kuş şeklinde çıkardı.Так, на думку стародавніх єгиптян, душа померлого покидала людину у вигляді бджоли.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Rozumění na půl slova.
İlgili Sayfalar