ağırlık ile cümle
ağırlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
NPF ağırlıklı olarak Mindaugas Rasiukevicius tarafından yazılmıştır.Первым разработчиком NPF является Mindaugas Rasiukevicius.
Taşı ve sürükle: İki ağırlık (genellikle örs) belirli bir mesafeye taşınır ve bırakılır.В вибрато различают скорость (частоту) и размах (амплитуду).
1992'de firma %100 özel bir firma haline dönüşerek sivil üretime ağırlık vermiştir.В 1972 году преобразовано в акционерное общество со 100%-м госкапиталом, в 1992 году приватизировано.
B Alanı'nda ise obsidiyen ağırlıktadır.На месте д. Огорово воздвигнут обелиск.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Однако, у него была возможность тренироваться с командой.
Bu sürede üyeler kendi solo projelerine ağırlık verdi.Все участники углубились в свои сольные проекты.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.Во время поездки пассажиры в течение 2 секунд испытывают состояние невесомости.
Bedeni zarar görmez bir hale gelir ve büyük ağırlıkları kaldırabilecek bir güce sahip olur.Он не обделён физической силой и обладает, к тому же, сильным, чистым голосом.
Bu süre boyunca her iki yetişkin ağırlıklarının %36-40'ını kaybederler.При этом за спячку зверьки теряют до 30—40 % веса.
Bu sayede ağırlık transferinden kaynaklanacak yol tutuş kaybı minimuma indirilmiştir.В результате смещение оружия, вызванное работой автоматики, получается минимальным.
Diğer ötleğenlerden farklı olarak, alt kısımlar ağırlıklı siyah çizgilidir.В отличие от других видов оружия, пятое оружие походит на очень редкие вещи.
Dini ağırlıklı olarak ortodoks.По вероисповеданию — православный.
Raket, herhangi bir boyut, şekil ve ağırlıkta olabilir.Вырез горловины может иметь любую форму, длину и объём.
Terim ağırlıklı olarak İskandinav ülkelerinde kullanılmaktadır.Этот термин используется в основном в скандинавских странах.
Balık (łuk) ve et (nëląy) ağırlıklı beslenirler.Питаются преимущественно рыбой, а также ракообразными.
Bu durumda ağırlık2 0 değildir.По сумме двух матчей счёт 0:0.
Ağırlıklar negatif olmamalıdır.Не концентрироваться на негативе.
İkili müsabakalarda her tekli disiplinde en yüksek kaldırılan ağırlık değerlendirilmektedir.Во взвешенном двудольном графе каждому ребру приписывается вес.
İlk albümden farkı daha çok rock ağırlıklı olmasıydı.По отношению к первому второй альбом получился более рок-ориентированным.
Yapıtlarında Lübnan İç Savaşı konusuna ağırlık vermiştir.В борьбе за народное дело Ты голову честно сложил...
Hayvanlar alemine ağırlık vermiştir.Animals дался нам тяжело.
Pound (kısaltması lb), bir ağırlık ölçüsü birimi.1 фт.), знач-но меньш. веса.
Alman gençller turnuvada ağırlıklı olarak oynadılar.Немецкие юноши же играли в основном в советском турнире.
Neptün'ün iç katmanları, Uranüs'e benzer şekilde ağırlıklı olarak buz ve kayaç malzemelerden oluşmaktadır.Недра Нептуна, как и Урана, состоят главным образом изо льдов и горных пород.
Her ikisinin de ağırlıkları 14 tona ulaşabilmektedir.Их грузоподъёмность может достигать 24 тонн.
İşçi konseylerini ağırlıklı olarak orta sınıf “temsil ediyordu”.Их состояние было квалифицировано медиками как «средней тяжести».
Videoda Flo Rida'ın egzersiz görüntülerine ağırlık verilmiş.Игры работают при поддержке очков виртуальной реальности Oculus Rift.
Tuva'nın ekonomisinde tarım sektörü ağırlıklıdır.Одним из важных секторов экономики Тувалу является сельское хозяйство.
Tüfeğin ağırlık merkezi iyi ayarlanmıştır.Артиллерия главного калибра была полностью сохранена.
Bu dönemde sanatçı konsept albümlere ağırlık vermişti.Музыканты долгое время думали над тем, как им озаглавить альбом.
Ülkedeki en yüksek binalar, ağırlıklı olarak İstanbul'da yer almaktadır.Десять самых высоких зданий страны расположены именно во Франкфурте.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Арамидные волокна не уступают по прочности стали, при этом в пять раз легче, чем сталь.
Geleneksel adı Arapça'dan gelen وزن wazn, ağırlık anlamındadır.Её название в переводе с арабского وزن (wazn) означает «тяжесть».
Kaydedilmiş azami ağırlık 162,2 kg'dır.Зарегистрирован случай поимки чавычи массой 61,2 кг.
Bu teknik ağırlık transferi tekniği değildir.Но это не единственная rule-based технология машинного перевода.
Bu sayede sahilde bırakılan ağırlıklar alınabildi.Это привело к тому, что грузы простаивали на границе.
12 yaşında ise ağırlık kaldırmaya başladı ve profesyonel güreşçi olmak istiyordu.Серьёзно начала заниматься в возрасте двенадцати лет, когда решил стать профессионалом.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Использование ремней безопасности — обязательно.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.فهم يبخلون خوفًا من ذهاب ما يملكون وهو قليل ثم لا يأتي غيره.
Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.تم ختان أكثر من 135 مليون امرأة على مستوى العالم ولاسيما في أفريقيا.
Ağırlık: 118 g.الوزن: 118 غ.
1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi.ومنذ عام 1946 اهتمت سميحة أكثر بالفكر والمعالم التاريخية.
Japonya'nın savaş sonrası eğitim sistemi ağırlıklı olarak modernleşme sürecini ele alıyor.ساهم نظام التعليم في اليابان ما بعد الحرب العالي بقوة لعملية التحديث.
Uçuşları güçlüdür ve büyük boyları ve ağırlıklarına rağmen çok iyi süzülerek uçarlar.هي من الطيور السريعة وعلى الرغم من حجمها ووزنها فإنها قادرة على الطيران عاليا جدا.
Animax, 24 saat anime ağırlıklı yayın yapan ilk ve en büyük kanaldır.و تعدّ أنيمكس أول وأكبر شبكة تبث الأنيمي لمدة 24 ساعة متواصلة.
Anket sonuçları yaş ve cinsiyete göre ağırlıklandırılır.ويتم طرح إرشادات أكثر تحديداً مستندة على العمر والجنس.
Ağırlıklı Tv dizilerinden oynamıştır.شارك في أعمال تلفزيونية مدبلجة.
Hollanda'da din, ağırlıklı olarak 20. yüzyıla kadar Hristiyanlıktı.كان الدين السائد في هولندا هو المسيحية حتى وقت متأخر من القرن 20.
Müzede ağırlıklı olarak İspanyol sanatının eserleri sergilenmektedir.المتحف مخصص بشكل رئيسي للفن الإسباني.
Bu eğitimli nüfus, teknoloji ağırlıklı yatırımların gereksinim duyduğu iş gücünü oluşturur.هذا المجتمع المتعلم والمُجِيد للتكنولوجيا يخلق قوة العمل اللازمة للاستثمار بشكل رئيسي.
Araç ağırlıklı olarak İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından kullanılmaktadır.تستخدم بشكل أساسي من قبل القوات الجوية الإسرائيلية.
Turku ekonomisi ağırlıklı olarak Turku Limanı ve diğer hizmet odaklı endüstriler üzerinde yoğunlaşmaktadır.تتركز المنطقة التجارية في اقتصاد المدينة حول ميناء توركو وغيرها من الصناعات الخدمية.
Ağırlıklar negatif olmamalıdır.ولا يصح اعتبار اللتر وزنا .
Bu nedenle de değişik moleküler ağırlıkların gaz örneklerinin kütlelerinden hesaplanabileceğini söylemiştir.وبالتالي، أوزان الجزيئات النسبية يمكن حسابها من أوزان عينات الغاز.
Ağırlıkları, alttüre göre değişir ama 100 ve 200 g.in arasındadır.يختلف الوزن حسب النوع لكنه عادة بين 30 و100 غ.
Söylemleri daha çok ekonomi ağırlıklıydı.كما أنه كان اقتصادياً أكثر.
Yörük ağırlıklı bir yerdir.جزء من الجهاز الهضمي هو المريء.
Yeni WWE Cruiserweight Championship kemerinin ağırlık sınırı 205 lbs (93 kg) kabul edilmiştir.وزن خفيف ثقيل (Light Heavyweight) : وتكون حدوده 205 lb بمعنى 93 كغ.
Mutlak ağırlık Şekil ’e yerleştirilir.عامل الشكل (التصميم) للجهاز هو "مستدير.
Başüstü ağırlık kaldırma (press): Ağır bir nesne baş üzerinde kaldırılıp indirilir veya sadece kaldırılır.فالقوي انقضَّ على الضعيف وبطش به وسلبهُ أملاكه، حربًا أو صُلحًا، أو اقتطع أجزاء منها.