Duino Ağıtlarını da burada yazdı.Här finns även Holmeja sågverk.
Bu şarkı o döneme ağıttır."Я думаю, що ця пісня просто душевна ».
Üzerine türküler ve ağıtlar yakılmıştır.На ній розміщуються щогли і труби.
Ağıttan bir bölüm; Bu ne haldır, Kasap Misak?Відповідь нагадує гру кота і миші; але хто є котом, а хто — миша?
Biz onun ölümüne ağıt yaktık.Ми оплакували його смерть.
Biz onun ölümüne ağıt yaktık.Ми оплакували її смерть.
Kazananlar için ağıt: Rusya'nın Kırım manevrasının sonuçları hakkında .Реквием победителям: о последствиях крымского маневра России.
Hemen hemen tüm kavimlerde ağıt türünün farklı biçim ve ezgilerde örnekleri görülür.Ve městě lze téměř na každém kroku pozorovat nejrůznější rodovou symboliku.
Duino Ağıtlarını da burada yazdı.Známé jsou také zdejší Durynské klobásy.
Ağıttan bir bölüm; Bu ne haldır, Kasap Misak?Dostupné online. Ladův kraj: Kde žil kocour Mikeš a Mulisák s Bubáčkem?
Bu şarkı o döneme ağıttır."Cred că-i un cântec pentru inimă”.
Ölümlerde ölünün elbiseleri toplanıp ağıtlar yakılır.Először is a halottat ruhában máglyára rakták, s elégették.
Orfe büyük bir yasa kapılır ve bu yasını çok uzunca bir matem ağıtı söylemekle gösterir.Orlando sverger på å slutte med et slik bedrag og i stedet ta et skikkelig oppgjør.
Kadın vokaller ağıtsal ya da sarhoş edicidir.Hilangnya akal, karena gila atau mabuk.
Üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru, ağıt derlemeleri üzerine bir çalışma yapmaktadır.Tetapi, harapan Dipha untuk studi musik di perguruan tinggi harus dia kubur dalam-dalam.
Yaktığı ağıtı annesi dinlemiş ve onun bu ağıtını beğenmiştir.Meskipun demikian, ia benar-benar menyayangi keluarganya dan sangat gembira ketika Naoki melamar Kotoko.
Bu şarkı o döneme ağıttır."Thật buồn cười khi hát về điều đó".
Ağıttan bir bölüm; Bu ne haldır, Kasap Misak?Không biết Châu chiêm bao là bướm, hay bướm chiêm bao là Châu?
Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt." denmektedir.「あるのは焼き尽くされた世界の匂いだ」と彼は評す。
Karakeçilide ağıtlar önemli bir yere sahiptir.もともとブーツには固有の特徴がある。
Ölümlerde ölünün elbiseleri toplanıp ağıtlar yakılır.火化時死者衣物被全部燒毀。
Mezarı başında ağlayan hayvanlar Manas'a ağıt yakarlar ve Göktanrı acıyarak Manas'ı diriltir.屍鬼封禁 施術者須犧牲生命,將自己及受術者的靈魂封印至死神腹內的封印術。
Ancak 1955 yılında bu ağıt yeni bir taş üzerine kazınarak yerine dikildi.원석은 남아있지 않지만, 1955년, 새로운 돌 위에 묘비명을 새겨두었다.
Ağıt 08.아침의눈 08.
Ölümlerde ölünün elbiseleri toplanıp ağıtlar yakılır.죽은 이들의 시체는 옷을 벗기고 팔다리를 절단하여 불태운 뒤 암매장되었다.
Kadın vokaller ağıtsal ya da sarhoş edicidir.חלקם חשבו שמדובר במריבת אוהבים או בתגרת שיכורים.
Orfe büyük bir yasa kapılır ve bu yasını çok uzunca bir matem ağıtı söylemekle gösterir.Додо набързо ѝ показва, като набелязва голям кръг.
Ağıttan bir bölüm; Bu ne haldır, Kasap Misak?Мишка може да се отнася за: Мишка, дребен гризач.
Ölümlerde ölünün elbiseleri toplanıp ağıtlar yakılır.Posteljina i odjeća umrlog se spaljivala.
Ağıt söylevleri genellikle iki kısımdan oluşurdu.Kalup se najčešće sastoji od dva dijela.
Ağıt 08.Šibenik 8.
Bir başka ağıtla Orfe tanrı Pluto'ya yalvarır.S božicom mira Eirene odgajala je boga bogatstva Plutona.
Bunların içinde ünlü Marienbad Ağıtı da bulunmaktadır.U grade se nalazi i poznata tvrđava Marienberg.
Türklerde ağıt geleneği çok eskidir.Tradicija tkanja preprog je v Uzbekistanu zelo stara.
Bu şarkı o döneme ağıttır."Po teh informacijah moramo pesem umakniti iz tega tekmovanja."
Ağıt söylevleri genellikle iki kısımdan oluşurdu.Tiesiųjų burių pavadinimai paprastai sudaryti iš dviejų dalių.
Bu şarkı o döneme ağıttır."Žiūrėkite, katė kasosi šiuo momentu."
TBMM Zabıt Ceridesi (204). Eksik ya da boş |başlık= (yardım) ^ ağıt.Liftikriitika – paratamatus või mitte? – Sirp, 27.09.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Canciones tan melancólicas que te quemaban.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Cântece funebre atât de triste încât te-ar pârjoli.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Cânticos tão melancólicos que nos faziam arrepiar.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Canti talmente malinconici da bruciarti dentro.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Des hymnes mélancoliques qui vous touchent profondément.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Klaagzangen zo melancholiek, dat ze je verschroeiden.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Klagelieder so melancholisch, dass sie euch weh tun würden.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.애도가는 너무 우울해서 여러분을 힘빠지게 만들꺼에요.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Những bài hát quá đỗi ưu sầu đến thiêu đốt tâm can.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Olyan búskomor gyászénekeket, hogy azok Önöket is szíven szúrnák.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Погребальні пісні, сповнені такої туги, що, здавалося, спалює тебе вщент.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Погребальные песни, наполненные такой тоской, что казалось, тебя сжигает дотла.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.Толкова меланхолични песни, че направо те изгаряха.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.קינות כה מלנכוליות עד שהן צורבות אותך.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.وكانت تلك الألحان في قمة السوداوية، لدرجة أنها تحرقك.
Ağıtlar çok hüzünlüdür, içinizi kavurur.そして まるで死者の心を稲に種つけるように
Ağıtlar söylerlerdi. Ağıtların sözleri ölülerin isminden oluşurdu.그 이름으로 만든 애도가를 부릅니다.
Ağıtlar söylerlerdi. Ağıtların sözleri ölülerin isminden oluşurdu.וקוננו בשירים המורכבים משמות אלו.
Ağıtlar söylerlerdi. Ağıtların sözleri ölülerin isminden oluşurdu.وكنّ يغنين تلك الأغاني الحزينة، المؤلفة من تلك الأسماء.
Ağıtlar söylerlerdi. Ağıtların sözleri ölülerin isminden oluşurdu.哀歌は あまりにも切なくあなたをこがすでしょう
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Akerdyrkerne er skuffet, vingårdsmennene jamrer sig; for hveten og bygget, markens grøde, er gått tapt.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Bønder skuffes og Vingårdsmænd jamrer både over Hveden og Byggen; thi Markens Høst gik tabt;