- Çok ağırlaştım, adamım.Fifteen thousand.
- Daha da ağırlaşacaksın!What do you mean, "this isn't normal"?
Peki ağır mı?"Is it heavy?"
Onlar da "Tabi ki değil, İnternetin hiçbir ağırlığı olmaz." derler.They say, "Of course not, the Internet doesn't weigh anything."
Ve benim ağır kalbim senin altında dibe vurur.And my heavy heart sinks deep down under you
Bu sadece yaşa göre ağırlık değişimi.This is just the weight versus the age.
Türlerinin en büyüğüdür ve ağırlıkları neredeyse yarım tona ulaşırThey are the largest of their kind in the world weighing up to 550 pounds
Ağırlık birimi olan onsatan bahsediyorum. .16 fluid ounces plus 3 pints plus 4 quarts is equal to how many gallons?
Biri ağırlık.This is weight.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.And only one in 500 of them had plan about what to do if they became seriously ill.
Ağır hastalara evde bakım hareketini başlatan kişidir.She founded the hospice movement.
Oldukça ağır ve klasik tasarım kurallarına uyuyor.It takes a lot of weight, and it follows the classical design rules.
Buradaki tartışma ise değiştirilemeyen bu sürecin, çok ağır işlemesidir.And the argument here would be that the wheels of evolution grind slowly, but they are inexorable.
Onların botları benimkinden ağır olmasına rağmen hemdeIt's incredible. His boots were heavier than mine.
Genlerimizin sağlıklı bir vücut ağırlığımız olup olmamasında da payı vardır.Genes also play a role in whether you have a healthy body weight.
Hastamız 72.7 kilo ağırlığında.The patient is 72.7 kilograms.
Bu hastamızın ağırlığı.That's how much the patient weighs.
Ne yazık ki, ayakları ağır bir şekilde üşüttü ve kesilmek zorunda kaldı.Unfortunately, his legs were severely frostbitten and had to be amputated.
Evet, bu sadece ağırlık kuvvetidir.Well, the only force is gravity.
Bütün ağırlığımı aldıIt took all my weight.
Bu gelenek bizim ağır görevli bilimsel materyalistler olduğumuzu düşünüyor.That tradition thinks that we are heavy-duty scientific materialists:
Çok ağır bir kara deliğin içine düşen daha hafif bir kara delik düşünün.Imagine a lighter black hole falling into a very heavy black hole.
2006 yılındaki iklim değişikliğinin ağır topları:The superstars of climate change in 2006:
150 ton ağırlığa kadar ulaşabilirler, yani en büyük dinazorlardan bile daha büyükler!They can weigh upwards of 150 tons, which is more than the largest dinosaurs!
İşte bu ağır çekimde.But there it is slowed down.
Bilirsin işte şınav, ağırlık kaldırma, mekik falan işte.You know, push-ups, free weights, crunches.
Çoğu neoklasik, ağır ve donuk, taş veya betondan yapılmış.Most are neoclassical, heavy and opaque, made of stone or concrete.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.We had folks talking about the Flat Earth
Farkına varmanın sonuçları belki de onlara ağır geliyor... ...masken düşmek üzere.Maybe the fee's too pricey For them to realize Your disguise is slipping
Barış konuşmaları ağırca devam etti ve etti.The peace talks dragged on and on and on.
Heykelde ağırbaşlılık ve bir dinginlik vadır.And it feels very distant in that way.
Ağır geliyor insanlara.People find it difficult to say.
Daha semeri ağır olan var.There are ones whose saddle is even heavier.
Ağır başlılığın yoğun olduğu bir kültürde büyüdüm.I grew up in a culture of self-effacement.
Bu örnekte kütle, bir yaya bağlı ağır bir toptur.Here its a spring with a heavy metal ball.
Bu bölüm, topun üstlendiği sallanan ağırlık görevini görmekte.That's the seismic mass equivalent to the ball.
İşin özü, kullanmadan önce bunları kontrol etmelisiniz. Zaman zaman bu iş biraz ağır olabiliyor.Infinitely readable, it just uses standard library parts, and it works.
Yeni dalın en üstünde T57 ağır tankı bulunur.The pinnacle of the new branch is the T57 heavy tank.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim. Bu, iki fil agirligi kadardir.I emitted, in the atmosphere, nine tons of CO2; that is the weight of two elephants.
Sizin için çok ağırım ! - beni bırakın ! - hayır ! asla !Princess, you are too weak to carry me.
Bir kere ağır yaralanmak da aynı şekilde yeterli !The same can be said for seeing the divine light and getting hurt.
3,5 metre uzunlugunda, 450 kilo ağırlığındalar.They are 12 ft. long, a thousand pounds.
Eğer ta buraya kadar getirirsem olduğundan çok daha ağır ve yapması zor hale gelir.If I move it all the way out here it becomes a lot heavier and a lot harder to do that.
Aşırı yük demek kasları çok yüksek ağırlıklarla çalıştırmak demek.So what do we do?
Size tavsiyem tahmin ettiğiniğzden çok yüksek ağırlıklarla çalışmanız.I'm saying, muscle it up but go a lot heavier than you ever thought capable. I think I got like 8.
Seni ağırlamak harika.It's great to have you here
Seni ağırlamak zevkti.It's a delight to have you here
Bir oksijen molekülü, gaz halindeyken, 2 atomu vardır yani 32 gram ağırlığındadır. .One molecule of oxygen, of gaseous oxygen, has two atoms in it, so it has an atomic mass of 32.
Ve bu iki şeyi tartınca göreceksiniz ki bunların birbirlerine göre ağırlıkları 20'ye 1.And if you hefted those two things you might find that the relative scale of those is 20 to 1.
Galyumun atom ağırlığı 69.72Gallium's atomic weight is 69.72.
Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturunSelect a light resistance and sit down at the machine.
Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturun Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturunPlace your feet under the pads provided and grab the top handles.
Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturun pede dayalı olsunYour arms should be bent around 90 degrees with your triceps resting against the pads provided.
Meteor Krateri, içerdiği metal elementlerin ağırlığıyla birlikte, yeryüzüne ulaşmıştı.In Meteor Crater it was made of metal, and metal is much tougher, so it made it to the ground.
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;'I speak severely to my boy, I beat him when he sneezes;
Toulon Kuşatması'nda isyanı bastırabilmek için ağır silahları etkileyici biçimde kullanabilmişti.In the Siege of Toulon he was able to use artillery effectively to suppress a rebellion.
Bu, size burada ayrıca, ortam koşullarının ağır bastığını anlatıyor.This tells you that here also, context overrides.
Daha az haber, daha çok görüş olmalı, düşünce ağırlıklı olmalı.It should be opinion-driven; less news, more views.
İşte şimdi kaybetmenin ağırlığıyla tekrar yüzyüze geldi, ama görünüşe göre kuyu hala kuruydu.Really?
Meyve ve sebzenin ağırlıkta olduğu bir beslenme şekli bizi Allahsız, korkak liberallere çevirmez mi?Won't a diet heavy in fruit and vegetables turn us into godless, sissy, liberals?