Ana içeriğe geç
Sözlük

ağıt ile cümle

ağıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Le seguía una gran multitud del pueblo y de mujeres, las cuales lloraban y se lamentaban por él
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Lo seguiva una gran folla di popolo e di donne che si battevano il petto e facevano lamenti su di lui
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men der fulgte ham en stor Hob af Folket, og af Kvinder, som jamrede og græd over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men en stor hop folk följde med honom, bland dem också kvinnor som jämrade sig och gräto över honom.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Og en stor mengde av folket fulgte ham og mange kvinner, som jamret sig og gråt over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Seguia-o grande multidão de povo e de mulheres, as quais o pranteavam e lamentavam.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Šla je pa za njim velika množica ljudstva in žene, ki so jokale in žalovale nad njim.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ηκολουθει δε αυτον πολυ πληθος του λαου και γυναικων, αιτινες και ωδυροντο και εθρηνουν αυτον.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И след Него вървяха голямо множество от народ и от жени, които плачеха за Него.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И шло за Ним великое множество народа и женщин, которые плакали и рыдали о Нем.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ійшло ж слідом за Ним велике множество народу й жінок, що голосили й ридали по Йому.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.וילכו אחריו המון עם רב והמון נשים והנה ספדות ומקוננות עליו׃
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.وتبعه جمهور كثير من الشعب والنساء اللواتي كنّ يلطمن ايضا وينحن عليه.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許 多 百 姓 、 跟 隨 耶 穌 、 內 中 有 好 些 婦 女 、 婦 女 們 為 他 號 咷 痛 哭
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許多 百姓 、 跟隨 耶穌 、 內中 有 好些 婦女 、 婦女 們為 他 號咷 痛哭
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›비유컨대 아이들이 장터에 앉아 서로 불러 가로되 우리가 너희를 향하여 피리를 불어도 너희가 춤추지 않고 우리가 애곡을 하여도 너희가 울지 아니하였다 함과 같도다
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›דמים הם לילדים הישבים בשוק וקראים זה אל זה ואמרים חללנו לכם בחלילים ולא רקדתם קוננו לכם קינה ולא בכיתם׃
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›يشبهون اولادا جالسين في السوق ينادون بعضهم بعضا ويقولون زمرنا لكم فلم ترقصوا. نحنا لكم فلم تبكوا.
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›好 像 孩 童 坐 在 街 市 上 、 彼 此 呼 叫 說 、 我 們 向 你 們 吹 笛 、 你 們 不 跳 舞 、 我 們 向 你 們 舉 哀 、 你 們 不 啼 哭
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›好像 孩童 坐在 街市 上 、 彼此 呼叫說 、 我們向 你 們 吹笛 、 你 們 不 跳舞 、 我 們向 你 們舉哀 、 你 們 不 啼哭
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.A položil jeho mŕtve telo do svojho hrobu, a smútil nad ním hovoriac: Jaj, môj brat!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.A położył trupa jego w grobie swoim, i płakali go, mówiąc: Ach bracie mój!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Depose il cadavere nel proprio sepolcro e fece il lamento su di lui: «Ohimè, fratello mio!»
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.E colocou o cadáver no seu próprio sepulcro; e prantearam-no, dizendo: Ah, irmão meu!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.És eltemeté a holtat a maga sírboltjába, és siraták õt: Ah szerelmes atyámfia!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Han la hans lik i sin egen grav, og de holdt sørgehøitid over ham og ropte: Ve, min bror!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Hij legde het lichaam in zijn eigen graf en riep droevig: "Ach, mijn broeder."
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.I -a pus trupul în mormînt şi l-au jălit, zicînd: ,,Vai, frate!``
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Il mit son cadavre dans le sépulcre, et l`on pleura sur lui, en disant: Hélas, mon frère!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.In on položi truplo njegovo v svoj grob, in žalujejo nad njim, govoreč: Gorje, moj brat!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Ja hän pani ruumiin omaan hautaansa; ja he pitivät valittajaiset hänelle ja huusivat: "Voi, minun veljeni!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.곧 그 시체를 자기의 묘실에 두고 그를 위하여 슬피 울며 가로되 오호라 나의 형제여 하니라
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình , rồi khóc người mà rằng : Thương_ôi ! anh ôi !
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình, rồi khóc người mà rằng: Thương ôi! anh ôi!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.og da han havde lagt Liget i sin egen Grav, holdt de Dødeklage over ham og sagde: "Ak ve min Broder!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Položil pak tělo jeho v hrobě svém, a plakali ho: Ach, bratře můj.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Puso su cuerpo en su propio sepulcro, e hicieron duelo por él diciendo: --¡Ay, hermano mío
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Und er legte den Leichnam in sein Grab; und sie beklagten ihn: Ach, Bruder!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Και εθεσε το σωμα αυτου εν τω ταφω αυτου και επενθησαν επ' αυτον, λεγοντες, Φευ αδελφε μου
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положил тело его в своей гробнице и плакал по нем: увы, братмой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положи тялото му в своя ; и плакаха над него, казвайки : Уви, брате мой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.וינח את נבלתו בקברו ויספדו עליו הוי אחי׃
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.فوضع جثته في قبره وناحوا عليه قائلين آه يا اخي.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍 身 葬 在 自 己 的 墳 墓 裡 、 哀 哭 他 、 說 、 哀 哉 、 我 兄 阿
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍身葬 在 自己 的 墳墓裡 、 哀哭 他 、 說 、 哀哉 、 我 兄 阿
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Allora Davide intonò questo lamento su Saul e suo figlio Giònat
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Bây giờ, Ða-vít làm bài ai ca nầy về Sau-lơ và Giô-na-than, con trai Sau-lơ,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Bây_giờ , Ða - vít làm bài ai ca nầy về Sau-lơ và Giô-na-than , con_trai Sau-lơ ,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Da sang David denne Klagesang over Saul og hans Søn Jonatan.
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.David entonó este lamento por Saúl y por su hijo Jonatán
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.És keservesen síra Dávid ilyen sírással, Saulon és Jonathánon, az õ fián,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Iată cîntarea de jale pe care a alcătuit -o David pentru Saul şi fiul său Ionatan,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.In David je pel to žalostinko nad Savlom in Jonatanom, sinom njegovim,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Ja Daavid viritti tämän itkuvirren Saulista ja hänen pojastaan Joonatanista
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.다윗이 이 슬픈 노래로 사울과 그 아들 요나단을 조상하고
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Lamentou Davi a Saul e a Jônatas, seu filho, com esta lamentação,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Lamentował tedy Dawid lamentem takowym nad Saulem, i nad Jonatanem, synem jego;
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Och David sjöng följande klagosång över Saul och hans son Jonatan,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Og David kvad denne klagesang over Saul og hans sønn Jonatan,
Davut Saulla oğlu Yonatan için ağıt yaktı.Setelah itu Daud menyanyikan ratapan ini untuk Saul dan Yonatan
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod