Bir tohumun ağırlığı yok gibidir ama bir ağaç çok ağırdır, değil mi?A little seed weighs next to nothing and a tree weighs a lot, right?
Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Where does the tree get the stuff that makes up this chair, right?
Hiçbir teşekkür bu kadar ağır değildir."No thank you," was more like it.
'Ani bir ağır gümbürtüsü başını kaldırıp bana yaptı.'An abrupt heavy rumble made me lift my head.
Yakalanmalarına rağmen ağır bir uluslararası baskıdan sonra nihayetinde serbest bırakılmışlardı.Even though they were caught, they were eventually released, after heavy international pressure.
Molekül ağırlığı 300 milyonun üzerinde.It's over 300 million molecular weight.
Sadece yer değiştiren suyun ağırlığıdır.That's just the weight of liquid displaced.
- Anne o bavul ağır.- Mom, it's heavy.
Çok ağırsın!Ah, you're heavy!
Son zamanlarda ise daha ağırlıklı olarak basın işIeri üzerinde çalışıyorum.I'm really into press work lately.
Hayır, ağırbaşlılı ve güzelim değil mi?No, with dignity and elegance, right?
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.My first introduction was at the Abidjan airport on a sweaty, Ivory Coast morning.
Ağır birikintilerden bir kısmı ise yörüngede kaldı.Some heavier debris, however, remained in orbit.
Ağır bombardımanın sonuna doğruLate heavy bombardment ]
Yani bütün o kablolama ve bütün o ağır altyapı --So all of the cabling and all of the heavy infrastructure --
İşte, çünkü bu ağır altyapı zaten kurulmuştu da ondan.Well, it was because that heavy infrastructure had already been laid down.
Diyelim ki 10 kilogram olduğunu söylüyorlar. Diyelim ki var 10 kilo ağırlığında bir kitle.Let's say I have a 10-kilogram mass.
Peki ne kadar dönme eksenine koymak 10 kilogram ağırlığında bir kitle?So how far from the axis of rotation do I put this 10-kilogram mass?
Ama ugrastigimiz aluminyumun sadece 27 atomik kutle birmi agirliginda olsun.But let's just say that the aluminium that we're dealing with has a mass of 27 atomic mass units.
Kesin hazine çok ağır olduğu için, taşıyamadıklarından geciktiler bir sorun olduğunu sanmam !I guess, they are late because of heavy treasure ! I think there is nothing !
Ama ağabey ! sizin eliniz ağırdır ! Çok konuşma bakalım !Brother ! you are too strong ! shut up ! let's fight !
Böylece kariyerimi ağır akıl hastalıkları üzerinde araştırmalara adadım.So I dedicated my career to research into the severe mental illnesses.
Ve her adımım kaskatı, iyice ağır, ve tutuktu.And every step is very rigid and very deliberate.
Sonra yedekleri üzerinize alırsınız ve ardından ağır çantayı sırtınıza takarsınız.And then you put on your reserve, and then you put on your heavy rucksack.
Dünyanın en ağır ve en pahalı yiyeceklerinden biridir.One of the most expensive luxury foods by weight in the world.
Ben çok ağır cezalara mahkum edilmiş çocukları temsil ediyorum.And I've been representing these kids who have been sentenced to do these very harsh sentences.
Aynı ağırlıkta, fakat farklı ses renkleri.Same amount of weight, but different sound colors.
Fakat, beni ağırladığınız için çok teşekkür ederim!But thank you very much for having me!
Genel olarak ağır uçaklar, hafif uçaklardan pike yaparak kurtulabilir.In general heavy aircraft can escape from light ones by diving.
Taşıdığı silahlar ne kadar ağır olursa, uçak dönüşlerde o kadar kötü olur.The heavier the weapons load out - the worse the plane is at turning.
Evet, öncelikle bu kayalar ağır biçimde metamorfozlaşmışlardır.Well, first of all these are rocks very heavily metamorphosed.
Objenin bütününü istiyordum, objenin gerçek ağırlığını istiyordum.I wanted the entirety of the object, I wanted the weight behind the object.
Burada görebilirsiniz, 13 kiloya yakın bir ağırlığı var.There you can see, it's weighing in at 27 and a half pounds.
Köpeğim Huxley'nin yarı ağırlığında.That's half the weight of my dog, Huxley.
Atom ağırlıklı olarak neyden oluşuyor? diye düşündü.He stood up and moved out from behind his desk.
Ben ağırlıklı olarak neyden oluşuyorum?He started walking.
Duvar ağırlıklı olarak neyden oluşuyordu?He quickened his pace, almost to a jog now. 'What is the wall mostly made of?'
Tanksavarlar ve yavaş ağır tanklar vur-kaç için uygundur.Tank destroyers and slow heavy tanks are just titbits.
Ağırlık demiyoruz.So one chlorine atom weighs-- well now, we shouldn't say weighs, we have to be very careful.
Resim ve müziğe normal olarak daha fazla ağırlık veriliyor okullarda drama ve dansa kıyasla.Art and music are normally given a higher status in schools than drama and dance.
Uzakta ışık çaldı ev benim ağır oğlu Aurora yatak gölgeli perdeler,The shady curtains from Aurora's bed, Away from light steals home my heavy son,
O ağır hafiflik! ciddi bir makyaj!O heavy lightness! serious vanity!
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs of mine own lie heavy in my breast; Which thou wilt propagate, to have it prest
Ağır olan ama, ben ışığı taşıyacak.Being but heavy, I will bear the light.
Aşk ağır bir yük altında lavabo.Under love's heavy burden do I sink.
Ama ağır görünüyor okul yolunda, aşk sevgi.But love from love, towards school with heavy looks.
Ve yardımcısı bazen eylem tarafından ağırbaşlı.And vice sometimes by action dignified.
Ve sen, Romeo ve biri ağır bier basın!And thou and Romeo press one heavy bier!
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Which heavy sorrow makes them apt unto.
LADY Capulet'in, ve zihni-yarın erken biliyorum; gece için ona ağırlığın kadar mew'd bulunuyor.LADY CAPULET I will, and know her mind early to-morrow; To-night she's mew'd up to her heaviness.
Bir dedikodu kase o'er, bunu gerek yok Çünkü burada ağırlık Utter.Utter your gravity o'er a gossip's bowl, For here we need it not.
O ağır bir gün!O heavy day!
Sacrific'd olun, onun zaman önce birkaç saat, ağır hukuk titizlik Unto.Be sacrific'd, some hour before his time, Unto the rigour of severest law.
Bayağı ağırlaşmışsın.Dear, how heavy you are.
Annem ağır hastaydı.Even then, my mother was very ill.
Çok ağır değil.So with the same eye shadow, I like to use a flat little brush like this, wet a little shadow.
Birçok farklı açıdan, bence bu ağır bir serbest kalıştı.And in so many ways, I think this is a terrific liberation.
Bir apartmanın sıradan asansörü 1.5 ton ağırlık taşıyabiliyor. .A standard elevator in a mid-rise building can hold a maximum weight of 1 and 1/2 tons.
1kişi 160 pound ağırlığında ise her 160 pounda bir kişi düşecektir.1 person weighs 160 pounds, so there's one person for every 160 pounds.
Her bir kişi 160 pound ağırlığında. 160'a bölelim.Each of our people weighs 160 pounds.